15 Nisan 2020 Çarşamba

Lider bir stoper için yaşa da takılmıyorum, en az 2 sezon katkı vermeliydi


Bu transfer bugün gerçekleşse daha çok sevinirim. Koskoca Frank de Boer'dan bahsediyoruz, ciddi anlamda büyük bir stoperdi. O dönem ise nedenini bilmediğim şekilde çok sevinmedim. Daha doğrusu, beni çok fazla yükselten bir transfer olmamıştı. Bedelsiz gelmişti ve yaşı da 33'dü. Aslında böyle lider bir stoper için yaşa da takılmıyorum, tecrübesiyle en az 2 sezon katkı vermesi gerekirdi. Ujfalusi de bu yaşlarda geldi, yaptıkları ortada.

Tabii partneri Bülent Korkmaz'ın da belli bir yaş haddi vardı. O da 35 yaşındaydı ve iyiden iyiye düşüş dönemine girmişti. Böyle bir tandem de olabildiğince ağır kaldı diyebiliriz. Frank de Boer'i daha iyi bir yapıya atabilsek ve yanında Semih Kaya gibi geliştirebileceği bir stoperi koysak belki görüntü değişirdi. Takımın da yapısı kötüydü. Frank de Boer da o kötü yapı içinde iyice kayboldu ve çok kötü bir yarım sezon geçirdi.

İyice ağırlaşmıştı ama lider özelliği, geriden oyun kurabilmesi ve sol ayağı gibi artıları vardı. Barcelona'daki son dönemleri de iyiden iyiye gözden düşmüştü. O dönem için "yeni Popescu" arayışlarımız meşhurdur. Gencinden yaşlısına herkesi denedik. O da Galatasaray'a Barcelona'dan gelmişti. Böyle bir hikayeyi yine yazar mıyız dedik bilmiyorum ama fırsat oluştuğunda görmek istedik. Tutunamadı maalesef, kurguyu yanlış ayarladık.

Galatasaray'da da iyi diyebileceğimiz 1-2 maçını ancak sayarız. Beşiktaş deplasmanı onlardan biri. Müthiş bir maç çıkarmıştı ve o gün Galatasaray kaybetmedi. Kalan maçlarda ise hatalarını konuşuruz. Ağır kalmasını, tek hamlede bitmesini hatırlarız. Bülent Korkmaz da o dönem aşağıda kalır gibi değildi. Tamas, Ömer Erdoğan, Orhan Ak gibi isimleri düşünün, stoper rotasyonu bu işte. Ne yapabilirdi ki Galatasaray? Ömer Erdoğan'ı da bir ara konuşalım, hakkı verilmemiş isimlerden.

Ocak ayı gelince de Frank de Boer'la yollar ayrıldı ve futbolcu Rangers yolunu tuttu. Oradan da Katar yaparak futbolu bıraktı. Barcelona'dan ayrıldıktan sonraki 2 sezonu tamamen bitiş dönemi diyebiliriz. Neyse ki o iyi frikik özelliğinden 1-2 kesiti Galatasaray forması altında gösterdi. Her ne kadar Cesar Prates'in gölgesinde kalsa da dönemin en iyi frikikçilerinden biriydi. Galatasaray'da attığı 1 frikik golü olmuştu. İyi konuşabileceğimiz tek yan da bu belki de.

2 yorum:

  1. Yanına Bülent değil de hızlı çevik bir genç getirilseydi çok daha farklı olabilirdi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Takım da kötüydü, sadece stoper tandemi ile çözülmezdi o iş.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir