11 Şubat 2018 Pazar

Fatih Terim’in gelişiyle değişen de "Ruh hali, psikoloji ve inanmışlık" oldu

Twitter'dan bilenleriniz vardır, Aslan News hesabı Galatasaray üzerine gayet kaliteli işler yapıyor. İnternet portalını da buna eklediler, güçlü bir içerikleri olacak. Haberler, yazılar, nostalji köşesi ya da sosyal medya üzerine iyi bir plan var, bu da beni heyecanlandırdı. Aslan News 'in güçlü bir markaya dönüştüğüne inanıyorum, bu işi de sevdiğim arkadaşlarım yapıyor. Ben de bazı dönemler soru / cevap konseptiyle katkı sağlamaya çalışacağım. Aynı zamanda o soru / cevapları buradan da paylaşacağım. 

Portalı takip etmek isteyenler için linki de bırakayım; https://www.aslannews.com/


Fatih Terim’in gelişiyle birlikte namağlup devam eden ve sadece 1 beraber alan bir Galatasaray var. Fatih Terim’in gelişiyle, takımda değişen nedir?

Tudor döneminde tükenmeye yakın bir psikoloji vardı. Sezona iyi başlanıldı ama devamı getirilemedi, özellikle de her kırılma anında kırılan bir takım. Şampiyonluk yarışında görünebilirsiniz de ne kadar inandığınızla alakalı bir konu bu. Fatih Terim’in gelişiyle değişen de “Ruh hali, psikoloji ve inanmışlık” oldu. Bu iş önce kafada başlıyor, sonrasında sahaya iniyor. Şöyle anlatayım, Fatih Hoca öncesine dönelim ve Donk’u düşünelim. Kimin kendisinden bir beklentisi vardı, mesela benim yoktu. Bugün ise rotasyonun önemli isimlerinden biri olabilir diyoruz ve bizlere bunu veriyor. Köşede kalmış, artık olmaz dediğimiz isimlerin dahi işin içine girdiğini görmemiz büyük olay. Bunu da ancak Fatih Hoca başarabilirdi diye düşünüyorum.


Galatasaray’ın kadro derinliğini şampiyonluk için yeterli buluyor musunuz? Galatasaray’ın şampiyonluk şansını nasıl görüyorsunuz?

Kadro derinliğini ‘x’ bir teknik adam olsa yeterli bulmazdım, özellikle de Badou Ndiaye’nin gidişinin ardından. Yine sezon başına döneceğiz, önemli bir değişim yaşadık. Büyük paralar harcandı, iddialı isimler takıma kazandırıldı ve şampiyonluğu olmazsa olmaz bir hedef olarak ortaya koyduk. Bizim adımıza müthiş bir transfer dönemiydi ama doğru kadro mühendisliği değildi. Bazı pozisyonların altı boş, alternatif üretemedik ki bu da Tudor döneminin en büyük sorunuydu, altından kalkamadı. İş rotasyona döndüğünde Galatasaray kulübesinin yetersizliğinden bahsettik. Oyunun seyrini değiştirmek anlamında kenara baktığımızda kimseyi göremedik. Martin Linnes, Garry Rodrigues ve özellikle Tolga Ciğerci gibi isimler aşama göstermiş olsalar da onlar dahi devamlılığı sağlayamadı.

Fatih Hoca’yla ise bu görüntü değişti. Ara transfer döneminde güç kazanmadık, aksine geri adım attığımızı düşünüyorum. Badou Ndiaye gitti, Fernando’nun uzun sakatlığı var ve bu takımın en güçlü yanlarından biri orta sahasıydı. Kadro derinliğine dönüyoruz burada, yaz dönemi doğru alternatifleri üretmek lazımdı. Fatih Hoca’nın elinde o maddi imkan olmadı ve o da mevcut olandan en iyisini almaya çalışıyor. Başka bir teknik adam olsa şampiyonluk şansımız yok derdim, Fatih Hoca’yla iş değişti. Gün itibariyle Sinan Gümüş, Yasin Öztekin, Eren Derdiyok, Selçuk İnan ve Ryan Donk gibi isimler önemli alternatiflere dönüşmüş durumdalar. Başka bir hocanın bu kadroda işi zordu, Fatih Terim ile ise daima bir şans var. Son Atiker Konyaspor maçı bu anlamda umutla doluydu, Eray İşcan / Latovlevici durumunu bir kenara koyarsak.


Ndiaye’nin gidişi ve Fernando’nun sakatlığı malumunuz. Sizce, Fernando’nun dönüşüne kadar orta alanda hangi futbolcular görev almalı ve Fatih Terim’in orta alandaki tercihinin kimlerden yana olacağını düşünüyorsunuz?

Öyle isimler ki maalesef alternatifleri yok. Badou Ndiaye bu takımın en önemli tempo unsuru ve topla dripling yapacak belki de tek ismiydi. Fernando’nun ise lider olduğunu düşünüyorum, o da orta sahanın sertlik unsuru. Bugün yerine koyabileceğimiz isimler itibariyle onların olduğu görüntüyü yakalamak zor, mecburen tarz değiştireceğiz. Oyun felsefesi değil ama oynayış stili (en azından tempoyu maç içinde belirleme noktasında) farklılıklar taşıyacak. Transfer döneminde o pozisyona hamle yapmak olmazsa olmazdı, bunu başaramadık. Bunun handikabı elbette büyük olacak ama yapacak bir şey yok, mevcuda bakmak durumundayız. Tolga Ciğerci önemli unsur, umarım sakatlanmaz. Badou Ndiaye’nin ardından tempo noktasında 2. isim olduğunu düşünüyorum, bağlantıyı kuracak isim. Badou Ndiaye’ye oranla avantajı tekniği olacak, topu daha iyi kullandığını düşünüyorum. Eksiği ise elbette temposu, Badou Ndiaye öyle ekstra bir isimdi.

Fernando’nun yokluğunda ise Selçuk İnan ve Donk adaylar. Bu anlamda ilk etapta Selçuk İnan / Tolga Ciğerci ikilisini izleriz ama bana sorarsanız doğru bir ikili değiller. Bir anda geçen sezona dönüyoruz, eleştirdiğimiz Riekerink orta sahası bu. Topun bizde kalması noktasında iş görürler, tempo ve sertlik olarak zayıf kalırlar. Osmanlıspor maçında bunun sorununu yaşadık ve bu sıkıntı da Selçuk İnan kaynaklıydı. Donk da düşünülmeli, en azından biraz daha sertlik getirebilir ve top tekniğinin kötü olduğunu düşünüyorum. Ön stoper gibi biraz daha ama hücuma da destek veriyor, Kasımpaşa’daki Donk’a dönme durumu var. Sekeni topluyor, orta sahayı süpürüyor ve Tolga Ciğerci’ye artısı olur. Selçuk İnan oynadığında Donk’un yaptığı işleri Tolga Ciğerci yapmak durumunda kalıyordu.

Belhanda’yı da es geçmeyelim, iç sahada 8 numara gibi düşünülebilir. Özellikle Fernando döndükten sonra bunu uygulayabileceğimizi düşünüyorum, Fernando / Belhanda orta sahası iç sahada iş görür. Topu hücuma taşıma ve topla dripling noktasında elde kalan tek isim Younes Belhanda. Şu sıralar eleştiriyoruz, ben de iyiye gitmediğinin farkındayım da başka alternatif yok, olan bu işte. Fas Milli Takım’ında da ağırlıklı olarak bu pozisyonda oynuyor, kendi de zaten ‘Ben 8 numarayım’ diyordu.


Ara transfer döneminin beklenilen ölçüde gelişmediği bir gerçek, son gün itibariyle yaptığımız bir sol bek hamlesi var ve o da fazlasıyla eleştirildi. Yuto Nagatomo’nun transferi için ne söylemek istersin, sence ihtiyaç dahilinde yapılan bir hamle mi oldu?

Ara transfer öncesinde güzel hayallerimiz vardı. Sol bek ve forvet hamlesiyle birlikte daha güçleniriz diye düşünüyorduk, Badou Ndiaye’nin gidişi ve Fernando’nun sakatlığı itibariyle güç kaybettik. Forvet transferi için en az sol bek kadar önemli derdim, orta sahanın durumu hepsinin önüne geçti. Dursun Özbek yönetiminin aldığı kongre kararı tüm Ocak ayını öldürdü, işin özü bu aslında. Yeni yönetim geldi, ekonomik sorunlar bir bir ortaya çıktı, devamında futbolcuların ödenmeyen paraları derken son günlere geldik işte. Badou Ndiaye transferi 1 hafta önce gerçekleşmiş olsa daha iyi bir reaksiyon gösterebilirdik, son 2 gün kala bu iş olunca da atabilecek çok fazla adım yoktu. Bazı isimler ortaya çıktı, onlara da yaklaştık ama zaman darlığından gerçekleşmedi. Sol beki dahi listenin sonlarından seçmek durumunda kaldık. Nagatomo transferini şartlar dahilinde konuşmak gerekiyor, imkan bu ve daha iyisi olmazdı. Mali sıkıntılar var, son güne kalmışsın ve kimi almayı düşünüyordun. 

Ayrıca haksızlık da ediliyor, ben Nagatomo’nun kötü bir futbolcu olduğuna inanmıyorum. Yıllardır Inter’de, ondan da fazlası İtalya Ligi’nde. Disiplin ve tempo sahibi bir bektir, takım oyuncusudur. Bir yerde ‘Sol bekimiz Latovlevici’ diye düşünmek gerekiyor, Nagatomo’nun bu tecrübeyle daha kötü olma ihtimali yok. Fatih Hoca’nın ‘Sol bekte sağ ayaklı birini kullanacağıma tecrübeli bir sol ayaklı beki orada kullanırım’ sözünün üzerinden gidildi. Doğrudur, Nagatomo da sağlak bir isim ama sağ elini yazı yazmak için kullanır. Her iki ayağını da eşit ölçüde kullanabiliyor, yıllardır da bu anlamda sol bekte ve yükseldiği pozisyon orası. Bir şekilde Inter rotasyonunun parçası bu adam, yıllardır asist/gol yapmasa bile.

Gol/asist üzerinden gidecek olursak, Asamoah’ın birçok orta saha performansına rağmen rakamları hemen hemen aynı. Kıstasın da yanlış olduğunu düşünüyorum. Neticede Türkiye Ligi ve sezonu kurtarmak üzerinden yola çıktık, Nagatomo da bu birkaç aylık süreci idare edecektir. Bir hedefi var, Dünya Kupası’nda olmak istiyor. Bunun için de oynaması lazım, yoksa Inter’de de kalabilirdi, ona ‘Git’ denilmedi.

6 yorum:

  1. terim saha kenarında acayip cool duruyor. ya tff ceza vermesin diye kendini frenliyor ya da dede olmak yaradı :)
    ama bu cool duruş eskisinden çok daha iyi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok daha sakin, ateşi daha çok Hasan Şaş yaktı :)

      Sil
  2. Fatih Terim varsa her maçtan umut da vardır. Terim in şansı şu ki iyi bir kadronun üstüne geldi. Bu kadroyu daha iyi yapan ise yine terim. Eren,Donk, Sinan bunların başlıcaları... Umarım yaz döneminde istenen transferler yapılır ve daha dominant ve avrupada başarılı bir takım oluruz. Takım avrupada olmayınca çok sıkıcı oluyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O doğru, Galatasaray'ın vizyonu Avrupa olmalı ki hoca da bunu belirtti.

      Sil
  3. Ağzınıza sağlık güzel bir söyleşi olmuş..

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir