8 Nisan 2020 Çarşamba

Öyle isimleri iyi anıyoruz ki Servet Çetin için haksızlık oluyor


Hakkını yeterince teslim edemediğimiz futbolculardan biri olduğunu düşünüyorum. Dışarı çıksak ve 10 Galatasaraylıya sorsak 7'si iyi şeyler söylemez diye tahmin ediyorum. Futbolunu beğenmeyenler de çokça çıkar. Bunda kendi hataları da var tabii. Olaya profesyonelce yaklaşması hata değil. Oynadığı tüm kulüplere aidiyetle bağlanmadı ama elinden geleni yaptı. Fenerbahçe ve Galatasaray gibi takımlarda forma giydi, imkan olsa Beşiktaş ve Trabzonspor'da da oynardı. Oynadığı tüm kulüplerde de "şu takımlıyım" demezdi. Gördüğüm en önemli profesyonellerden.

Göztepe döneminde çok iz bırakmasa da, Denizlispor dönemi asıl piyasasını yaptı ve bir genç yetenek olarak Fenerbahçe'ye geldi. Garanti bir 11 futbolcusu olmasa da rotasyonun parçasıydı. O günlerde daha çok Shevchenko'nun belini kırdığı stoper olarak anılıyordu. Parlaması ise Sivasspor döneminde. Milli Takım'a kadar yükselmişti ve orada Gökhan Zan'la birlikte tandemi oluşturuyordu. Bu çıkışı da 1 sezon içerisinde yaptı.

Galatasaray'a geldiğinde 26 yaşındaydı. Gençleşiyor ve maliyetleri biraz daha düşürüyorduk. O yeni yapılanma içinde de bu denli önemli bir yer tutacağını düşünmüyordum. Şöyle diyeyim, 2007 / 2008 sezonunda kazandığımız şampiyonlukta bana göre takımın en iyisiydi. Hatta o kadar iyi bir stoper performansı gösterdi ki "elit" düzeydeki isimlerle kıyaslanacak noktadaydı. Hakkını yeterince teslim edemedik demem bundan.

Öyle isimleri iyi anıyoruz ki Servet Çetin için haksızlık oluyor. O sezondaki performansı bambaşka bir seviyedeydi. Sonraki sezonda da bu çizgiyi sürdürmüştü ama sakatlık dönemleri de çok oldu. Ayrıca takımın da dengesi bozuldu. Haliyle de Servet Çetin'in düşüş dönemi başladı. Takım kötü giderken de en iyi olmasını beklediğiniz ama kalitesinin aşağısına düşen futbolcular hedef alınır. Servet Çetin de bundan nasibini fazlasıyla aldı.

Rijkaard döneminde, teknik direktörle de sorun yaşadı. Oyun tarzına hiç uymuyordu çünkü. Rijkaard, geriden oyun kurabilen stoperleri seviyor. Servet Çetin ise o dönem için ne kadar iyi olsa da topla ilişkisi çok iyi değildi. Karakter olarak da sorun yaşamaya müsait. Rijkaard'ı yiyen ekipte olduğunu da düşünüyorum. Takım olarak iyice düştük tabii. O ara da "şu iyi" diyebileceğimiz çok az isim vardı. Kağıt üzerinde 2 tane Milli stoperimiz olsa da beklentilerden uzaktaydık.

Fatih Hoca, onu Sivasspor günlerinde Milli Takım'a alan teknik adamdı. Euro 2008'de de birlikte çalıştılar. Galatasaray'a geri dönünce de direkt olarak Servet Çetin'i 11 oynatarak başladı. Zaman içinde ise Ujfalusi / Semih Kaya ikilisine döndük ve Servet Çetin'i yedekler arasında dahi göremez olduk. Gökhan Zan daha iyi değildi ama daha uzun kaldı. Nedeni de rolünü kabullenmesi. Servet Çetin bunu kabul edemedi. 

Cem Sultan'la yaşadığı olay da vardı. Kendini bir anda herkesin üzerinde gördü. Biraz kibirlik hali vardı ki hatası da bu. Yoksa futbolculuğuna asla lafım yok. Hatta bazı dönemleri de ülkenin en iyisiydi. Marsilya'ya 8 milyon avro'ya gidiyordu, öyle bir değeri vardı. Başkanları vefat edince transfer yatmıştı. Biz de Servet Çetin'i satıyoruz diye, Beşiktaş'la sözleşmesi biten Gökhan Zan'ı almıştık. Sonrasında Servet Çetin elde kalınca yabancı stoper alamamıştık ve Rijkaard geldiği gibi kendisiyle alakası olmayan 2 stoperle oynamak zorunda kalmıştı.

10 yorum:

  1. onun kadar kazma kürek bir de mustafa sarp'ı sayarım. Fundemental bilginin zerresi olmayan, oyunculardı. Hadi mustafa sarp kazmaydı, beceriksizdi ama Servet ayrıca çeteciydi. Bir Ankaragücü maçı hatırlarım iç sahada 4-2 yenilmiştik sanırım. Alenen maçı takımı satmıştı. Rijkard'a yaptıkları kumpas dün gibi gözümün önünde. Dolayısıyla anılmaması hatırlanmaması kadar doğal bir şey yok.
    Böyle oyuncuların Galatasaray tarihinde yeri olamaz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim yıllardır anlatmak istediğim nokta işte. Futbolcuyu saha dışında sevmemen, saha içini de kötü görmene sebep. Bu hataya birçok kişi düşüyor ve x ismi sevmese dahi, hakkı olanın saha içinde hakkını vermiyor. Oysa saha içinde elit düzeyde kabul edilebilecek 2 dönemi var. Birinde de Marsilya transferi direkten döndü.

      Saha dışına katılıyorum, yazıda da var zaten. Galatasaray tarihi değil konu, futbolcu bazında konuşuyorum. Mustafa Sarp için kazma kürek demek dahi hata. Onun da iyi dönemi aklımda.

      Sil
  2. 2008 de emeği büyük. arda turan efendiden daha büyük.

    YanıtlayınSil
  3. o zamanlar çok iyiydi, marsilya transferi inşallah yatar diye düşündüğümü hatırlıyorum. transfer olamayınca da o sezon oyunu da düşmüştü. bu arada TT Arena'da ilk golü atan kişidir Servet. Yani adını bir şekilde tarihe yazdırmayı başardı :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Zirve dönemiydi ve elit isimlerle kıyaslanacak haldeydi. Gelip de kazma kürek denmesini kabul etmiyorum.

      Sil
  4. 07-08 sezonunun kahramanlarından biri..
    Sadece defans anlamında degil attığı kritik goller de vardi
    Zamanında Avrupa'yı gormeliydi bence
    Kendi kendini bitiren oyunculardan biri..
    Gaziantep maçında aldığı lüzumsuz kırmızı kart sonrasi tamamen gözden düştü..

    YanıtlayınSil
  5. Cussesine göre yavaş bir oyuncu da sayılmazdı. Sakatlıkları biraz fazlaca oluyordu.

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir