18 Nisan 2020 Cumartesi

Prandelli'nin önüne öyle bir proje konuldu ve hayaller satıldı ki


Galatasaray'da "İtalyanlar dönemi" diye adlandırdığımız günleri yaşadık. Mancini ve Prandelli, kağıt üzerinde 2 iddialı teknik direktör. Mancini'nin şanssızlığı Fatih Terim'in yerine gelmesi ve ülkeyi hiç bilmemesi. 6+0+4'lük yabancı sınırının üzerine geliyorsunuz ve ülke futbolu hakkında pek bilginiz yok. Üstelik sezon başı da değil, 2 gün sonra çıktığınız maç Juventus deplasmanı. Şampiyon olamadık ama iz bırakan teknik direktörlerden biri oldu. Karakteriyle de, bazı başarılarıyla da kendisini kötü hatırlamam. O malum "ara transfer" döneminde de pek suçu olmadığını düşünüyorum.

Ünal Aysal vizyonu diye bahsettiğimiz bir şey olsa da, Fatih Terim'in olmadığı noktada içi boş bir vizyondu o. Sneijder, Drogba, Mancini ve son olarak Prandelli isim olarak ülke üzerinde hareketler. Ama teknik direktör açısından bakınca altları boş kaldı. Mancini'yle yolların ayrılmasının ardından da birçok teknik direktörün ismi Galatasaray'la anıldı. Bunlar arasında Tuchel de var. Bu arayışlar da Temmuz başına kadar sürmüştü.

Prandelli o dönem İtalya Milli Takım'ının başındaydı ve 2014 Dünya Kupası onlar adına iyi geçmeyince yollar ayrıldı. İtalya sınırları içinde büyük saygı uyandıran ve Verona, Parma, Fiorentina, İtalya Milli Takım kariyeriyle de iyi iş çıkarmış bir teknik direktör. 2014 Dünya Kupasının hemen ardından getirmek de ciddi anlamda büyük iş. Kupadan eleniyorsun, 10 - 15 gün içinde ilk kez ülke dışına çıkarmaya ikna ediliyorsun. Prandelli'nin önüne öyle bir proje konuldu ve hayaller satıldı ki hoca da kayıtsız kalamadı.

Altı boş demem bundan. Hayal satıldı ve hocadan da başarılı olması beklendi. Prandelli, Mancini gibi de değil. Daha önce ülke dışına hiç çıkmamıştı. Türk futbolu hakkında çok fazla bilgisi olduğunu düşünmüyorum. Bir de hazırlık zamanı da yok, ayağının tozuyla göreve geldi. Transferler yapıldı, bu sefer 5+3 gibi bir yabancı kontenjanıyla karşı karşıyaydık ve kısa vadede başarı bekledik. Önce o hayallerin içinin boş olduğu anlaşıldı, sonrasında da Ünal Aysal kaçtı gitti zaten. Yeni gelen yönetimle de Prandelli'nin başarılı olma şansı yoktu. Kim gelse yoktu aslında. Gelirken ne umdu, geldiğinde ne buldu.

Şampiyonlar Ligi hayal kırıklığıydı. Anderlecht maçında Chedjou'nun son dakikadaki şovu olmasa grupta da 0 çekecektik. Ligde orta şekerli gidiyorduk. Şampiyonluk yarışının içinde olsak da futbol keyif vermiyordu. Prandelli, bütün formasyonları denedi ve farklı dokunuşlar yapmak istedi. Sneijder'in 6 numaraya çekilmesi de bunlardan biri. Olmadı tabii, Türkiye'ye uyan bir teknik adam değildi. Mancini gibi de bir karakter değil, ilk kez ülke dışına çıkmış. Zaten Galatasaray sonrası da başarısızlıklarla dolu. Farklı ülke dışı maceraları olsa da yine yapamadı.

Hamza Hamzaoğlu göreve geldiğinde taşlar yerine oturdu ve şampiyonluk geldi. Prandelli devam ediyor olsa şampiyonluk gelmeyecekti. Bıraktığı bir iz de olmadı. Şu da Prandelli'nin imzasıydı diyemiyorum. Mancini ise farklıydı, onun birçok imza işi oldu ve karakteriyle de iz bıraktı. Bu tarz iddialı teknik direktörlerle yıllar içinde çalıştık ama istediğimizi alamadık. İşin zirvesi de Rijkaard'dı. Onu da sonra konuşacağız.

9 yorum:

  1. Tuchel - GS ilişkisi üzerine gelse nasıl olurdu o kadro yapısı üzerine oynatacağı oyun nasıl olurdu gibi bir analiz yapabilir misin hocam :)

    YanıtlayınSil
  2. bu adamdan nefret ediyorum. bunun yüzünden serimiz bozuldu. fb'ye süper kupa kaybettik. hiç yakışmadı bu yakın tarihimize.

    kötü hoca olduğu zaten bizden sonraki kariyeri ile iyice ortaya çıktı. yalnız fotoğrafta üstündeki çok güzelmiş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kötü td değil ama İtalya dışında yapamaması büyük eksisi oldu.

      Sil
  3. Birçok şey denedi böyle deneyen kötü giden taktikte ısrar etmeyen hocaları severim. Ekibinde de çok sağlam antrenörler vardı. Takım o sene iyi çalışmıştı Türkiye'deki tarzı bilmemesi en büyük sorunuydu.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mancini dönemi de çok sağlam teknik ekip vardı. Çok yararlanamadık sanki o isimlerden.

      Sil
    2. Futbolcu çalışmayi sevmediği için o tarz isimler Türkiye'de tutmuyor. Bizde antrenörden anlanan şey çok farklı maalesef.

      Sil
  4. Saçma bir tercihti. Garip kadro tercihleriyle hatırlarım. Arsenal karşısında Melo ileride Sneijder geride falan... Muslera da bir ropörtajında çalıştığı en kötü teknik direktör olarak belirtmişti. Selçuk İnan da benzer ifadeler kullanmıştı. Neyse ki Hamza hoca sayesinde sezonu iyi kapattık...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Melo ileride değil, en geride. 3lü stoperin ortasında.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir