11 Nisan 2020 Cumartesi

Performans olarak en baskın gol ayağı hangisiydi?


Yakın dönem nostaljisi üzerinden gittim ve performans olarak en baskın gol ayağını sordum. Adaylar da Burak Yılmaz, Gomis ve Baros'du. Drogba, Elmander gibi isimlerin burada olmama nedeni "baskın gol ayağı" noktası. Gol sayısı anlamında daha ön plana çıkan 3 ismi öne çıkardım. Oyun içi katkısı yüksek forvetler gibi konular ayrı konu. Bu 3 isim de Galatasaray forması altında "maç başına gol ortalaması" sayılarıyla oldukça ön planda.

Gomis, yüzde 71.6 ile 1. olmuş. İtiraf edeyim, benim tercihim Gomis olmazdı. Ben ilk sırada Burak Yılmaz'ı düşünüyordum. Gomis'in 42 maçta 32 golü var. Maç başına gol ortalaması bir hayli yüksek. Gol etkisi gerçekten büyüktü. Gomis'e kadar bu konuda sıkıntı yaşadığımız sezonlar oldu. Gomis'i garanti golcü olarak görüyordum ve kazanılan şampiyonlukta payı büyüktü. 1. olmasını anlıyorum da, şu fark enteresan geldi.

Tercihlerden birinin Burak Yılmaz olması bundaki etkenlerden biri olabilir. Beşiktaş forması giyiyor, ondan önce Trabzonspor'daydı. Haliyle de Galatasaray kariyeri unutulmak isteniyor. Diğer neden de Gomis sonrası yaşadığımız sıkıntı ve ona duyulan özlem. Ayrılığının yanlış olduğunu düşünen birçok taraftar da var. Tabii bunda da haklı nedenler mevcut. Son ayrılan o olunca da en çok hatırlanan olabiliyor.

Burak Yılmaz, yüzde 17.4 ile 2. sırada. En azından 2. olmuş diyelim. Tekrar edeyim, benim tercihim kendisi. Galatasaray'da zirve dönemini yaşadığını düşünüyorum. Galatasaray formasıyla 141 maçta 82 golü var. Kazanılan 2 lig şampiyonlukta büyük katkısının olması yanında, Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale yürürken de gol krallığı yarışı veriyordu. Bir de uzun ve istikrarlı yıllar var. Tek sezonluk katkı değil. Elbette Gomis de daha uzun kalsa mutlaka bu rakamlar değişirdi. 

Burak Yılmaz'ın bir avantajı da çok iyi takımlarda oynaması. Ciddi kadrolar kuruluyordu ve o da hücum takımı içinde iyi besleniyordu. Tabii güçlü rakipleri de vardı. Mesela Drogba bunlardan biri. Drogba gibi bir ismin yanında ezilmemek önemli. Gol sayısını katladı hatta. Bu önemli işte. Burak Yılmaz'a da en çok saygı duyduğum nokta diyebilirim. Şu an Beşiktaş forması giymesi önemli değil, keşke bizde devam etseydi. Beşiktaş'a gitmeden, Diagne yerine de alabilirdik. Ya da Çin'e hiç gitmeyebilirdi.

Baros da yüzde 11 ile 3. oldu. Onun şanssızlığı sakatlıklar oldu. 116 maçta 61 golü olsa da çok daha fazlası olabilirdi. İlk sezonunda müthiş bir gol sayısı var. Rijkaard döneminde ise yaşadığı sakatlık sonrası bir türlü istikrar sağlayamadı. Çeşitli teknik adamlarla dönemleri oldu, ne zaman dönüyorum dese de istikrarı tutturamadı. Yine de unutamadığımız, garanti gol ayaklarından dediğimiz bir forvet. Sakatlıklar olmasa bambaşka şeyler konuşuyor olurduk.

13 yorum:

  1. Burak'ın o zaman için Çin'e gitmesi doğru karardı. Senin de her zaman söylediğin gibi zamanlı ayrılıktı. Yoksa işler çığrından çıkmaya başlayabilirdi. Tepki görmeye başlamıştı son zamanlarında, o yüzden tam zamanında gittiğini düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle öyle. deli ediyordu. rakip takımda gördüğüme en sevindiğim forvetlerden. burak gibi adam 20 atar ama 40 gole malolur. takım arkadaşlarını feci şekilde oyundan düşürür. iyi ki koptuk.

      Sil
    2. Burak Yılmaz'ın Galatasaray performansını izlemesem neyse derdim de, maalesef izledim :)

      İş çığrından çıkmaz, tepki herkese. Takım kötüydü, haliyle de en iyi olanlar günah keçisi olur. Alaksız zamanda gitti, getirdiği para da bir işe yaramadı. Cezayı yine yedik.

      Sil
    3. Adsız arkadaşa katılmıyorum. Tekrar takımımızda görmek isterdim. Bize yaşattıklarını unutmam mümkün değil. Sadece gittiği zamanın doğru olduğunu düşünüyorum. Keşke Çin'den geri direkt bize gelseydi. Hem aradan biraz zaman geçtiği için taraftar da tepki göstermezdi.

      Burak evet tepkinin en büyüğü, beklentinin en fazla olduğu kişi olan Burak'a idi. Ama gitmese Burak-taraftar kavgaları izler, sonra da ya bonservissiz ya da kavgalı bir şekilde gönderirdik. Şu an Burak'a sevgi duyuyorsak güzel ayrılmasına borçluyuz diye düşünüyorum.

      Sil
    4. Burak Yılmaz, Selçuk İnan gibi düşen bir isim değil, hala aktif. Diagne yerine almış olsan 10 milyonun cebindeydi. O 10 milyona da farklı pozisyonlara hamle yapardın belki de.

      Sil
  2. Gomis'dir kesinlikle... Gol deyince aklımıza Gomis geldi ilk oynadığı sezon ve sonrasında yokluğunda

    YanıtlayınSil
  3. Tercihim Milan Baros.. topu onune aldığında durdurulması zor bir forvetti
    Bana gore Galatasaray tarihinde son 20 yilda Jardelden sonra en iyi yabanci forvettir kendisi
    Burak Yılmaz senin dediğin gibi Galatasaray kariyeri icin en pik noktaydi
    Hakan Sukurden sonra gordugum en iyi yerli forvetdir kendisi
    Transferini cok istiyordum ve iyiki Galatasaray formasıyla izledik kendisini karakter bakımından problemli birisi ancak performansi ust duzeydeydi
    Rakip takım taraftarı bir yana kendi taraftarının sevmeyib islikladigi buna rağmen daim ayakta kalan bir isimdi ben boylesini gormedim
    Adam her deplasmanda isliklaniyordu kendi taraftarımız bile sevmiyordu Buraki buna ragmen Galatasaray kariyeri cok başarılı geçti
    Son yil yil bocalamaya başlamıştı ki satıldı

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sakatlanmasa dediğin konumda kalabilirdi, farklı noktadaydı. Sağlıklı olduğu dönemde gerçekten de durdurulması zor. Tekniği de vardı, daha klas bu isimlere göre.

      Sil
  4. Herkes duygusal bakmış bence. Ben Burak-Baros-Gomis sırası yapardım. Burak taraftara, Baros da Emre Belözoğlu'na kurban gitti. Gomis'in bu ikiliyle karşılaştırılması için Avrupa kupasında boy göstermiş olması gerekiyor diye düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gomis'i Baros'un önüne alabilirdim ben bir tek. Olay kariyer değil, Galatasaray forması altında ne yapıldığı.

      Sil
  5. Gomis'in 30 gol atması da tabii büyük bir etken ama onda çok ayrı bir hava vardı. Ben gomisten aldığım tadı yalan olmasın drogbadan bile almadım. Burak ise iyisiyls kotusuyle ama yuzde 90 iyisiyle galatasaray tarihine geçmiştir ve önlerdedir...

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir