18 Mayıs 2019 Cumartesi

Ben bu takımla ve Efe Hoca’yla gurur duyuyorum


Bu sezon yazılan çok büyük bir destan var. Çok kısıtlı bütçeler ve mümkün olabilecek her türlü imkansızlığa rağmen kadın basketbol takımının geldiği nokta muazzamdı. Başta Efe Güven olmak üzere bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekiyor. Sevgili Kerem Övet bizleri her zaman olduğu gibi kırmadı ve bu hikayeyi anlatılabilecek en güzel şekilde anlattı.

Galatasaray'da basketbolun değişmez kaderidir, özellikle de son yıllarda. Her geçen dönem bütçeler daha da düşüyor ama yönetimlerin başarı beklentisi aynı kalıyor. Şu tabloda başarı gelmesi adına mucize gerekir, Efe Güven'in de başardığı tam olarak bu. Sezon başı konuşulanlarla, bugün gelinen noktayı düşününce ortada büyük bir gurur tablosu var. Kadın basketbol takımımızın bu sezonu hakkında ilk etapta ne söylersin, sence nasıl bir sezon geride kaldı?

Kerem Övet: Her şeyden önce kimsenin beklemediği bir sezon geride kaldı. Son 20 yılın en düşük bütçesi verilmiş, takımın başına geçtiğinin açıklanması bile aylar sürmüş, eline verilen bütçe yönetimin kararsızlığı ve değişen dolar kurundan dolayı sürekli değişmiş, transferde bunlardan dolayı en sona kalmış ve neredeyse hiçbir destek görememiş bir koçtan bahsediyoruz. Sadece altyapı hocası olduğu ve burada bir başarı kazandığı için, muhtemelen de düşük bir ücrete çalışmayı kabul edeceği ve kendine verilen komik bütçeyi kabul edeceği için seçilmiş bir koç… Üstelik kendi taraftarından da hiçbir destek görmeyen, daha ilk günden hakkında Fenerbahçeli olduğu ya da şubenin en nefret edilen ismi Ömer Yalçınkaya kıyağıyla başa geçirildiği iddia edilen bir koç… Şöyle bir tabloyla sezona başlandığında herkesin düşündüğü küme düşmemeye oynayacak bir Galatasaray’dı. Fakat süreç bize tam zıttı bir tabloyu gösterdi. Bize yıllar sonra şampiyonluk hayalleri bile kurdurdu. Belki Fenerbahçe yarı final serisinin son 3 dakikasında 10 sayılık farkı korumayı becersek bugün seninle şampiyonluğu konuşuyorduk. Ben bu takımla ve Efe Hoca’yla gurur duyuyorum.

Moriah Jefferson dışındaki yabancılara baktığımızda "sezon başında" bu kim diye eleştirilen birçok isim vardı. Yerliler ise ağırlıkla gençlerden oluşuyor. Çok dar olan bütçeden harika bir kadro mühendisliği ortaya çıktı. Takımın kimyası ve mücadele azmi oldukça yüksekti. Mutlaka bu sezonun hikayesinde ön plana çıkan noktalar var. Senin için o isimler kimler, kadın basketbol takımı bu sezon hangi özellikleriyle ön plana çıktı?

Kerem Övet: Takımın mücadele azmi çok yüksekti kısmına katılsam da harika bir kadro mühendisliği çıktığını düşünmüyorum. Efe Hoca bütün kariyeri boyunca dış şutu son derece sıkıntılı olan Abdi’ye resmen şut sokmayı öğretti. Pivot diye alınan Macaulay’i 4 numaraya çekerek birinci skorer yaptı. Gerçekte skorer olması gereken Moriah’tan umudu kesince skorer savunmacısı yaptırdı. Aslında kağıt üzerinde olması gereken hiçbir şey olmadı. Ancak Efe Hoca bir şekilde bu kaostan maç kazanabilen bir yapı yarattı. Artık umudumuzu kestiğimiz, bütün sezon da doğru düzgün oynamamış İnci Güçlü’den alan kaplama özelliğiyle Fenerbahçe serisinde avantaj sağladı. Sene başında onun önüne yazacağımız Bircan neredeyse hiç oynamadı. Birçok insanın birinci guard olarak düşündüğü Alperi benchten eskstra skor katkısı için kullanıldı. Efe Hoca neyi iyi yaptı derseniz işte tam olarak cevabı da bu: Gerçekten çok pragmatik davrandı. Ben bu oyuncuları bunun için almadım deyip Maljkovic gibi bir sezonu inatlarıyla çöp etmedi. Ne yaparsak durumu toparlarız dedi ve buna uğraştı.

Bu manada oluşturulan yap-bozda da bence iki oyuncu çok öne çıktı: Macaulay ve Abdi. Çok düşük bir maaş karşılığında aldığımız Avrupalı statüsündeki Abdi adeta pahalı bir Amerikalı oyuncu katkısı verdi. Neredeyse bütün büyük maçları çok iyi oynadı. Galatasaray’ın kadro yapısının dış şut sorununa tek başına deva oldu. Macaulay ise bütün eşleşmelerinde ayak hızı ve bir uzuna göre kusursuz olan şutuyla rakiplere ciddi sıkıntı yarattı. Öyle ki takımın neredeyse çoğu seti kısalara değil Macaulay ve Abdi’ye göre kurulmaya başladı. Kısalar ise bu düzende genelin aksine daha çok ağır işlerden sorumlu ‘basketbol işçileri’ oldular. Ne kadar Fenerbahçe serisinin iki maçını Işıl ve Moriah’ın kusursuz oyunlarıyla kazansak da bunun genel sezonu yansıtmadığını düşünüyorum. Özellikle Moriah’tan sene içinde neredeyse hiç katkı alamadık.


Efe Güven nasıl bir coach? Türk basketbolunun yepyeni bir isim kazandığını görüyoruz, bu belli. Sezon öncesi düşüncenle, bugün arasında ne gibi farklar oldu?

Kerem Övet: Öncelikle saha içinden başlarsak ben Efe Hoca’nın Ekrem Memnun ve Marina Maljkovic’in bir karması olduğunu düşünüyorum. Sanki ikisinden de bir şeyler almış gibi. Örneğin pivota şut hazırlamayı çok seviyor ve p&r oyunları yerine daha çok şut odaklı oynatıyor. Bu yönden Maljkovic’e benzerken yeri geldiğinde üç uzuna dönebilecek kadar da fizik ve ribaund ağırlıklı basketbolu seviyor. Savunma anlayışı ise tam bir kombo diyebilirim. Maljkovic gibi önde baskı ve kaos basketbolu oyununda olsa da değişmeli alan savunmaları ve sürekli farklılaşan konseptleri tam olarak Ekrem Hoca’yı andırıyor.

Ayrıca şunu da ekleyebilirim ki basketbola Avrupalı bir bakış açısı var. Basketbolu yıldız parlatma organizasyonu olarak değil, takım oyununa bağlılık ve söylenileni yapmak olarak görüyor. Bu anlayışta disiplin yeteneğin önüne geçiyor. Alperi yerine birçok maçta Eda’nın tercih edilmesini de ben açıkçası bu şekilde açıklıyorum. Genel olarak oyuncularla iletişiminin de ne kadar iyi olduğunu Işıl’ın neredeyse her sosyal medya paylaşımında hocaya olan sevgi gösterisinden anlıyoruz. Maaşların düzenli yatmadığı, yöneticilerin ve genel menajerin son derece sıkıntılı olduğu bir basketbol organizasyonunda oyuncuları bir arada tutabilmesi bile Efe Hoca’nın karakteri açısından önemli bir gösterge bence.

Gelecek sezonu sorayım, yeni hedefler ve plan ne olacak? Bütçe konusu yine tartışılacaktır. Artacak mı, aynı mı kalır, ortaya koyulması gereken gerçekçi hedef sence nedir?

Kerem Övet: Galatasaray geçen seneye çok geç kalarak ve elinde sakat bir oyuncunun (Moriah Jefferson) bir önceki seneden kalma oldukça yüklü kontratını bularak başlamıştı. Bu Galatasaray’ın transferde elini kolunu bağladı ve liste başındaki oyuncuların alınmasının da önüne geçti. Bu sene en azından bu manada Efe Hoca daha rahat olacaktır. Bütçede de çok az da olsa bir artış olduğu konuşuluyor. Hedefe gelirsek… Bence Efe Hoca’nın işi çok zor olacak. Çünkü bu seneki kaos ortamında bile bize şampiyonluk hayali kurdurdu. E şimdi seneye, daha iyi şartlarda hepimiz şampiyonluk bekliyoruz. Fakat gerçekçi de olmak lazım. Stokes’un artık yerli statüsünde oynayacağı, zaten çok güçlü ve maddi anlamda da çok önümüzde olan bir Fenerbahçe’den bahsediyoruz. Çukurova gibi bir menajerlik şirketi organizasyonu var ki ucuza çıkan yıldız oyuncularını hemen Çukurova’ya gönderiyorlar. Hatay gibi belediye bütçesinden kafasına göre para harcayabilen bir takım var. Bunlarla rekabet etmek çok zor… Ama biz de Galatasaray’ız, neden olmasın… Eurocup’a gelirsek bu daha gerçekçi bir hedef gibi gözükse de katılacak takımları ve Euroleague’den düşecek takımları görmeden bu manada yorum yapmak doğru olmayacaktır.

Destekleriniz çok önemli, kimse es geçmeyecektir diye düşünüyorum.
Sayfamdaki tanıtımlara atacağınız 1-2 tık da destek olmanız için yeterli olacak :)
İlgi ve alakanıza şimdiden teşekkür ederim..

6 yorum:

  1. Kişisel olarak Efe Güven'e beni yanılttığı için özür ve teşekkür ederim. Ömer Yalçınkaya'nın şubeyi batırma operasyonu olarak gördüm kendisini. Yazıya gelince geneline katılıyorum. Eldeki malzemeden çok iyi yararlandı. Sezon başı ile sonu arasında gelişim açısından oyuncular artıdaydı. Hatay gibi bir takımı elerken, FB gibi büyük bütçeye son adına teslim olurken Eda Şahin gibi Inci gibi 99'lu kızlara önemli dakika verdi. Şubede gram akıl varsa-biliyorum yok ama temenni olsun benimkisi-en az 5 yıllık sözleşme yaparlar hocayla. Çok iyi ışık verdi. Yazının katılmadığım tarafı ise belediyeler ve Çukurova gibi balonlar çekilecek basketboldan. Yerli pazarı düşecek seneye 1/2 takviye yapabiliriz uygun rakama. Bu arada Ömer Yalçınkaya tehlikesine dikkat hocayı göndermek umpas yapabilir. Onun istediği kokmaz, bulaşmaz takım olmadı, zorlayan takım oldu. Ömer efendi bu işi sevmez.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Belki de dediğin gibi düşündüler ama ellerinde patladı bu düşünce.

      Sil
  2. son 3 dakikada fb'ye maç vermek koyuyor insana..

    YanıtlayınSil
  3. Fenerbahçe, Basketbol şubesine o kadar yatırım yapıyor ama başarı gelmediği zaman bir sürü zararla kapatıyor. Bizim yönetim bu manada bütçeyi düşük tutarak doğru yaptı. Seneye yine böyle bizi zarar ettirmeyecek düşük bütçeyle, mevcut basketbol takımlarına seviye atlatacak transferler yaparlarsa ilk 3 içinde bitiririz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yaptığımız doğru değil işte. Düşük bütçelerde dahi maaş ödemiyoruz, yapı istikrarsız, basketbol gelirleri basketbola aktarılmıyor. ilk 3 başarı olmamalı, böyle bir vizyon Galatasaray'a yakışmıyor. Abuk paralar bence de harcamayalım ama bu işin kendini döndürebilmesi mümkün. Tek iş istikrar.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir