15 Ekim 2019 Salı

Kulübü gözden çıkarmış ve futbolu da büyük bir düşüş içerisinde


Mariano'nun ayrılığı kesin gibi. Bu saatten sonra pek forma bulabileceğine de inanmıyorum. Sivasspor karşısında cezalı zaten, Şener Özbayraklı'nın orada vereceği olası iyi görüntü de bu kapıyı açar. Ocak ayında zaten Linnes'i konuşmaya başlarız, haliyle sağ bek rotasyonu oturmuş olur.

Merih Demiral, yaşayan Türkiye değil mi?


Arnavutluk maçının ardından da yazdık, Fransa maçının ardından da konuşmak gerekecek. Yarın x maç sonrası da bunları yazacağız. Türk futbol tarihinin en iyi stoper ikilisini yakaladığımızı şimdiden söylüyoruz. Arnavutluk maçının 2. yarısında bu ikiliyi nihayet bir araya getirdik, Fransa karşısında ise pekiştirmiş olduk.

Hakan Çalhanoğlu durumu da biraz Belhanda gibi, ısrarla beğenilmiyor


Eleştiri zamanında eleştirsem de iş kalite sorgulama gibi konulara geldiğinde de bu yoruma katılmam. Hakan Çalhanoğlu durumu da biraz Belhanda gibi, ısrarla beğenmeyecek bir kesim var. Yararlı bir isim olduğunu düşünüyorum, yeter ki doğru yerde kullanılsın. Özellikle de Milan günlerinin ardından "sol kanat" kullanılma sevdasında beklenen performansın uzağında kalıyor.

Fransa 1-1 Türkiye, bu takım mücadeleyi buram buram yaşıyor


2-3 gündür Fransa deplasmanında kaybetmeyeceğimizi söylüyordum. İyi bir savunma takımıyız, akan oyunda gol yemiyoruz. Şenol Güneş'in de Fransa karşısında aldığı ekstra defansif önlemlerle de kolay gol yemeyeceğimize iyice emin oldum. Fransa'da da eksikler var ve hücum planları da Griezmann / Coman ikilisinin savunma arkasına koşularına bakıyordu. 

14 Ekim 2019 Pazartesi

Hagi ismi altında ezilmemek dahi önemli bir kariyer olacak


Ianis Hagi'ye olan ilgi ve alakamız "babası" kaynaklı oldukça yüksek. Galatasaraylıların hayallerinden biri de Ianis Hagi'yi bu forma altında izlemek. Günün birinde gerçekleşir mi bilmesem de böyle bir bekleyiş hiç bitmeyecek. Ianis'in de yükselişi tüm hızıyla devam etmekte. Gelişimi adına Genk'in çok büyük bir önemi olacak.

Dün Liverpool, bugün Manchester United


Bir zamanlar Liverpool'u eleştirirdik, bugün o bayrak Manchester United'da. Kadro kalitesi olarak o kadar geriye düştüler ki "koskoca Manchester United'ın hali bu mu" diyoruz. Camia anlamında İngiltere'nin en büyüğü ve bunu yıkmak neredeyse imkansız. Bugünü konuştuğumuzda ise büyüklükten eser yok ve vasata alışmış haldeler. Büyük takım refleksi diye bir şey kalmadı. Kadro da, mevcut vizyon da bunu engelliyor.

13 Ekim 2019 Pazar

Emre Akbaba, mücadeleci ve Galatasaray aidiyeti yüksek bir futbolcu


Ben beklentimi kaybetmiş değilim. Son 1.5 yılını sakatlıklarla geçirmiş olsa da eminim ki geri dönüşü güçlü olacak. Yeter ki mümkün olan en doğru zamanda geri dönsün. Onun için de Ocak ayı işaret ediliyor. Günde 6 saat çalışarak ligin 2. yarısına yetiştirilmeye çalışıldığı yazılmış. Henüz 27 yaşında, geri dönmemesi için hiçbir sebep yok.

The Last Kingdom: Ben bu diziyi Vikings'in önüne koyuyorum


Vikings hakkında sık sık yazarım. Bir dizinin "mükemmelden kötüye" gidişatı üzerine tez konusu olabilir. Ragnar Lotbrok etrafında gelişen bu dizi, Ragnar Lotbrok'ın ölümü sonrasında can çekişiyor ama devam etmekte de ısrar ediyorlar. Ben de başladığım işi bitirmeliyim diyerek izliyorum. Neyse ki final sezonu yapacaklar. Björn Ironside'ı sevmiyorum, zorla değil.

Ocak ayında neler yapabileceğimiz üzerine konuşmak lazım


Onyekuru'yla alakalı haberlerin artarak devam edeceğini söylemiştim. Gerçekliği olduğuna da inanıyorum, hatta yaz aylarında da bu transfer için uğraşmışızdır. Şu sıralar Monaco'da pek süre bulamıyor ve bulacak gibi de görünmüyor. Onyekuru'yu parlatma amaçlı da yeniden kiralayabilmek oldukça güçlü ihtimal. Bu konuda kendimizi kanıtladık ve Onyekuru'nun da kimyası Galatasaray'la tuttu.

Jimmy Durmaz, Taylan Antalyalı ve Emre Mor'dan gollerin gelmesi güzel


Milli Takım aralarını U19 takımı ile taktik ağırlıklı hazırlık maçları yaparak geçerdik. Bu sefer ise İstanbulspor'la ciddi bir maç oynamak güzel hareketti. Derin bir kadromuz var ve mevcut isimlerin çoğu da Milli Takım'a gitmedi. Alternatifli kadroyu ısrarla kullanmalıyız, rotasyondan ödün vermemeliyiz diye düşünüyorum. Onları hazır tutmak zorundayız.

12 Ekim 2019 Cumartesi

Merih Demiral'ın hırsı, mücadelesi, aidiyeti ve tabii ki kalitesi


Milli Takım adına herkesin hayalinde Merih Demiral / Çağlar Söyüncü ikilisi var. Çağlar Söyüncü 23, Merih Demiral da 21 yaşında ki çok uzun yıllar güvendeyiz. Sadece onlar da değil, Kaan Ayhan'ı, Ozan Kabak'ı, Mert Çetin'i diye de uzuyor bu liste. Türkiye tarihinin en iyi stoper jenerasyonu yakalanmış durumda. Hepsi de Avrupa standartında, çok önemli yerlere gelen ve gelecek isimler.

The Spy: Netflix'in yakın tarih odaklı yaptığı işleri seviyorum


Netflix'in bu tarz mini ve yakın tarih odaklı yaptığı işleri seviyorum. The Spy da o kaliteli işlerin başında gelecek. Gerçek bir hikayeyi anlatıyor. İsrailli Elia Cohen'in Mossad tarafından Kemal Amin Sabit ismiyle Suriye'de casusluk yapması için yetiştirilmesi ve sonrasındaki faaliyetini izliyoruz. Yine "karakter dönüşümü" hikayesi, üstelik de sadece 6 bölüm içinde bunu başarmak.

Keşke pilot bir takımımız olsa ve onu da alt liglerde mücadele ettirebilsek


Kiralık olarak gönderdiğimiz futbolcular çok iyi durumda diyemem. Ali Yavuz Kol, Mutlu Aksu Doğan, Metehan Mertöz gibi isimler istikrarlı forma giyse de Ozornwafor ve Recep Gül gibi isimler için bu durum geçerli değil. Recep Gül'ün Westerlo formasıyla sadece 12 dakikası var, Ozornwafor ise Almeira formasıyla ise sadece 25 dakika oynamış.

Türkiye 1-0 Arnavutluk, Mehmetçiğe selam


Bozmak için iyi ama iş oynamaya geldiğinde zorlanan bir oyun yapısı. Andorra karşısında da bunu görmüştük. İş pozisyona dönerken çok zorlanıyordu, baskı çok da bir şey ifade etmezken. Kanatlardan biri forvet olsun da ceza sahasına atayım derken, diğer kanat da Hakan Çalhanoğlu olunca yaratıcılık çok kısıtlanıyor. 

11 Ekim 2019 Cuma

Haberin doğru olmadığını Nzonzi'nin kendi ağzından duymak güzel


Takımın en çok güven ismi Muslera'ysa, 2. sıraya da Nzonzi'yi yazarız. Bu sezon içerisinde istikrarla hareket eden futbolcu sayımız çok az. Muslera ve Nzonzi'nin ise istikrarları düşmüyor, takım kötü haldeyken dahi ayaktalar. Hatta takımı da onlar ayakta tutuyor diyelim. Bu isimlerin yanına yazmamız gereken futbolcular olacak.

Joker: Hayatın Arthur Fleck'i getirdiği yer


Film / dizi yazılarına bir süredir ara vermiştim. Nedenini ben de bilmiyorum, bir türlü yazamadık. İstek gelince de tekrar bu işe, kendi sınırlarım çerçevesinde eğileyim dedim. Bundan sonra bu yazılar biraz daha "bonus" tadında olacak. Blogun saat işleyişine dahil edilmemiş, biraz daha tadımlık yazılar. İyi olduğum konu bu değil maalesef, biraz daha kısa yazmak keyifli olacak.

Layvin Kurzawa & Galatasaray, sol bek profilindeki ihtiyaç da belli


Şimdiden transfer konularıyla kimseyi meşgul etmek istemem. Devam eden bir sezon var ve takımın yükselmesini bekliyoruz. Belli sorunları olsa da ligin en iyi kadrosu olduğunu düşünüyorum. Ligde başarı adına da mevcut kadronun da iş bitirmesi lazım. Yine de Ocak ayında belli başlı bir değişim olacak. Transfer konusunda önceliğin de sol bek olduğundan herkes hemfikir.

Linnes konusunu ajite edemesem de, tabloyu sonuna kadar eleştiririm


Linnes konusunda ısrarla belirttiğim 2 görüş var. İlki bu kararın hatalı olduğu, diğeri de "keşke benim de yıllık 1.4 milyon avro aldığım" dertlerim olsun düşüncem. Linnes yüksek kazanıyor, hatta Norveçli futbolcular sıralamasında ilk 3'ü zorlayabileceğini düşünüyorum. Parasında değilim tabii, yararlı futbolcu, ondan ne alacağınızı az çok biliyorsunuz.

10 Ekim 2019 Perşembe

Takım kötüyken herkes gergin, ben de başta olmak üzere


Blogda konuşulması gereken 2 konu var. İlki yorum kısmında olan biten, diğeri de yeni saat uygulamam. Yorum kısmında "eleştiri" adı altında bir "kin ve nefret" kusma sezdiğim için doğal olarak bazı yorumlar yayınlanmıyor. Küfür ve hakaret etmiyorum diye her yorum yayınlanacak değil. Özellikle de Fatih Terim söz konusu olduğunda. Bu örneği de son dönemde en çok onu konuştuğumuz için yazıyorum.

Babel'in takım adına öz eleştirisi hoşuma gitti


Babel'in performansını eleştirsem de son açıklaması hoşuma gitti. Gördüğüm en iyi öz eleştiri dahi diyebilirim. Kendi performansına pek değinmese de, takımın sorunlarına ve durumuna yönelik doğru şeyler söylemiş. Bazı futbolcular itibarıyla oyun yapımız değişmek zorunda ki biz o oyunu henüz bulamadık. Oysa uyum sorununu çoktan aşmamız gerekiyordu, iş işten geçmeden.

3-5-2'de çok daha dengeli yerleşmiştik


Gençlerbirliği maçını geride bırakmak gerekse de o maçtan çıkarılacak birçok ders var. Elbette ki PSG maçının ardından böyle bir mücadele beklenmiyordu. Milli Takım arasına giriliyor diye de rotasyondan uzak duruldu. Oysa bu maç rotasyon kaçınılmazdı. Fatih Hoca da maç sonunda yanlış yaptım derken bunu söylüyordu.

9 Ekim 2019 Çarşamba

Acı istatistikleri de paylaşalım


Acı istatistikleri de paylaşalım. Geçen gün yazdığım gibi, eğer Muslera faktörü olmasa şu an ligin dibine demir atmıştık. Muslera ve savunma tarafındaki yükseliş sonrasında ayakta kalabiliyoruz. Son maçlarda gol atamadığımız gibi gol de yemiyoruz. İş hücumda bitiyor ki şu ana kadar varlık gösterdik diyemem. Bunun da nedenlerini uzun uzun konuştuk.

Sol bekte yaşanan sorunun, Süleyman Luş için fırsat olması gerekiyor


Mariano ve Nagatomo gibi beklerin elle tutulur tarafı kalmadı. Mariano'nun performansı kaynaklı da Linnes'in Ocak ayında döneceği söyleniyor. Mariano da sözleşmesinde son 6 aya girerken bedelsiz olarak ülkesine dönmesine izin verilecek. Bu konuda yanlış yapıldığı yaz döneminde de yazılıyordu. Mariano'nun elle tutulur tarafı pek kalmadı.

Eleştirdiğimiz özellikleri de iyi durumda olsa Galatasaray'ın tutabileceği bir kaleci mi?


Futbolcu açısından iyi olsa da takımın durumu anlamında düşündürücü bir istatistik. Geçen maçların Galatasaray adına en istikrarlı ismi Muslera. Denklemden Muslera'yı çıkarmış olsak, şu an ligin dibine demir atmış bile olabilirdik. Hücum istatistiklerinde ligin en kötü takımlarından biriyiz. Ama savunma tarafında, özellikle de Muslera kaynaklı öyle bir fark yarattık ki yarışın içinde kalabiliyoruz.

8 Ekim 2019 Salı

Şenol Güneş'ten Suat Serdar konusunda özür dilemem gerekecek


Bir ön yargım vardı ki bu kırıldı. Haliyle de özür dileyerek başlıyorum. Şenol Güneş'in Milli Takım seçme durumu olan gurbetçilere karşı çok da ilgili olmadığını ve eline verilecek kadroyu oynatacağını düşündüğümü yazmıştım. O ise Suat Serdar ve ailesiyle çok daha öncesinde görüşmüş, üstelik Almanya'ya onu izlemeye giderek. Şenol Güneş'ten bu anlamda özür dilerim.

Henry Onyekuru & Galatasaray, bu gündem kapanmaz


Son haftalarda kadroya girememesi üzerine, Ocak ayında Galatasaray'a geri dönebileceği haberleri konuşuluyor. 13.5 milyon avro'luk bonservis karşılığı Monaco'ya gittiğinde de içim yanmıştı. O an için böyle bir bonservis vermemiz imkansız olsa da normal şartlarda imkansız bir bonservis değildi. Denayer'in Lyon'a gidişi gibi. Hep doğru scout adımları ama kısa vadeli hareket edebiliyorsunuz. Sonrasında da futbolcuların aidiyeti bile bu işi gerçek kılmıyor.

7 Ekim 2019 Pazartesi

Kadroda hız unsuruyla öne çıkarabileceğimiz tek isim Emre Mor


Galatasaray'da hızlı oyuncu eksikliği büyük bir sorun. Geçtiğimiz sezonlarda ana planda Garry Rodrigues ve Onyekuru gibi isimler vardı. Bu sezon ise böyle bir futbolcumuz yok. Fatih Hoca her ne kadar "iyi bir oyun planımız" var dese de, transferde böyle bir futbolcu tercih etmemesi aslında o planın çok da güçlü olmadığına işaretti.

Mesajın Feghouli'ye değil de Belhanda'ya olduğunu düşünüyorum


Fatih Hoca'nın açıklamalarının ardından bazı isimler kızağa çekilecek gibi. Futbolculara mesajı netti ki bu konuda kendisini eleştirmiştim. Tercihi yapan o çünkü, futbolcuların ne durumda olduğunu da en iyi o biliyor. 11'i gördüğümüzde hemen hemen hepimiz olmayacağını öngördük, bunu hoca da görmeliydi.

Falcao transferinin ardından öz güven gelmiş gibi ve Aysalcılık mı oynanıyor?


Fatih Hoca'yı saha içi tarafında eleştiriyorum. Bu öz eleştiriyi kendi de yaptı gerçi. Bir şeyler değişmek zorunda ki o da bunun farkında. Gençlerbirliği maçı sonrası yaptığı bazı açıklamaları ben de eleştirdim ama bir konuda haklıydı. Galatasaray'ın hakkını korumak uğruna yeterince konuştu ve ceza aldı, biraz da ceza almayanlar konuşmalıydı.

6 Ekim 2019 Pazar

Son 2 sezonda konuştuğumuz en önemli konu rotasyon değil miydi?


Son 2 sezonda konuştuğumuz en önemli konu "rotasyon" değil miydi? Dar kadrolarla oynadık, özellikle de geçen sezon. Birçok pozisyonda alternatifimiz yoktu, cezalar ve sakatlıklar yaşadık derken maç kadrosunu toparlamakta zorlanıyorduk. Bu yüzden de yaz döneminde olabildiğince alternatifli bir kadro kurduk. Öyle ki an geldiğinde Seri / Andone gibi isimlere tribüne gönderme lüksünü kendinde bulabiliyorsun.

Taylan Antalyalı neden transfer edildi?


Şimdi "ben demiştim" diye ortaya çıkanlar olacak ve mutlaka bana sallayacak. Oysa o isimlerin benim anlattığım durumu "anlamak istedikleri gibi" anladıklarını düşündüğüm için açıklama yapma gereği duyuyorum. Selçuk İnan'ın takımda kalması halinde son 15 - 20 dakikalar adına tercih olabileceğini söylemiştim ve böyle derin bir kadro kurulacağını bilmiyordum. O gün itibarıyla ortada pek hamle yoktu, sonrasında derinliğe şahit olduk.

Fatih Hoca bazı açıklamalarında haklı olsa da sahada futbol olmayınca altı boş kalıyor


Son 2 sezonda oynanan futbol eleştirilir ama geçen sezon dahi onca sakatlığa ve eksiğe rağmen daha çok üretiyordu. Bu sezon ise kadro anlamında eleştiri kabul etmemesi gereken bir ekip var. Son yılların en alternatifli kadrosu ki orta saha ve hücum tarafındaki futbolcuların kalitesiyle de çok daha fazlasını beklemek herkesin hakkı. Oysa ortaya çıkan görüntü, özellikle hücum tarafında koca bir sıfır.

5 Ekim 2019 Cumartesi

Gençlerbirliği 0-0 Galatasaray, PSG maçında izlediğimiz koca bir rüya


PSG maçı sonrası da korku buydu. PSG maçının genele yansımaması ve orada kalması. 3 gün sonra özümüze döndük ve hiçbir şey olmamış gibi devam ettik. Kronik sorun haline gelen 4-3-3, rotasyondan bir haber, olabildiğince ağır ve temposuz Galatasaray. Fatih Hoca "maç seçiyor" demek istemiyorum ama görüntü bu gibi, hem de geçen sezondan beri.

Yeni bir sistemin denenmesi ve takımın gösterdiği reaksiyon


PSG karşısında uzun bir aranın ardında futbol anlamında umutlandık. İyi mi kötü mü oynadık konusunda ayrışmalar olsa da bizler gelecek tarafındayız. Zübeyde Özcan'la (@zubeydeozcann) da hem PSG maçını, hem de bu maçın geleceğe olası yansımasını konuştuk. 
 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir