11 Haziran 2020 Perşembe

İstifa eden tazminat almaz diyorlar da, tazminat almamak için istifa etmişti



6 yıl önce bugün Mancini'yle yollar ayrılmış ve kendisini en azından ben iyi hatırlamaktayım. 12.5 milyon avro'luk tazminatını almamıştı çünkü. "İstifa eden tazminat almaz" diyorlar da, tazminat almamak için istifa ettiğini kimse konuşmuyor. Galatasaray'da uzun bir dönemi olmasa da, sevgimi kazanmıştı. Fatih Hoca sonrası Galatasaray'da teknik direktörlük yapmak gerçekten zor. Takım ne kadar iyi olursa olsun, beklenti burada önemli nokta. O ağırlığı da ister istemez kaldıramıyorsunuz.

Gittiği günü de hatırlıyorum hatta. İstanbul'a yönetimle görüşmek üzere gelmişti ve herkes takımda kalmasını bekliyordu. Hatta ilk gelen haberler de bu yöndeydi. Ünal Aysal'ın kafasındaki isim ise Lucescu'ydu. O günlerde "bu iş bitti" diyenler dahi oldu. Lucescu ile anlaşma sağlansa da, Shakhtar ayrılığı gerçekleşmedi. Shakhtar'ın sahibi ile yaptığı görüşme sonrası devam kararı alındı ve Galatasaray'ı bir anda "fetret devri" tadında teknik direktör arayışı içinde gördük.

Mustafa Denizli de konuşuldu, Tuchel de. Arada başka teknik adamlar da geldi gitti. David Moyes'in İstanbul'a geldiği ve yönetime sunum dahi yaptığı söyleniyordu. Çıtayı da düşürmek istemiyorsunuz, iddialı bir teknik direktör arayışı vardı. Prandelli'yle de Temmuz ayının başında anlaşıldı. Ayağının tozuyla zaten kamp dönemi başladı. Bu süreçte doğal olarak transferde de geç kalındı ve yaşanılan başarısızlıkta bunlar önemli etkenler.

Mancini'ye dönersek. O da ayağının tozuyla Juventus deplasmanına çıkmış ve sadece 2-3 idmanla oradan puan çıkarmayı başarmıştı. Şampiyonlar Ligi'nde de Juventus'un önünde 2. olduk. Bu dahi kendisini iyi hatırlamam adına önemli bir sebep. Unutulmaz maçlardı çünkü, Şampiyonlar Ligi'nde seviyeyi düşürmemek önemliydi. Ligde ise ortam daha farklı, buraya alışana kadar iş işten geçti. Tam alıştı derken de ayrılık gerçekleşti.

Mancini gibi teknik adamlarla çalışmak zor. İddialı kadrolar ister çünkü, transfer bekler. Bunu da karşılamak imkansız. Ocak ayında bir değişim yaşamak isteseler de, enkazını kaldırmak yıllar sürdü. Telles ve Koray Günter dışındaki hiçbir ismin alınmaması gerekiyordu. Biraz da 6+0+4'de bizi zorladı. Yerliye yöneldik, yabancıda anlamsız işler yaptık derken bir kaos oluştu. Deplasmanlarda kazanamadık, iç sahada fırtınalar estirdik. Bu yol da deplasmanlardan geçiyordu.

4 yorum:

  1. Mancini her zaman iyi hatırlayacağımız bir teknik direktör,genel anlamda başarılı olup olmadığı tartışılar tabi, ama bu komple ondan kaynaklanan bir durum da değildi. Yalnız plansızlığa bakar mısınız... Futbolla arasında kalan bağ tartışmalı olan Mustafa Denizli ve Tuchel aynı dönemde düşünülebilen isimler. Nasıl bir panik havasıdır...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Doğaçlama işte, plan yok ki. Plan dahilinde hareket değil. Lucescu gelecek diye düşündüler, yoksa Mancini dahi devam edebilirdi.

      Sil
  2. Geniş imkanlarla çalışmayı seven bir teknik adam. Yabancı kısıtlanmasından sonra burda olmazdi. Galatasaray'i halen daha seviyor ve takip ediyor.

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir