6 Nisan 2020 Pazartesi

Gerçekler ise yarını ne denli görebileceğimiz ile alakalı


Kolombiya ve Arap basını, Falcao'nun satışına kafayı taktı gibi. Yakında Çin de bu halkaya eklenir. Sürekli bir "tekliften" bahsedilse de hala hareket göremiyoruz. Şu an Çin haricinde kimsenin de rahat hareket edebileceğine inanmıyorum. Futbola ne zaman döneceğimizi dahi bilmiyoruz. Çin dışında da önünü görebilen hiçbir Dünya ülkesi olduğuna inanmıyorum. Haliyle de bu transferleri konuşmak için erken. 

Sasa Iliç'i kim sattı?


Sasa Iliç'in neden ve nasıl satıldığının cevabını bugün dahi bulabilmiş değilim. Adnan Polat oyunu diyen de var, menajerinin oyunu diyen de. Sasa Iliç üzerinden bir "10 numara" düşüncesi olsa da öyle değildi. Transfer edilirken ki düşünce öyle olmuş olsa da, Sasa Iliç'in oynadığı oyun bambaşkaydı. Gittiği sezon da Lincoln'ün transfer edildiğini düşününce "Adnan Polat oyunu mu" sorusu aklıma ister istemez geliyor. Necati Ateş'den alınan 10 numarayı da düşünerek.

5 Nisan 2020 Pazar

O kırılma noktaları da bu kadar uzun bir Galatasaray kariyeri olmasını sağladı


Aydın Yılmaz'ın Fatih Hoca'yla alakalı anısını okuyunca kayıtsız kalmak istemedim. Blog'da da çok tartıştığımız, çoğumuzun beğenmediği ve eleştirisini alan bir futbolcuydu. Yine de öyle anlarda sahne aldı ki Galatasaray adına iyi anlamda oluşturduğu birçok kırılma noktası var. O kırılma noktaları da bu kadar uzun bir Galatasaray kariyeri olmasını sağladı. İlk piyasaya çıktığı dönemde ciddi potansiyel, sonrasında yaşadığı uzun sakatlıklar, Fatih Hoca'nın onu geri kazanması ve Fatih Hoca sonrasındaki yok oluşu.

O dönem iyi bir alternatif, ilerleyen yıllarda ise çok daha iyisi olabilirdi


Feldkamp'a saygım büyük. Yıllar sonra teknik direktörlüğe döndüğünde bile farkını ortaya koymuştu. Ekonomik anlamda kemerleri sıkmak isteyen ve Lincoln'ün etrafında daha genç bir takım kurmak isteyen Galatasaray'da büyük iş çıkardı. Hem o genç kadroyu kurdu, hem de ısrarcı oldu. Sezonun geneline bakın, istikrarlı şekilde katkı alabildiği tek yabancı Nonda. Bazı maçlara 11 yerliyle dahi çıktık. Transferleri içinde de isminin kimsenin bilmediği, sürpriz futbolcular vardı.

Cevabı biliyordum tabii, elbette Ayhan Akman fark yapacaktı


2010 / 2011 sezonu Galatasaray'ın en kötü dönemlerinden biri. O kötü dönem de "bam" diye nitelendirilen Barış Özbek / Ayhan Akman / Mustafa Sarp orta saha üçlüsü üzerinden yorumlanır. Elle tutulur çok fazla tarafımız yoktu, kötü isimleri konuşurken neredeyse tüm takımı konuşmak gerekir. Yine de bu işin ihalesi o orta sahaya bırakılmış gibiydi. Daha doğrusu o sezonun simgesi oldular diyelim.

4 Nisan 2020 Cumartesi

Samsunspor deplasmanı, 2011 / 2012 sezonunun imza maçlarından biridir


Şampiyonluğun habercisi "geri dönüşlerdir". Özellikle de 2-0 geriye düştükten sonra ki dönüşler. Galatasaray'ın da çoğu şampiyonluğunda bu tarz maçlar bulabilirsiniz. Özellikle de Fatih Terim'li günlerde. Şampiyonluğun kokusunu aldığımız an bir şekilde kenetleniyor ve geri dönüyoruz. 2011 / 2012 sezonunda da Samsunspor deplasmanındaki geri dönüş belki de atılan ilk büyük adımdı. İlk yarısını 2-0 geride kapattığımız maçta, 2. yarıda 4 gol birden bulmayı başarmıştık.

Bal yapmayan arı yorumu, atamadığı goller üzerine geliyordu


Giovani Dos Santos'u Tottenham'dan kiraladığımızda 21 yaşındaydı. Dönemin iddialı genç yeteneklerinden biri desek yanlış olmaz. Rijkaard, Barcelona'da çalıştığı dönemde onu çok daha küçük yaşlarda hazırlamaya başlamıştı. Messi'nin ardından 2. kazanım olacak diye görüyordu herkes. Rijkaard sonrası ise Barcelona'da gözden düştü ve Tottenham'a gitti. Tottenham'da da bir türlü tutunamadı, önce Ipswich, sonra da Galatasaray'a kiralandı. Tüm bunlar yaşandığında ise 21. yaşına henüz girmişti.

Adil Demirbağ & Galatasaray, istikrarıyla da oldukça öne çıkıyor


Transfer konusunda ağırlıklı olarak genç yerliler gündeme geliyor. Ağırlıklı olarak da 1. Lig'deki bazı isimleri konuşuyoruz. Son dönemde 1.Lig önemli bir kaynak. Süper Lig'i görmeden Avrupa yapan futbolcular oldu. Adil Demirbağ, şu an için o potansiyelde olmasa da, Galatasaray açısından bakınca iyi bir alternatif olabilir. 22 yaşında ve Adana Demirspor'un önemli kozlarından biri. İstikrarıyla da oldukça öne çıkıyor.

3 Nisan 2020 Cuma

Mbwana Samatta & Galatasaray, bu trenin geçen yaz dönemi kaçtığına inanıyorum


Bu trenin geçen yaz dönemi kaçtığına inanıyorum. Hatırlarsınız, Falcao öncesi ciddi şekilde ilgilenilen bir futbolcuydu. Hatta transferi için de Luyindama'da olduğu gibi kira + zorunlu opsiyon gibi düşünceler vardı. Genk'in de bu teklife sıcak bakabileceği söylenenler arasındaydı. Luyindama da transfer edildiği dönem Samatta gibi zor bir transfer olsa da toplam bedeli 8 milyon avro'ya geldiğinden kabul görmüştü. Samatta için de 9 - 10 milyon avro bandında bir rakam konuşuluyordu.

Yerine gelen isimler ise Pino ve Serdar Özkan'dı


Galatasaraylıların yüreğindeki en büyük yaralardan biri. "Görsel kalite" deriz ya, saha içinde yaptıkları ile bizleri mest eden, daha doğrusu şaşırtan futbolcular için. Keita da bahsettiğimiz bu kalitenin en büyük öncülerindendi. Böyle bir kreatif futbolcuyu da sonrasında izleyemedik. Sahada yaptıklarıyla sizi şaşırtabilecek, şapkadan tavşan çıkaracak, bir anda sahne alacak ve sizi sürükleyecek futbolculardan biriydi.

Futbol kariyerinde ise Galatasaraylılar için iyi hatırlanması bile onun adına artı


Frikikten attığımız son golü Maicon atmış. Bugün de o konuda sorun var, kaleyi dahi zor görür durumdayız. Maicon öncesi ise Selçuk İnan'a gidecek gibiyiz. Döneminde onun da ayarını Sneijder, Drogba gibi isimler bozmuştu. Bir ara topun başına geçecek 3-4 isim bulabiliyorduk. Bu konuda Selçuk İnan öncesi de kayıp. Hem de uzun yıllar. Sanırım Cesar Prates'e kadar da ineceğiz. Selçuk İnan öncesi gördüğüm son "garanti" frikikçimiz oydu.

2 Nisan 2020 Perşembe

Arda Turan'ın Galatasaray'daki pek de konuşmadığımız gol / asist rakamları


Sizi bilmem de şu listede dikkatimi çeken futbolcu Arda Turan oldu. Galatasaray formasıyla çıktığı 191 maçta 44 gol 76 asist yapmış. Bu rakamlara da Türkiye ve Avrupa Kupası maçları dahil. O dönem çok sayıda Avrupa Ligi maçları oynanıyordu. Grup seviyesinde de Arda Turan'ın ön plana çıktığı birçok maç var. Yine de şu rakamları hangi ara yaptığını bilmiyorum. Kaşla göz arasında bir yükseliş oldu diyebilirim. Özellikle de 44 gole bir an inanamadım.

Çoğu genç arkadaşım Telles dese de, benim cevabım Riera olur


Karantina günlerinde "en iyi şu kadro, bu kadro" üzerinden paylaşımlar yapılıyor. Galatasaray adına en iyi 11'ler yapılıyorken de "sol bek" yazmanın en zor nokta olduğunu düşünüyorum. Benim izlediğim en iyi sol bek Hakan Ünsal'dı mesela. Hatta ülke sınırları içinde izlediğim en iyi sol bek diyeyim. Söz konusu Galatasaray olunca da onun üzerine bir isim yazmak zor. Ergün Penbe deriz, oysa en iyi olduğu pozisyon değildir. Hakan Balta ise istikrarıyla yazılır ama seviye olarak Hakan Ünsal'ın gerisinde kalır. Hatta stoper özelliği, sol bek özelliğinin de önünde.

Anıl Başaran & Galatasaray, özellikle de yerli üzerinden gençleşmek gerekiyor


Hele ki şu dönemde gençleşmek ve maliyetleri düşürmek önemli. Bunu da özellikle "yerli" üzerinden gerçekleştirmek gerekiyor. Yabancı sınırının yarın ne derece katılaşacağı bilinmez. Tek bildiğimiz katılaşacak olması. Genç yerlilere ihtiyaç olacak. Geçen yıllara bakınca o konuda çok da aktif değildik. U19 takımı adına birçok genci takıma katsak da, direkt A takım için çok fazla hamle yapamadık. 

1 Nisan 2020 Çarşamba

Blog bir oyalanma aracı, şu dönemde eskiyi hatırlamak kafaları biraz olsun dağıtıyor


Güncel futbol konuşacağımız zamanlardan uzaklaştığımız için rotayı nostaljiye kırdım. Ağırlıklı olarak da 2000'ler üzerinden gidiyorum ama yazacağım nostalji yazılarının temelinde "kendi izlediğim dönem" var. Konu oldukça yine güncele yönelik bir şeyler yazmaya çalışıyorum, transfer gibi konuları da konuşuyoruz. Önümüzü göremediğimiz için bu konulara ne kadar değiniyor olsak da bir amaç yokmuş gibi geliyor. 

Galatasaray'ın o dönem ki seviyesine bakar mısınız?


Yine 2001 - 2002 sezonu ve muhteşem bir fotoğraf. Ali Sami Yen'de oynadığımız ve 1-1 biten Roma maçında üzüldüğüm kadar çok az maçta üzülmüştüm. Şampiyonlar Ligi 2. tur gruplarında Roma, Liverpool ve Barcelona gibi takımlarla oynuyorduk. Kendi sahanda Roma gibi bir takımla oynarken de mutlak favoriydin. Grupta hesap yaparken "3 puan" yazdığın maçlardan biri. Galatasaray'ın o dönem ki seviyesine bakar mısınız? 

Fiyat / fayda noktasında o kadar iyi futbolcular vardı ki


Falcao'dan kaynaklı Kolombiya'yı sık sık anıyoruz. Kolombiya tarihinin en büyük futbolcularından biri çünkü. Geçmişte de Mondragon kaynaklı anardık. Onun da uzun yılları ve müthiş bir istikrarı vardı. Arada bir de Juan Pablo Pino var. Onu daha çok hayal kırıklıkları tarafında konuşuyoruz. Tabii bu durum da kişiye göre değişir. Ben ise Gustavo Victoria Mendez'i konuşmak isterim. Galatasaray tarihinin en isimsiz yabancılarından biri olsa da fiyat / maliyet ve gelecek noktasında değerli görüyordum.

31 Mart 2020 Salı

Tarihin en büyük ayıplarından birini Lincoln'e etmiş olabilir miyiz?


Lincoln'den keyif almayanımız yoktur, onu izlemek çok büyük bir zevkti. Galatasaray'da sadece 2 sezon izlemiş olmak ise bizim kaybımız. Onun için genel algı "hayal kırıklığı" yarattığı üzerinedir ama özellikle 2008-2009 sezonu rakamlarına ve Avrupa gidişatına baktığımızda ortaya koyduğu rakamlar öyle böyle değil. Skibbe'nin gitmemiş, Meira'nın da satılmamış olsaydı bir Uefa şampiyonluğu daha mümkündü. Bunu da son derece inanarak yazıyorum.

Kewell'ı sevmeyelim de taşa mı dönelim söylemi bu yüzden


Adnan Polat dönemini başarısız bulduğum kadar inanın hiçbir dönemi başarısız bulmam. Buna Dursun Özbek dönemini dahi dahil edebilirim. Kağıt üzerinde bakınca "vizyonlu" adımlar atıldı gibi görünse de, o altı doldurulamayan hareketlerin acı faturası büyük oldu. Skibbe döneminde kurulan kadrodan tutun, Rijkaard'ın eline verilen kadrolara kadar. Skibbe döneminde ön tarafta Arda, Kewell, Lincoln ve Baros gibi isimleri sayıyorsunuz ama Nonda dışı yedek yok. Orta saha ve savunma kısmına girmiyorum bile.

Yine de rakam fazla ve günümüz şartları adına herkesi zorlar


Şu ortamda kimse önünü göremiyor. Büyük ekonomik kayıplar olduğu için en azından kısa vadede eskiden olduğu gibi çılgın harcamalar görmek imkansız. Avrupa'nın en büyükleri dahi tasarruf tedbirlerine gidiyor. Onların da geçen yıllarda olduğu gibi çılgın hareketleri kısa vadede çok zor. İşin bizim gibi takımlara yansıması ise çok daha kötü sonuçlara yol açabilir. Haliyle de transferde mümkün olduğunca kemerleri sıkmak ve harcamaları aşağı çekmek lazım. 

30 Mart 2020 Pazartesi

Temur Altunhan röportajı; Olabileceğimin beşte biri bile olamadım



Karantina günlerinde birçok konu üzerine yapılan nostaljileri keyifle okuyorum. Buna FM / CM serileri de dahi. Konu bu olunca da doğal olarak Temur Altunhan ismi yeniden hatırlandı. Sportif Cümleler'in 1. yılında da röportaj dizimiz vardı. Temur Altunhan'la da keyifli bir röportaj yapmıştık ve yıllar içinde bu röportaj etkileşim almaya devam etmişti. Madem tekrar hatırlar olduk, bu röportajı yeniden paylaşmak isterim. Röportajın tarihi de 11.03.2010..

Hagi'yle olmadı, Fatih Terim'le olabilirdi


Sadece ben değil, herkes nostaljiye kafa yorar oldu. Şu ortamda güncel futbol konuşmak imkansız. Ben de ağırlığı nostaljiye vermekte devam ediyorum. Nostalji deyince de "Misimovic" ismi çok sık anılır oldu. Herkesin içinde yara çünkü. Fazlasıyla iddialı bir transferdi ve beklentiler yüksekti. Bundesliga'nın en iyi 10 numaralarından birini almıştık. Wolfsburg'dan Schalke 04'e gitmek istiyordu. Wolfsburg sırf rakibini güçlendirmemek adına Misimovic'i bize satmıştı. 8.5 milyon avro gibi bir bonservis vermiştik ki böyle bir kalite için doğal rakam.

Lorik Cana'yı ister istemez Muslera transferi üzerinden okuyoruz


Lorik Cana'yı ister istemez Muslera transferi üzerinden okuyoruz. Transferin Lazio ayağını Cana sayesinde çözmüştük. Maliyetli bir transfer. Bonservisi yüzde 50-50'ydi ve Uruguay'ın Wanderers Montevideo kulübüne de 6 milyon 750 bin avro ödemiştik. Lorik Cana da hemen hemen bu rakama gitti diye düşünülmeli. Galatasaray'ın Muslera, Lazio'nun da Cana'ya olan ilgisi böyle bir transferin şartlarını oluşturdu ve tarihin en büyük işlerinden birine imza attık.

29 Mart 2020 Pazar

Yeni Hagi arayışlarının ilk ve belki de en güçlü ayağı


Galatasaray tarihinin en olmamış hikayelerinden biri. "Olmasaydı sonumuz böyle" denir ya, Felipe ile bu cümlenin altını doldurmak mümkün. "Yeni Hagi" arayışlarının ilk ve belki de en güçlü ayağı. Hagi'nin futbolu bırakmasıyla rafa kalkan "10" numara, Felipe'nin transferiyle birlikte raftan inmişti. Beklenti de doğal olarak olabildiğince büyüktü. 2002 / 2003 sezonuna girerken sayısını tam olarak veremeyeceğim kadar transfer yapan ve neredeyse 0'dan başlayan Galatasaray'ın saha içindeki aklı olmasını bekliyorduk.

Negatif nostalji #2; Erman Kılıç, Musa Çağıran, Yalçın Ayhan, Hakan Yakın


Hemen hemen herkes benimle aynı fikirdedir. Erman Kılıç'a ayıp ettik diye düşünüyorum. Profesyonel dünya tabii, ne paralar kazanıyor diyebilirsiniz. Yine de ona karşı ufak da olsa mahcup hissederim. 2013 / 2014 sezonu başında bonservisi elinde şekilde Galatasaray'a transfer olmuştu. Anadolu'nun istikrarlı yerlilerinden biriydi. Bugün Adem Büyük ne ise, o gün de Erman Kılıç aynı ayardaydı. Her 2 kanat adına iyi bir yerli alternatif, hatta kamp döneminde her 2 bekte dahi denendi. 

Courtois, Andone'ye ne güzellik yapsa yeri değil mi?


Kendi sahamızda Real Madrid'le oynadıktan sonra, Beşiktaş deplasmanına gidecektik. O dönem 2 takım da çok kötü durumdaydı. Önce Zidane, sonra Abdullah Avcı'yı uğurlarız modunda geziyordum ben de. O kadar kötü bir hafta oldu ki, her 2 takımın dirilişini izledik. Real Madrid bizi yendi ve Zidane koltuğu sağlama aldı. Sonrasında da yükseliş başladı. Beşiktaş ise bizi yendikten sonra galibiyet serisi elde ederek yukarıya tırmandı. Tabii sonrasında çok daha kötü bir dönem sonrası beklenen veda gerçekleşti. Galatasaray'a karşı kazanmaları sadece zaten olacak olanı erteledi.

28 Mart 2020 Cumartesi

Braveheart ne ise, Spartacus ondan aşağı kalır bir noktada değil


Dizi / film konularında yazma ağırlığımı biraz daha Twitter'a kaydırdığım için buraya yazamaz oldum. Zaten iyi ve iddialı olduğum bir alan da değil. Ben sadece beğeni ve eleştirimi dile getirebilirim. Bunu da son derece sade bir şekilde yazmaya çalışıyorum. Twitter'da biraz daha kısa şekilde yazabilme olanağı olunca da etkisi oluyor. Buradan da zaman zaman yazarım tabii. Şu an da o zamanlardan biri. Spartacus'u bu kadar kısa geçemeyiz.

Alpaslan Öztürk & Galatasaray, Ocak ayında konuştuğumuz transferlerden biri daha


Ocak ayında konuştuğumuz transferlerden biri daha. Yana yakıla stoper aradığımız o günlerde ismi gündeme gelmiş ama hamle yapılmamıştı. Elimizde bonservis girdisi yoktu, bu tarz bir transfer o gün için zordu. Önce yabancı kiralık stoper arıyorduk, sonrasında yerliye döndü iş ve gün sonunda kimseyi alamadık. O gün için bu durumu büyük bir sorun olarak görsem de, Donk'un istikrarıyla en azından sezon sonuna kadar günü kurtarıyorduk.

Bruma & Galatasaray, PSV'deki durumu Ocak ayında da tartışılıyordu


Bruma'nın PSV'deki durumu Ocak ayında da tartışılıyordu. Takımdan gönderileceği yönünde resmi açıklamalar yapılmıştı. O gün de Galatasaray'a dönebilir mi diye düşünmüştüm. Fatih Hoca'nın belki de en ciddi yatırımlarından biriydi ama birlikte çok kısa bir süre çalışabildiler. Daha uzun çalışabilmiş olsalar eminim ki Bruma'nın gelişimi de çok daha erken başlardı. O gün için kötü bir yatırım olmasa da sonrasında yaşananlar işleri istenilen düzeye getirmedi.

27 Mart 2020 Cuma

Sezon başındaki Karpaty faciası da felaketin ilk habercisi olmuştu


Galatasaray tarihi söz konusu olduğunda, 2010 / 2011 sezonu için en kötü sezonlardan biri deriz. Ligi 8. bitirdik, Rijkaard ve Hagi gibi de teknik direktörleri öğütmüştük. Gerçi sezonun ne kadar kötü geçeceği de sezon başında kurulan kadrodan belli değil miydi. Buram buram "başarısızlık" kokan o sezonda yaşananların sürpriz olmadığını düşünüyorum. Sezon başındaki Karpaty faciası da felaketin ilk habercisi olmuştu.

Serdar Gürler & Galatasaray, Fatih Hoca'nın Anadolu'da tuttuğu bazı yerliler vardı


Serdar Gürler'in Göztepe dönemini beğenenlerdenim. 2 yıldır kiralık olarak forma giydiği Göztepe'de istatistiği 42 maçta 9 gol 8 asist. Bu sezon ise 22 maçta 6 gol 6 asisti bulunuyor. Osmanlıspor günlerinde de tutulan bir futbolcuydu. Hatta o dönem Milli Takım'a kadar yükselmişti. Fatih Hoca'nın Anadolu'da tuttuğu bazı yerliler vardı, Serdar Gürler de onlardan biri. Fatih Hoca'nın 4. döneminin ilk başladığı günlerde de adı Galatasaray'la anılmıştı. O gün de bir kanat ihtiyacı vardı.

Terem Moffi & Galatasaray, Litvanya Ligi'ni de takip edebiliyor noktasına gelmeliyiz


Andone'nin ya da Diagne'nin takımda tutulacağını düşünmüyorum. Her ikisiyle de yollar ayrılacaktır. O vakit elde Falcao / Adem Büyük ikilisi dışında forvet alternatifi kalmıyor. İkisinin de belli bir yaş haddi var. O pozisyonu genç bir alternatifle güçlendirme gereği duyulacaktır. Hatta birçok pozisyon için gençleşmek, geleceğe dönük hamleler yapmak önemli. Kaynak elde edildikçe geri dönüşü bu tarz transferlerle gerçekleşmeli.

26 Mart 2020 Perşembe

Transferde hem gençleşme, hem de yerli futbolcuya yatırım


Daha öncesinde de paylaşmış olduğum bir fotoğraf. 99 / 2000 sezonu öncesinde hem gençleşme, hem de yerli ağırlığını biraz daha güçlendirmek adına girişilen bir transfer harekatı. O dönem İstanbulspor ve Adanaspor, Uzan Grubuna aitti. Cem Uzan da Galatasaraylılığıyla bilinir. Hatırlıyorum, bu transfer harekatı konuşulmaya başlandığında "Avrupa'da mücadele edecek ve hedefleri olan Galatasaray'a her türlü kolaylığı sağlarız" demişti. İstanbulspor'dan gelen isimler için ne kadar verildi bilmiyorum da, Adanaspor'lu Emrah Eren için ciddi bir bonservis bedeli ödenmişti.

Tromso maçının sonunda "Ajax da elenmiş" diye kendimi teselli ediyordum


Ostersunds'a elendiğimiz gün "2. Tromso" faciası diyorduk. Avrupa Ligi'ndeki gidişatları sonrası ise aslında bir facia yaşanmadığı ortaya çıkmıştı. Yine de Galatasaray'ın elemesi gereken bir rakipti, o ayrı konu. Rakibi hafife aldık, güçlü bir düzen takımıydı. O düzenin içinden de yıllar içinde (teknik direktörleri de dahil olmak üzere) birçok isim çıktı. Sadece Galatasaray'ın değil, birçok takımın canını yaktılar.

Negatif nostalji #1; Ahmed Barusso, Jersson Gonzalez, Ismael Bouzid, Carrusca


Geçenlerde "bu da mı x takım forması giymişti" üzerinden bir etkileşim vardı. Ben de bunu Galatasaray'a uyarlayayım dedim. Tabii izlediğimiz dönem adına gözlerimizden kimse kaçmıyor. Bu yüzden de konu evrildi, biraz daha hayal kırıklıkları ve ayıp ettiğimiz futbolcuları konuşur olduk. Yeni bir seri yapalım, her seride de 4-5 futbolcuyu hatırlayarak nostalji konuşmaya devam edelim. Twitter ve yorum bölümünde bu konudaki paylaşımlarınızı bekliyorum.

SoruYorum #3; Feghouli ve Belhanda'yı elden çıkarmak bizi bir tık ileri taşır mı?


SoruYorum 3. kısma geldik. Her geçen zaman soru adeti de artıyor. Bir yazı içinde en fazla 3-4 soru cevaplayabiliyorum. Sorular arttı, bu yüzden bazı soruları bir sonraki sefere bırakabilirim. Bu konuda şimdiden özür dilerim. Yine Lemina'dan girip, transferden çıkalım. Genellikle sorular gelecek sezona yönelik. Şu günden geleceği görmek gerçekten zor. Öyle bir hal var ki, yarın ne olacağını kimse kestiremez halde. İçinde bulunduğumuz süreç bir an önce biter de, biz de güncel futbolu konuşmaya başlayabiliriz.

25 Mart 2020 Çarşamba

Tarihin en başarısız futbolcu satışı hikayelerinden biri diyebilir miyiz?


Bugün transfer edilmiş olsa eminim ki daha çok ses getirirdi. Şöyle düşünün, Falcao'yu Porto'dan transfer eden Atletico Madrid değil de bizdik. O dönem için ayarı bu. Jardel'in Porto'da gol rekorları kırdı, Şampiyonlar Ligi'nde yürüdüğü günler. Bizde de yürüdü gerçi. Süper Kupa'yı kazandıran ve Şampiyonlar Ligi'nde attığı goller. Ligin ilk yarısında forma giydiği 15 maçta 18 gol. Ligin 2. yarısında yaşadığı sakatlıklar ve sorunlar olmasa tarihin en rahat gol krallarından biri de olurmuş. 

Ritüel #9; Zübeyde Özcan


Ritüel serisinde 9. bölüme geldik. Konsept kuşaktan kuşağa olacak, bu yüzden genç arkadaşlarımı da ağırlayacağım. Genç kesimde de kalemini, futbol aklını beğendiğim birçok isim var. Zübeyde Özcan (@zubeydeozcann) da blog konusunda sık sık konuk aldığım, değerli görüşlerini bizlerden esirgemeyen arkadaşlarımdan. Onunla biraz daha yakın nostalji yaptık diyelim. Bu yaş grubunda birçok takipçimiz var, onlar adına da keyifli olacak.
 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir