12 Şubat 2021 Cuma

Her şeyi geçtim, sağlık çalışanlarının yüzüne nasıl bakacaksınız?


Arda Turan'a 2 maç ceza verilen ortamda, Fenerbahçe'ye ne kadar ceza verilecek diye beklerken, cezanın sadece 72 bin TL olduğunu görmek muhteşem değil mi? Sağlık çalışanı kisvesi altında, stada alınan insanları ve onların da yaptıklarını hep birlikte izledik. Maçın ilk dakikasından itibaren küfür kıyamet, başka bir şey değil. Alınabilecek sağlık çalışanı sayısı belli iken, sağlık çalışanı değil de, binlerce insan stada alındı. Soran olursa "pandemi" bitti deriz.

Bunun cezası 72 bin TL ise, hepimiz yapalım bu işi. Açalım locaları, öderiz cezasını, ne olacak. Sezon sonuna kadar kaç iç saha maçın var hesap et, cezayı toptan dahi ödersin. İşin komiği ne peki, tribünde yaşananlardan kaynaklı Fenerbahçe sevk dahi edilmemiş. Haliyle de ceza almamaları sağlandı. Sevk edilmiş olsalar, tribünden, hatta yöneticilikten men gibi cezaları görmek durumundaydık. Fatih Hoca doğru yaptı, bizzat kendisi suç duyurusunda bulundu. Savcılığa gidin yani, şu görüntü yaptırımsız kalmamalı.

Pandeminin ilk gününden bu yana, sağlık çalışanlarının emeği ortada. Canlarıyla mücadele ediyorlar ve verdiğimiz kayıplar ortada. Senin şu yaptığın, sağlık çalışanlarına da ayıp. Onlar üzerinden, kendine çıkar sağlamaya çalışıyorsun. Nasıl bakacaksın yüzlerine? Bu olacakları da biliyorduk. Fenerbahçe'nin başvurusunun ardından, bunlar yaşanacaktı. Hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar, biraz daha nasıl kazanç sağlayabiliriz düşüncesi. Ne oldu sonunda, kaybettin. Yalnız kaybettiğin maç değil, 3 puan alırsın, kaybedersin. Yine yazayım, sağlık çalışanlarının yüzüne nasıl bakacaksın?

Selçuk Şahin, hakem odasının kapılarını yumruklamış, onca şey söylemiş ve 3 ay ceza aldı diye, Arda Turan'ın yaptığıyla bir tutanlar var. Dünya üzerindeki tüm soyunma odalarında emin olun ki bu var. O görüntü olmasa neyden haberiniz olacaktı? Soyunma odası adı üstünde, mahrem yer. Söylenen de ne maç görüntüsünde, ne de hakem raporunda var. İşin komiği, küfrün muhatabı dahi yok. Küfrü tasvip etmem de, sevinme anında, muhatabı olmayan bir sevinme biçimi diyeyim. 2 maç ceza verdiler. Arıyor adamlar, nereden kısarız, nereden vururuz diye.

Oğulcan Çağlayan'a verilen ceza ise skandalların ötesi. Fifa, futbolcunun yanında. Bu açıkça belirtilmiş ve emsal tonla örneği var. Hem de Türkiye içinde. Aurelio konusunu unutmadık, birebir aynı mevzu. Bekir Ozan Has ile alakalı da birebir aynı karar verilmiş. Oğulcan Çağlayan ise hem 1.2 milyon avro para cezasına uğruyor, hem de 3 maç ceza alıyor? Deniyor ki, sen kulübün malısın, futbolcunun söz hakkı yok. Sezon sonu sözleşmesi bitiyor, adamın gideceği belli. Galatasaray'la adı anılınca, hemen o opsiyon kullanılıyor ve futbolcudan habersiz. Futbolcu da sözleşmesini fesih ediyor.

Sonra diyor ki "bizi yarıda bıraktı". Opsiyonu kullanmasan böyle bir şey olmayacak zaten. Şundan da emin olun, futbolcu bize değil de Fenerbahçe'ye gitse, Rizespor'un böyle bir şikayeti olur muydu? Elbette olmayacaktı, hepimiz biliyoruz bunu. Yine de hata Galatasaray yönetiminde. Olay transfer yapmak değil, bunu her fırsatta söyledim. Yönetilemiyoruz diyordum ya, aslında temsil edilemiyoruz. Göz göre göre, bize gelmek için canını dişine takmış çocuğa ceza aldırdık. Sesimizi çıkaramadık. Tribünde yaşanan hadiseler de diğer konu.

12 yorum:

  1. Türkiye'de öyle bir ortam var ki "kimi kimi şikayet ediyoruz" dedirtiyor insana. Galatasaray'ın bu hukuksuz kararlar veren atanmış federasyon yönetimini FIFA ve CAS'a şikayet etmesi lazım. Ki Yusuf Günay da bugün bu yönde hareket edeceğimizi söyledi. Oğulcan da TFF'ye tazminat davası açmış ayrıca. Çok büyük bir kötülük ile karşı karşıyayız ama içim rahat çünkü iyiler daima kazanır. Mayıs'ta onların gözü önünde kupayı kaldıracağız.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gidebileceğimiz yere kadar gidelim de, Galatasaray yönetimi bu tarz konularda hiç güven vermiyor.

      Sil
  2. şike bunlarda ırkçılık bunlarda seyirci şikesi bunlarda virüse rağmen dolap çevirmek bunlarda. spor kulübü değil suç şebekesi.

    yaşı büyükler bilir. çizgi film vardı. bunlar "gerçek kötüler"

    YanıtlayınSil
  3. Oğulcan meselesinde hakkımızı fifada aramak zorundayız. Seyirci meselesi ise burda kapanmamali gereken her yere bu şikayet yapılmalı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hukuksuz o karar. Talimatlar ortada, hakkımızı her şekilde alırız.

      Sil
  4. Gerekirse uefaya hatta mahkemeye dahi gidilmeli. Cok zor bir şey değil. Sonuçta mahkemeler bunu engelleyebilir bence. Artık tff den bağımsız bir yapı beklemek doğru değil taraflarını tüm alt kurumlarıyla aleni olarak ayan beyan ettiler. Bizim için şu dakikadan sonra beyaz sayfa değil hukuk sayfası başlamalı. Uefaya dahi şikayetleri yapılmalı. Bu en doğal hak. Eger yönetim bunu yapmaz ise yurt içinden transfer dahi yapamaz hale geliriz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hakkımızı alırız o konuda, hiçbir kuşkum yok.

      Sil
  5. Arda ve Oğulcan vakalarının ikisi de hukuksuz.
    Arda'ya verilen cezanın bir emsali yok. Oğulcan konusunu ise kesinlikle Fifa'ya, CAS'a taşımalıyız.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yönetim güven vermiyor o konuda da :( Dirayet olsa, bunlar zaten başımıza gelmeyecekti.

      Sil
  6. Sevgili Burak; bu yönetim varken biz bunları konuşmaktan yoruluruz ama benzerlerini yaşamaktan kurtulamayız. Maç öncesi başkanın üstünü arayarak aşağılamışlar çıtı çıkmamış, basın toplantısında federasyonu "eminim iyi niyetle sadece 150 sağlık çalışanı alın dediler" diye aklayan, ben kadın voleybol maçında Ali Koç alkışla dedi diye FB'yi alkışladım diye güdümlü olduğunu itiraf eden, iletişim faciası ve aciz bir başkan varken biz bu tür haksızlıkları da yenmek zorundayız. Yeni yönetim siyasete kul olmayan ve Koç grubundan korkmayacak, şahsiyet sahibi kişilerden oluşmalı. Terim zaten saha içini bir şekilde çözüyor. Yönetimin işi sadece transfer ve ilişkiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum dediğine. Bu yönetimle gidebileceğimiz yer bir yere kadar.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir