12 Haziran 2019 Çarşamba

Maddi anlamda istikrar sağlamanın yolu "kazanmak"


Yönetim sevdalısı biri değilim. An geldiğinde doğru lisanla en sert eleştiriyi de yaptım. Övgü zamanı da övgü, yapılan iyi işler de var. Kulübün mali yapısının düzelmeye başlaması gibi. Üst üste kazanılan 2 şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi için içine katıldığında bu düzelme yaşanıyor. Elbette ki Fatih Hoca'nın çok büyük katkıları var.

Maddi anlamda istikrar sağlamanın yolu "kazanmak". Lig şampiyonluğu, dolayısıyla da Şampiyonlar Ligi. Orada da biraz olsun ilerleme sağlayabilirsek çok daha refah dolu günler gelir. Bu da makasın açılması demek, ligde fark yaratacaksınız ve zirvede tek kalacaksınız. Tabii ki herkes maddi sorunlar yaşıyor ama borç tutarlarına bakınca bazı şeyler daha net ortaya çıkar.

Galatasaray'ın Haziran ayı itibarıyla net borcu 1.41 milyar TL. Bu rakam da güncel kur karşılığında 214 milyon avro. Bu hesap içinde de Mayıs ayındaki gelirler, yeni sezondaki Şampiyonlar Ligi katılım payı yok. Bu rakamlar Fenerbahçe'de 3.7 milyar TL, Beşiktaş'ta ise 2.2 milyar TL. Sen kazanmaya devam edecekse daha da açılacak bu makas.

Galatasaray'ın düşmanı dışarıda aramasına gerek yok. İbra oylaması günü de yazmıştım, bu çok büyük bir ayıp olarak tarihe geçer diye. Öyle planlı bir organizasyondu ki resmen "planlı bir darbe" yapıldı. Sonra tedbir kararı ile bu durum engellendi ama darbeyi yapanlar uğraşmaya devam ediyor. Şampiyonluk yarışına da darbe vurulmak istendi, bu makasın açılmasına da darbe vurulmak isteniyor.

Muatafa Cengiz dönemini maddi anlamda ve ffp sarmalı konusunda överim. Transfer konusunda ben de çok güvenmem (geçen yazı unutmadım) ama Fatih Hoca'yı ve Ocak ayındaki değişime inanıyorum. Diğer branşlarda ise transfer yasaklarının kalkmasını ve hedef dahilinde hareket edilmesini ben de diliyorum. İş "doğru bütçeyi doğru kullanmak". Maalesef basketbolu yönetenler de bir o kadar yanlış işler yapmakta. Bu durum da eleştirilir tabii ki. Ya da bazı anlarda Mustafa Cengiz'in yaşadığı güç zehirlenmesi, bunları da konuştuk.

12 yorum:

  1. Yarın inşallah seçim kararı falan çıkmaz. Öyle bir şey olursa seçim kaosu falan derken transfer dönemi boşa gider ve yeni bir liseci başkan başa gelip tekrardan kulübün kasasını boşaltır. Zaten seçim kararı çıkarsa hukuğa aykırı olur çünkü mali ibra idari ibrayı da kapsıyor. Umarım her şey istediğimiz gibi gider.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım çıkmaz, şu günde girmemiz gereken son top o :(

      Sil
  2. Lisecilerin asıl hedefi Mustafa Cengiz ve Abdurrahim Albayrak gibi görünse de öyle değil. Kulübün parasını yiyemedikleri için sinirden çatlıyorlar. Kulüp mali olarak düze çıktı diye tekrardan liseci zihniyet egemen olsun, biz de çatır çatır paraları yiyelim derdindeler. Bunun dışındaki bir diğer hedefleri de tabii ki Fatih Terim'i yemek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum, bu olayın sonunda Fatih Hoca'yı yemeleri var. Çok doğru.

      Sil
  3. İnan Kıraç ın genel kurul sonrası bir açıklaması vardı denk gelip te okudunuz mu bilmiyorum. Galatasaray ı tribünler değil genel kurul yönetir. Tribünlerin her istediği yapılmaz minvalinde birşeyler söyledi. Şu liselilerin kongrede her seferinde kulübün tek sahibiymis gibi davranmaları fazla olmaya başladı. Tribünler istedi de Fatih hoca geldi ve takım bugün şampiyon olduysa yönetimin genel kurulun tüm tokezletme çabalarına ragmen başarıda ki en önemli unsurdur. Transfer beceriksizliklerine rağmen takımı getirdiği nokta ortada. Tribünler fatih hoca yı istedi ve başarı geldi. Peki anlı şanlı genel kurul ne yaptı kriz üretmekten başka. Takım şampiyonluğu hedeflemiş giderken yönetim krizi çıkardılar bir çuval inciri berbat edeceklerdi. Kulübün yapısının gereken şekilde değiştirilip liselilerin etkinliğini azaltmak gerekiyor. Bu kulüp liseliler tarafından kurulmuş olabilir ama sahibi sadece onlar olamaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Liseye saygım sonsuz, tarihimiz kıymetli ama günümüzde işler farklı. Okul değil, spor takımıyız, taraftarımız var ve taraftar olmadan koca bir hiçiz.

      Sil
  4. Şampiyon olunan sezonun ardından yine yaz ayı Bizans oyunları başlıyor demek ki. Burada bi postun altına yazmıştım. Ne zaman şampiyon olsak devamında o şampiyonluğu doyasıya yaşamamızı engelleyen şeyler ortaya fırlıyor, bıktım usandım artık, bunu yapanlarda kulübün içindeki insanlar, kah yönetimde yer alanlar oluyor bazen kah muhalif diye adlandıranlar. Tabi şuan oyunlar dönse de bozulabilir, yönetim devam etsin, transferi yasaklamaya çalışanlarında oyunu bozulsun inşallah. Biz de sevincimizi rahatça yaşayalım, ayriyeten gelecek umut dolu böyle şeylere takılmaz isek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bıktım. Başarılar, iyi işler cezasız kalmıyor maalesef.

      Sil
  5. Gs taraftarı transferi Banega 'yı falan bırakıp internet üzerinden organize olup isyan etmeli devrim yapmalı fiili devrim. Kongreye fiili müdahale dahil. Ultraaslan içindeki satılmış kişileri dışarıda bırakarak.

    Camiada satılmış gs düşmanı çok insan var yeter artık lisesine de gs den nemalanan kim varsa ayıklanmalı.

    Kombine almayın iptal edin lig tv yi vs. Mevcut Galatasaray'ı yıkmalı. Gerekirse liglerden çekilsin. Yeter artık. Devrim şart. Bunu mevcut düzende yapmak imkansız. Birkac binlik satılmış şerefsizlere kulüp bırakılmamalı taraftar olmasa gs bir hiç.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yönetilme bazında bir devrim gerektiğine ben de inanıyorum. Bu tarzda oyuncak olduk çünkü, işler iyiye hiçbir zaman gitmedi.

      Sil
  6. Galatasaray'ın gücünün yarısı taraftardan geliyorsa yarısı da liseden geliyor. Kökleri çok derinlere uzanan bir ağaç gibiyiz lise sayesinde burda asıl önemli olan şimdiye kadar hiç olmasa da bu ikisinin birlikte uyum içinde calisabilmesi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lise elbette mühim, elbette geçmişe inince çok büyük bir tarih var ama günümüz dünyası bambaşka.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir