1 Nisan 2020 Çarşamba

Fiyat / fayda noktasında o kadar iyi futbolcular vardı ki


Falcao'dan kaynaklı Kolombiya'yı sık sık anıyoruz. Kolombiya tarihinin en büyük futbolcularından biri çünkü. Geçmişte de Mondragon kaynaklı anardık. Onun da uzun yılları ve müthiş bir istikrarı vardı. Arada bir de Juan Pablo Pino var. Onu daha çok hayal kırıklıkları tarafında konuşuyoruz. Tabii bu durum da kişiye göre değişir. Ben ise Gustavo Victoria Mendez'i konuşmak isterim. Galatasaray tarihinin en isimsiz yabancılarından biri olsa da fiyat / maliyet ve gelecek noktasında değerli görüyordum.

2001 / 2002 sezonunu konuşmayı seviyorum. İçinde birçok hikaye barındırıyor. Fiyat / fayda noktasında o kadar iyi futbolcular vardı ki. Perez / Fleurquin gibi isimler elbette daha ön planda, büyük bir kaliteleri vardı. Bir de onların yanında o kadar da konuşulmayan Gustavo Victoria gibi futbolcular var. Özellikle de sezonun ortasında Hakan Ünsal takımdan ayrıldıktan sonra forma tamamen ona geçmişti ve hiç de sırıtmıyordu.

Galatasaray'a transfer olduğunda 22 yaşındaydı. Kolombiya'nın Cortulua takımından kiralandı. Ben tanımıyordum, o günlerde tanıyan çok fazla kişinin olduğunu da düşünmüyorum. Kolombiya alt yaş Milli Takımlarında da göremedik çünkü. Kolombiya Milli Takım'ında forma giymesi de Galatasaray sonrası gerçekleşmişti. Lucescu'nun Güney Amerika radarının zirve noktası Shakhtar'daydı. Bizde ise takımın mali durumuna uygun isimler bulunuyordu. Bu bir süre devam edebilse ekonomik anlamda bizi çok daha parlak zamanlar bekliyordu.

İyi bir hücum bekiydi. Temposu yüksekti, teknik özelliğiyle öne çıkıyordu ve sol ayağını da iyi kullanıyordu. Duran top kullandığı da oluyordu. İlk etapta Hakan Ünsal'ı yedekledi, o ayrıldıktan sonra da forma kendisinin oldu. Şampiyonlar Ligi 2. tur gruplarının da en kritik maçlarında sahadaydı. Böyle tecrübesiz bir futbolcunun Şampiyonlar Ligi'nde sırıtmaması dikkat çekiciydi. Yozgat deplasmanında attığı golü de unutmayız.

Hatta potansiyelini o kadar tuttuk ki, Ocak ayında bonservisini almıştık. Sezon başında Fatih Hoca göreve geldiğinde ise Gustavo Victoria'yı ilk kamp döneminde kadroya alsa da, sonrasında gönderdi. Bu futbolcuların düşünülmemesi ve üzerine yapılan hatalı transferler o dönem belimizi büktü. Galatasaray'dan Deportivo Cali'ye bedelsiz olarak gitti. Sonra Gaziantepspor ve Rizespor formasıyla ülkemize geri de dönmüştü. Galatasaray'daki görüntüsünü ise hiçbir takımda yakalayamadı.

9 yorum:

  1. Rize'de oynarken bir Fenerbahce macinda cift sari karttan atilmamisti ve mac tekrar edilmisti diye hatirliyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Doğru hatırlıyorsun. Berabere bitmişti hatta maç. Tekrarlan maç farklı oldu.

      Sil
  2. Gerçekten de sonraki dönemlerinde vasat bir performans gösterdi, bizdeki çıkışını sürdürse şuan adını çok kişiye ezberlemişti.

    YanıtlayınSil
  3. Hey gidi günler diyesim geldi ya... Şimdilerde o zamanın Cortulua'sı seviyesinde bir transfer yapacaksın, milli takım tecrübesi dahi olmayacak ve bu kadar kritik maçlarda layıkıyla görev yapacak... Zor iş vesselam. Tamam futbol da değişti, ama bu iş o zaman da çok zordu.
    Bu arada naçizane Cesar Prates yazısı da iyi giderdi mümkünse :) Futbolu bıraktıktan sonra papaz oldu diye biliyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Makas o kadar açık değildi ve kulübün geni de kim olursa olsun size o maçları kazandırıyordu. Prates'i de anarız mutlaka :)

      Sil
    2. Sen nostalji yaptıkça aklımıza kimler gelmiyor ki... Abel Xaiver mesela. Bir fenomen :)

      Sil
  4. Beklentisiz gelip iyi iş yapan oyuncular her zaman akılda kalıyor. Lucescu'nun o dönemki transferleri hep bu tarzdi.

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir