19 Ağustos 2019 Pazartesi

Nzonzi bir oyuncudan topu almak için hamle yapmışsa o topu alacağını bilirsiniz


Nzonzi'yi henüz sahada göremesek de heyecanımız büyük. Transferleri konuşmaya devam ediyoruz ve doğal olarak sıra Nzonzi'nin. Sevgili Mehmet Köksal da yine bizleri kırmadı ve bu transfer için görüşlerini dile getirdi. Öyle hamle ki içinde hem stoperleri, hem de orta sahanın hücuma bakan kısmını direkt olarak ilgilendiriyor.

Seri eleştiriliyor, hatta bu eleştiriler son zamanlarda anlamsız boyutlara ulaştı. 6'da, en azından Galatasaray'da olmayacağını gördük. Nzonzi tercihi de Seri'nin 6'da olmayacağı üzerine gelmiş olabilir. Nzonzi'den Belhanda / Seri gibi isimleri yükseltmesini bekleyeceğiz. Sence bu iş için en uygun isim miydi?

Mehmet Köksal: Ben Seri’nin kötü maçlar çıkardığını düşünmüyorum. Takımı bir dişli bir çark olarak düşünürsek bu çarkın merkezinde yer alan ve bütünün çalışmasını sağlayan en önemli parçalarımız eksik. Bunlardan biri ön libero diğeri ise santrfor. Denizlispor karşısında Galatasaray’ın santrforunun açığını kapatmak için farklı bir yapıya büründüğünü gördük. Peki bu kırılma nereden başlıyor? Diagne’den. Diagne ön alanda pas istasyonu olamadığı için otomatik olarak bir kişi eksiliyor merkezde. 

Fatih Terim bu açığı kapatmak için takım topla çıkarken zaman zaman Babel’i merkeze Diagne’nin önüne kaydırdı. Selçuk solda boşalan alana doğru kaydı ve Seri merkezde tek başına kaldı. Bu da oyunu iki şekilde etkiledi. Öndeki beşli ile arkadaki dört oyuncu arasındaki mesafe genişledi ve bu iki setin arasında Seri tek başına kaldı. Öndeki pas isteyen dörtlü(Selçuk-Babel-Belhanda-Jimmy) genelde rakibin savunma ve orta saha hattı arasında pozisyon aldı. Dolayısıyla Seri topu stoperlerden aldığı(bazen stoperler getirdi) zaman önündeki pas hedefi oldukça zor yerdeydi. Ve bu takımın hata oranını yükseltti. Rakip takıma aradığı hızlı ataklar için fırsat verdi. 

İkincisi ise bu kaptırılan toplarda pas isteyen oyuncular rakibin arkasında kaldığı için yine merkezde hızlı atakları Seri’nin tek karşıladığını ve ortaya kırılgan bir yapı çıktığını gördük. Doğal olarak bu sadece Seri’nin performansı değil stoper oyuncularını da etkiledi. Bu açıdan Nzonzi gibi rakibin karşısında durabilecek bir oyuncunun yanında top çıkarmada yardımcı olabilecek bir Seri koyduğumuz zaman ideal bir ikili olacağını düşünüyorum.

Sevilla'da çok üst düzey bir isimdi. Hatta kendi pozisyonu için Avrupa'nın sayılı isimlerinden biri dahi derdik. Roma'da da fena bir sezon geçirmedi aslında, en azından istikrarlıydı. Galatasaray'ın bu transferi yapabilme ihtimalini pek düşünmüyordum. Sence Nzonzi'yi buraya getiren şartlar ne oldu?

Mehmet Köksal: Monchi’nin ayrılmasının ardından Roma’nın kendini yeni bir yapılandırmaya sokacağı belliydi. Geçen sezonun en çok oynayan oyuncuları hep 30 yaş civarıydı ve bu onları Şampiyonlar Ligi’nden düşürdü. Nzonzi, geçen sene Roma’nın en çok süre alan üçüncü oyuncusuydu ve takımın en fazla maaş alan isimlerinden biriydi. Dolayısıyla belli mevkilerde gençleşme yoluna girmeyi tercih ettiler. Hem de maaş yükündün kurtulmak istediler. Nzonzi, bu açıdan bir fırsat transferi olarak görülebilir. Oyuncu açısından bakarsak ise kalsa Avrupa Ligi’nde oynayacağı bir takımdan kupa kazanma oranı oldukça yüksek ve kendini en büyük arenada göstermeye devam edeceği bir takıma transfer oldu.

Peki Nzonzi'yi nasıl tanımlarsın? Hangi özellikleriyle ön plana çıkar, Galatasaray'a katkısı ne yönde olur ve sence de bu sezonun en iyi transferi midir?

Mehmet Köksal: Sahada bir antrenörün her istediğini yapabilecek bir oyuncu. Saha içi sertliği ve pasörlüğü aynı anda repertuvarında bulunduruyor. Oyunun her şeklini oynar. Derinden top çıkarır, rakip sahaya yerleştiğinde bekleri öne atıp Nzonzi’yi stoperlerin arasına soktuğunda süpürücü olur, yine rakip sahaya yerleştiğinde ince işleri yapar, kontra ile çıkarken uzun top atar. Sahada hemen hemen oynayabileceğin yer oyuna uyan bir oyuncu olarak görüyorum. Hızı konusunda çok eleştiri geldi. Bu aslında tam olarak doğru değil ve biraz da boyu dolayısıyla gelen ezbere bir söylem. Bunun haricinde kaleci dahil sahadaki tüm pozisyonlarda hız aranması gereken en son yer ön libero olabilir. Burada oyununun bel hızı önemli. Sırtı dönük baskı yediği zaman kıvrak bir şekilde kaleye yüzünü dönebiliyor mu? Topu ayağından hızlı bir şekilde çıkarabiliyor mu? Önemli olan sorular bunlar ve bunları gayet iyi yaptığını söyleyebiliriz. 

Zaten baktığımız zaman şu anda dünyanın en pahalı oyuncusu olan Rodri’nin de bu profilde olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Nzonzi’nin savunma tarafını biraz eski tip ön liberoları benzetiyorum. Günümüzde pek kalmadı artık bunlardan. Nzonzi bir oyuncudan topu almak için hamle yapmışsa o topu alacağını bilirsiniz. Mesela Declan Rice da bu özelliğe sahip bir oyuncu. Bu işi en iyi yapan ise şüphesiz 55 milyon Euro’ya transfer yapan Aaron Wan-BissakaGalatasaray’a nokta atışı bir transfer olduğunu düşünüyorum. Stoperlerin ve önündeki orta saha oyuncularının performansını yukarıya çekecektir. Fakat ilk bölümde de bahsettiğim gibi bu değerli parçalardan tamamen birbiriyle uyumlu bir bütün yaratabilmek için hareketli bir santrfora ihtiyaç var. Falcao’nun bu tarz bir ekleme olacağını düşünüyorum.

Özellikle maliyet açısından müthiş bir iş. 1+1 yıllık kiralama var ve 2 yıllık sözleşme imzalanan yeni bir transfer gibi. Galatasaray'ın Nzonzi'den gerçek anlamda beklentisi nasıl olmalı ve sen bu mali şartları nasıl yorumlarsın?

Mehmet Köksal: Bir ön liberoyu en verimli dönemlerinden birinde 2 yıllık ve neredeyse hiç maliyeti olmadan kadroya katmak gerçekten akıl almaz bir iş. Üstelik bu oyuncu geçen sene takımının en fazla oynayan oyuncuların biri ve alındığı dönem için tarihin en fazla bonservis ödenen 15. ön liberosuydu. Kiralık anlaşması bittiğinde 32 yaşında olacak ve takımına geri gönderebilme imkanı olacak. Yani Galatasaray’ı mali olarak zorlayacak herhangi bir durum söz konusu değil. Bu açıdan baktığımız zaman 2 yıl boyunca garanti performans verebilecek bir oyuncuyla tarihin en karlı anlaşmalarından birine imza attığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.

11 yorum:

  1. Hoca artik degisim yasiyor,normalde gecisleri ve onde presi ile taniriz hocayi ama devre arasinda yapilan marcao hamlesi,linnesi surekli oynatiyordu ama 2.yari paso mariano oynadi cunku pas kalitesi yuksek bir oyuncu oldugu icin,bu sene ki hamleler de buna isaret,badou nun yerine oyun kurucu merkez,fernando yerine oyun kurabilen bir 6 onyekuru nun yerine set oyununu oynayabilen bir kanat.. ve gecen sene yuzde 60 ile topa en fazla sahip olan takimdik(2.yarida)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Pas oyununa odaklandığı doğru, orta sahadaki tercihleri de hep bu yönde. Umarım başarır.

      Sil
  2. sevilla zamanında 5-6 maçını 90dakika,romada ise sadece bir şampiyonlar ligi maçının tamamını izlediğim ve herzaman rakibi tedirgin eden sağlam bir önlibero olarak tanımladığım nzonzi ile ilgili ençok şunları merak ediyorum
    1-iç sahada ofansif oyunda atağa çıkarkenki pas trafiğinde ve rakipten hızlı kontra yediğimiz zamanlarda üstleneceği rolü ve ndiayeden sonra neyi değiştireceğini yada daha iyi yapacağını
    2-tsl de deplasman maçlarında göstereceği oyun karakterini ve takıma nekadar dinamizm ve direnç katacagını
    3-avrupa maçlarında rakibin tehlikeli forvet ve ortasaha oyuncularına karşı göstereceği kademe&pozisyon alma ve rakip atakları kesme performansını..
    cidden merak ediyorum,gs gibi hiçbir zaman savunmada hücumdaki kadar dominant olamamıs(lucescu dönemi hariç)bir takıma gelmesi kendisi için müthiş bir meydan okuma gibi duruyor zira durumu daha iyi idare edebileceği,savunma dişlilerinin arasında iyi yağlanıp tıkırtıkır dönen bir dişli misali rahat edebileceği daha alt düzey defansif bir serie a takımını da seçebilirdi..oysa gs ı seçmek arog filmindeki gibi fantastik bir futbol meydan okuması onun için,hadi bakalım senden bir 'carlos' cengaverliği bekliyoruz iri adam..patrick viera da olabilir :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ndiaye tempoda olsa da pas oyununda sıfırdı. Nzonzi'nin ise pas aksiyonu bir 6 numara için bayağı yüksek. Çok üst düzey bir 6.

      Sil
  3. Emeğinize sağlık. Bence Roma'nın Nzonzi'yi elden çıkarmasının nedeni temposunun düşmesi. Şampiyonlar liginde tempo çok değerli. Geçen sezon Schalke, Porto gibi takımların oyun anlamında bize üstünlük kurmalarının altında da tempo yatıyor. Bu bağlamda biz Nzonzi'yi alarak yaşlanan takımımıza 30+ bir oyuncu daha eklemiş olduk. Süper lig için bu durum çok dezavantaj getirmese de bu sene takımımızdan şampiyonlar liginde görüntünün geçen seneden pek farklı olacağını düşünmüyorum. Bence FFP kıskacındaki kulübümüz için en realist hedef tekrar şampiyon olup şampiyonlar ligine gitmek ve seneye takımı muhakkak gençleştirmek olmalıdır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Biraz da Monchi transferi olması aslında. Tepki ona da doğdu. Porto pek bir üstünlük kurmadı bize ayrıca.

      Sil
    2. Temponun da gençleşmekten ziyade topun dolaşımı, oyun kalitesiyle alakası var.

      Sil
  4. Yine çok geniş bir bakış açısı ve ince tespitler elinize sağlık

    YanıtlayınSil
  5. Bence Nzonzi bize Fernando kadar katki verebilir hatta kalitesi itibari ile daha fazla katacaktir. Temposu düsük olacagi ile ilgili elestirilere pek katilmiyorum. Belki onun kendi temposu düsük olabilir fakat onu dinamo görevi ile transfer etmedik. Onun tempo eksigini denklestirebilecek Seri, Belhanda hatta Jimmy veya Linnes gibi oyuncularimiz var takimimizda. Tempo olayina takima bir bütün olarak bakmak gerekiyor. Avrupada bircok takimin buna benzer dengeleri var. Leipzig gibi bir takim degilseniz zaten her türlü ister istemez bu tarzda 1-2 oyuncu kadroda bulundurursunuz. Hamit Altintop örnegini vereyim. Galatasaraydan ayrildiktan sonra Bundesligada devamli oynadi.Nzonzi Zaten daha tempolu olsaydi, Roma 26 milyon euroya aldigi oyuncuyu takimda tutardi yada bonservisle satardi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fernando'dan fazlasını katacak. Savunma olarak o ekti zaten alınır, hücumda ise pas özelliği müthiş olduğundan artısı çok olacak.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir