25 Aralık 2018 Salı

Her Fenerbahçe galibiyeti güzel olsa da rehavete kapılmamak gerek


Basketbolda gelen Fenerbahçe galibiyetinin getirdiği büyük bir öz güven ve mutluluk var. Bu noktada taraftarın oluşturduğu sinerjinin de en az teknik ekip ve oyuncular kadar önemi olduğunu düşünüyorum. Hem maçı, hem de genel durumu konuşmak için de sevgili Mehmet Beygirci'ye sorduk, sağ olsun bizleri kırmadı.

Ligde oynadığımız son 5 maçta 5 galibiyet geldi. Son galibiyetin Fenerbahçe karşısında olması da ayrı bir öz güven getirdi diyebiliriz. Tabloya genel olarak baktığında ne düşünüyorsun ve bu galibiyetin ilerisi adına artıları neler olacak?

Mehmet Beygirci: Bu seriden önce sezona ligde 0/3 başlamıştık. Bu da bizim gibi yeni bir araya gelen ve hem yaşça küçük hem de Avrupa tecrübesi az olan oyunculardan kurulu bir takım için oldukça moral bozucu bir durumdu. Hem oyuncuların öz güvenlerini kaybetmesine hem de sezon başı yapılan projeye olan inancın azalmasına sebep olabilirdi bu başlangıç. Sancılı geçmesi olası uyum sürecini iyiden baltalayabilirdik. Ama reaksiyon iyi geldi takımdan. Aslına bakarsak aradaki Afyon mağlubiyetini çıkartırsak 5/5 daha da fazla olabilirdi. EuroCup istediğimiz gibi gitmese de bu süreç boyunca ligde Beşiktaş, Darüşşafaka deplasmanları, üstüne Banvit şimdi de Fenerbahçe galibiyeti güzel oldu tabi.

Bu serinin ve Fenerbahçe galibiyetinin takıma en büyük katkısı da öz güven konusunda olacak. Hem oyuncular hem de daha önemlisi koç açısından. Diken üstünde oturan bir koçtan maksimum verim beklemek zordur. Şimdi tüm paydaşlar çok daha kafaları rahat şekilde, öz güvenli bakabilecek ileriye. Oyuncular neler yapabileceklerinin farkına vardı.

Maçı genel olarak değerlendirmek gerekirse ne söylersin. Ertuğrul Erdoğan'ın bu maç özelinde takımı iyi yönettiğini düşünüyorum. Sana göre galibiyetin anahtarı nerede?

Mehmet Beygirci: Galibiyetin anahtarı arzu ve konsantrasyondaydı bence. Yetenek ve tecrübe olarak Fenerbahçe seviyesinden uzağız, bu çok açık bir gerçek. Onları yenmek istiyorsak maçı onlardan daha çok istemeli ve sahada bu savaşı vermeliydik. Takım da bunu uyguladı açıkçası. Oyuncuları bu atmosfere kafaca hazırlamak ve mental olarak onları yukarıda tutmak taktiksel hazırlık kadar önemli bu tarz maçlarda. Sahada birçok ufak detay vardı. Maç önü yapılan planlar, maç içi hamleler oldukça önemliydi ama bana göre asıl önemli olan hava atışından son topa kadar daha çok kazanmayı isteyen taraf olarak kalabilmekti. Biz burada bir an bile geri adım atmadık. Fenerbahçe ile bence en iyi olduğu departmanda savaşıp onları orada yendik.

Onun dışında rotasyonu dar tutmak, Arapovic'in maç kadrosunda olması, hücumda uzunların yardımları doğru cezalandırması - bu noktada yapılan katlar, sürekli potaya agresif penetre edip topu iyi paylaşmamız, savunma tarafındaki ikili oyunlarda adam değişmek - sonrasında yardım tercihleri ve zamanlamaları vs maç içinde değinebileceğimiz noktalar. Daha da uzar bu liste. Detayı boldu bu maçın. Ertuğrul hoca bu açıdan çok başarılı bir sınav verdi. Özellikle son periyotta Fenerbahçe oyunu dengelemiş ve momentumu ele almaya başlamışken aldığı mola ve sonrasında takımın verdiği reaksiyon bence maç içindeki kırılma noktasıydı. Buralarda sahaya daha fazla karakter koyan hep Galatasaray oldu.


Euro Cup'da beklentiyi karşılayamadık ve elendik. Ligde de iyi başlangıç olmadı ama zamanla taşların yerine oturmaya başladığını görüyoruz. En azından heyecan verici bir takımız ki sezon başında da bunun üzerinde duruyorduk. Sence beklentiyi ne ölçüde karşıladık ve karşılayacağız?

Mehmet Beygirci: Beklenti tabi biraz subjektif bir konu. Bence EuroCup'ta beklentinin oldukça uzağındayız. O kulvar bizim için net bir şekilde başarısızlık. Ama takım sene başında orada nasıl bir hedef belirlemişti onu da bilemiyorum. Ligde ise az önce de dediğim gibi kötü başlangıcın ardından iyi toparladık. 7 galibiyet, 4 mağlubiyet var. Afyon mağlubiyeti çok can sıkmıştı. Sezon boyunca oynadığımız en kötü bir iki maçtan biri olabilir o. Ardından gelen Beşiktaş ve Darüşşafaka galibiyetleri direk rakiplerimiz olduğu için kritikti. Maç fazlamız olduğu için altıncı sıradayız ama mağlubiyet sayılarına bakarsak üzerimizdeki Beşiktaş'tan iyi durumdayız. Şu an için işleri iyi toparladık ama bu çizgiyi bozmadan devreyi kapamamız lazım. Ekstra mağlubiyet haklarını Bahçeşehir ve Afyon maçlarında harcadık ne yazık ki. Bundan sonra sürprize yer yok.

Harrison'un takımın saha içindeki lideri olduğunu söyleyebiliriz. Fenerbahçe karşısında da takımın skor yükünü sırtladı ve galibiyetin en önemli isimlerinden biriydi. Sezon başındaki transfer harekatında da beklentinin en yüksek olduğu isimdi. Sen bu performansı nasıl değerlendiriyorsun?

Mehmet Beygirci: Aslında Harrison'ın takımın saha içindeki lideri olduğunu düşünmüyorum, Harrison bizim skor konusunda liderimiz. Bir numaralı silahımız. Ancak oyun liderliği bence daha farklı bir şey ve Harrison burada yükü çeken isim değil. Sene başı Klobucar ve Webster'ın bu yükü paylaşması planlanmıştı bence ama ikisi de bireysel olarak beklentiyi karşılayamayınca yük Harrison'a kaldı gibi oldu. Şu an ise Webster'ın toparlandığını görüyoruz. Fenerbahçe'ye karşı da oynayabileceğinin en iyisini oynadı. Webster böyle olunca Harrison da rahatladı ve skor yükünü çok daha verimli çekmeye başladı.

Baktığımızda Harrison'ın dün attığı yedi üçlüğün beşi asist üzerinden gelen pozisyonlar. Sezonun ilk kısmında bu durum daha farklıydı. Daha çok topu teslim edip ısolation üzerinden onun yaratmasını bekliyorduk. Bu da hem onu hem de bizi zorluyordu. Şimdi Harrison'ı bu şekilde -pozisyonlarda asli olarak yaratıcı değil de bitirici olarak- kullanmamız rol dağılımı açısından çok daha sağlıklı ve bizi hem tahmin edilmesi daha güç hem de hücumda daha keskin bir takım yapıyor. Onu bu rolde kullanmaya devam edersek çok daha verimli olacağına inanıyorum.


Göksenin Köksal için de bir parantez açmam lazım. Bruce Bowen'e benzettiğim, daha doğrusu benzetmek istediğim bir tarzı var. Bruce Bowen iyi bir savunmacıydı, hücumda ise tek aksiyonu köşeden üçlük atmaktı ve hücumda başka bir işe karışmazdı. Göksenin Köksal'ın da hücumda en iyi olduğu nokta köşeden attığı üçlükler. Buna rağmen hücumda olmadık işlere kalkışıyordu ve bunun üzerinden eleştiriyorduk. Fenerbahçe karşısında en iyi yaptığı işi yaptı ve etkisi büyüktü. Sen Göksenin Köksal için ne düşünürsün?

Mehmet Beygirci: Göksenin Köksal topa baskı açısından ülkedeki en iyi opsiyonlardan biri. Üst gövdesi çok güçlü olduğu için rakip guardları fazlasıyla yıpratabiliyor. Tabir-i caizse rakibi dövüyor baskı yaparken. Dün de Bobby Dixon'a aynısını yaptı ve maça hiç sokmadı onu. Ama işte onun da en büyük sorunu sahada fazlasıyla istekli ve her şeyi yapmak istiyor. Senin tabirinle olmadık işlere kalkışabiliyor. Enerjisini kontrol edemiyor çoğu zaman. Bu kesinlikle iyi niyetten ama kontrollü olmak şart.

Göksenin deyince dediğin gibi hücumda köşe üçlüğü geliyor akıllara ama dün mesela denediği tek bir üçlük vardı. Onda da isabeti buldu ama bu sene üçlük yüzdesi son yıllara göre oldukça düşük ve daha çok ikili oyun üzerinden, topla yaratmak istiyor. Oyununda değişikliğe gidiyor diyebiliriz. Geçen seneden başladı hatta bence bu süreç. Zaman zaman sancıları oluyor ama dün bu konuda kendi standartlarında oldukça iyiydi Göksenin. Minimum hata ile oynadı, beş tane de asisti var. İkisi Harrison'a biri de maçın sonlarında en kritik hücumlardan birinde Hayes'e. Ama yine de ondan minimum karar beklentisi ve maksimum efor beklemek verimini maksimize etmenin en kolay yolu bence.

Fenerbahçe karşısındaki galibiyet ne kadar önemli olsa da çok abartmamak gerekiyor, neticede bir lig maçı ve bu takım İpekçi'de Fenerbahçe karşısında önemli galibiyetler aldı. Bundan sonrasını sormak istiyorum, yeni hedefler neler ve sence hangi noktaya ulaşmak başarı?

Mehmet Beygirci: Galibiyet tabi ki de önemli ama dediğin gibi bu maçın sonunda bir kupa yok ve daha önce defalarca yendik evimizde Fenerbahçe'yi. Hatta Ergin Ataman'ın ilk yıllarında iki takımın kendi evlerinde birbirlerine karşı baya ciddi bir yenilmeme serisi de vardı. Her Fenerbahçe galibiyeti güzeldir ama fazla anlam yüklememek, rahatlığa kapılmamak gerek. Şu an önümüzde lig var. Türkiye Kupası da var ama onun için konuşmak erken. Eşleşmelere göre oradaki gerçekçi hedefe bakabiliriz. Ertuğrul hocanın sürekli dediği gibi takımın her maç üstüne koyarak gitmesi gerekiyor. Sezon önü seninle yaptığımız röportajda lig için ilk dört olabilir ama gerçekçi hedef 4-6 arası demiştim sanırım. Bence hala o çizgide gidiyoruz. Yolda yara alsak da takımın dışarıdan hamle gelmeden kendi içinde toparlanması ve ilk tökezlenmede düşmemesi önemliydi. En azından oyuncular çok daha öz güvenli ve rahat artık. Şimdi bu ivmeyi hiç gaz kesmeden devam ettirmemiz gerekiyor.

8 yorum:

  1. yönetim bütçeyi olabildiğince düşürdü ama 2 aylık yatırılmayan maaşlar varmış, ulan bütçeyi bu kadar düşürdünüz bari maaşları ödeyin vasıfsız herifler,fb galibiyetinin şovunu yapmayı biliyorlar ama maaşları ödemiyorlar,GS tarihinin en beceriksiz en vasıfsız aynı zamanda en itici yönetimi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O kadar da değil. Dursun Özbek örneği varken kimse en kötü ve en beceriksiz başkan unvanını alamaz.

      Sil
    2. aynen öyle. dursun'dan daha kötüsü olamaz mümkün değil tövbe haşa allah bile dursun'dan beterini yaratamaz.

      Sil
    3. Olmaz ama o seviyeyi zorladıklarını düşünüyorum.

      Sil
  2. Maç sonrası başkanın açıklamaları ne öyle? Bu arkadaş Galatasaray'ın başkanı olduğunun farkında değil galiba! Işte bu tarz açıklamalar bizi çileden çıkarıyor. Abdürrahim Albayrak'ın açıklamaları daha içimizde soğumamışken üstüne bu geldi. Yazık, çok yazık! Biz Galatasarayız.. Daha önce defalarca yendiğimiz ezeli rakibimizi bir kez daha yendik.Başkanlık makamında oturan kişinin abarttığı gibi bir durum söz konusu değil.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O açıklamalar skandal, yönettiği camiayla alakasının olmaması demek hatta.

      Sil
  3. Ben hala play off zor diyorum. Hatta maçı da 20 30 fark olur diye izlemedim önce devreyi farklı önde geçince izlemeye başladım ardından tekrarını izledim. Yorgun feneri iyi tepeledik. 2. yarı uzun süre hücumda gene organize olamadık. Keşke röportaj vermemek 240.000 TL( oda şimdilik protesto devam ederse artabilir) ödemeyi göze alan yönetim bir oyun kurucu alsa. Skor yapmasa da olur iyi pas organizasyonu yapsın yeter.

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir