21 Kasım 2020 Cumartesi

Şampiyonlar Ligi'nde, Atletico Madrid deplasmanında ilk 11 başladı


Şu kadroyu ara ara anıp, eskiyi yad etmek lazım. Galatasaray'ın vasatlaşmanın dibini gördüğü zamanların en büyük adımlarından biri. Şampiyonlar Ligi'nde Atletico Madrid deplasmanında 2 yemek mesele değil de (sonrasında çok daha iyi kadrolarla fark da yenildi), varlık gösterememek, maça inanmadan çıkmak çok canımı sıkmıştı. Hamza Hamzaoğlu'nun görevine yeni son verildiği ve Mustafa Denizli isminin açıklandığı ilk günler. 

Mustafa Denizli de takımının başında şu maça çıkmamıştı. Mancini'nin göreve geldiğinin 2-3 gün sonrası, Juventus deplasmanına çıktığını gördük. Olası bir hezimet ve kötü başlangıç yaşamamak adına, Mustafa Denizli'yi şu maçta takımının başında göremedik ve Kasımpaşa deplasmanını beklemişti. Eğer Taffarel'in telefonu olmasa İspanya'ya dahi gelmeyecekti. Taffarel'e bu anlamda saygım var. En zor zamanlar olsa da görevden kaçmadı.

Teknik direktörü takımının başında değil, kulüpte kaos var ve kimsenin inancı yok. Haliyle de hezimet kaçınılmazdı. Belki skor anlamında hezimet yaşanmadı ama futbol olarak bunu hissettik. En çok acı çektiğim maçların başında gelir. İlk andan itibaren varlık dahi gösteremedik ve rakibin 24 tane şutu vardı. Sadece 2 golde kalmaları büyük bir Muslera mucizesi. Ya da Atletico Madrid'in bulduğunda ezmeme, bir noktada durma mantığı diyelim.

Muslera
Denayer Chedjou Semih H.Balta
Jem Bilal
Sabri Sneijder Yasin
Podolski

Jem Karacan şu an nerede diye baktım. 31 yaşına gelmiş ve serbest futbolcu statüsünde. Hadi Galatasaray o dönem aldı da, orta saha rotasyonunun içini boşalttıktan sonra ona kalmak üzücü oldu. Şampiyonlar Ligi'nde, Atletico Madrid deplasmanında ilk 11 başladı, daha ne olsun. Şu kadro niye çıktı da diyemiyorum, kim oynasın, kim takımı hazırlasın ve kadroyu kursun. Teknik direktörü başında yok ki. 

7 yorum:

  1. Hamza Hoca o kadrodan verim alabilecek tek teknik adamdı. Kendi kurduğu kadroyla en azından sezon sonuna devam etmeliydi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. (Emre)
      Katiliyorum. Hamza hamzaoglu'nu begenmiyorum ama kalmaliydi. En azindan Ocak ayina kadar kalmaliydi. Mustafa Denizli'den daha basarili olurdu o kesin. Ama Hamzaoglu 'nun ayrilmasina da uzulmedim. Dursun Øzbek kadar Hamzaoglu'nun da, hatta daha fazla payi var takimin vasatlasmasinda. Son derece sacma isler yapti. Melo' ya koca yaz boyunca zaman tanidi. Jem, Selcuk, Hamit yeter bana dedi. Mario Gomez'e hayir dedi adam ya, niye Burak'i uzmesin diye. Aynen bu cumleyi kulandi bu adam. Cuneyt Tanman Konoplyanka icin ugrasti, Hamzaoglu onu da begenmedi. O yaz daha ønce olmadigi kadar ønemli isimler bostaydi.. Yok, Umut Bulut yetiyordu ona. Cok gereksiz yerli takintisi vardi Podolski'yi Dursun aldi hocadan bagimsiz. Yasin var diye onu da veto ediyordu. Hamzaoglu yuzunden øyle ønemli isimler kacirdik bedavaya o yaz dønemi.

      Sil
    2. Aldı da. O kadroyu korumak gerekirken, zayıflattık ve içini boşalttık. O geldi, bu gelmedi, onu istemedi gibi konulara girmek amacıyla yazmadım. Çok yazıldı çünkü :)

      Sil
  2. (nurika) doğru yapılanma olmayınca kadro planlaması ve akılcı transfer de olmuyor, Denayer'in bonservisini 10 kere alabilirdik o dönemde sacma sapan isimlere döktüğümüz bonservislerle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok da üzülmüştüm alamayınca. O dönem elden kaçtı, sonrasında öyle isimlere ne paralar döküldü.

      Sil
  3. Felaket bir dönemdi. Ama yine de en kötüsü Adnan Polat dönemiydi bence sportif başarı anlamında. 2010-2011 kadrosunun yanına hiçbiri yaklaşamaz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadro da fena değildi, bence bayağı çekişirler.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir