25 Mart 2021 Perşembe

Burak Yılmaz, tek başına takım tadında


Trabzonspor'daki ilk döneminden bu yana, oynadığı her takımda iz bırakıp, geriye dönüp baktığında müthiş bir kariyer bırakıyor. Çin'e transferini nasıl görürsünüz bilmiyorum da, her geçen dönem daha da üzerine koyuyor. Bugün 35 yaşında, oyunu biraz daha yön kazanıyor. Galatasaray günlerini hatırlayın, net bitiriciydi ve Şampiyonlar Ligi ayarında bir golcüye dönüşmüştü. Bugün gelinen noktada ise, pas bağlantısında, oyun kurulumunda büyük önemi olan bir forvete dönüştü. Gollerini de atmaya devam ediyor.

35 yaşında, Lille'e transfer olmak değerli. Aynı bakış açısına, Galatasaray'da forma giydiği yıllarda sahip değildi. Avrupa'dan teklifler vardı çünkü, gitmek istememişti. Beşiktaş'ta sevilmesine, değer verilmesine rağmen gelen bu teklifi geri çevirmedi. Bu yaşta, Lille gibi bir takım tarafından isteniyor olmak bir yana, Ligue 1'de de harika performansı var. Şampiyonluk yarışı veren takımının en önemli kozlarından biri durumunda. Bu yükselişin Milli Takım'a yansıması da güzel oluyor.

Düşmüyor çünkü, çok çalışkan. Çalışmasanız bu seviyelerde tutunamazsınız. Sürekli üzerine koyuyor ve oyununa yeni yönler veriyor. Bu da kariyerini uzatması demek, her geçen zaman bambaşka bir Burak Yılmaz izletiyor. Ibrahimovic bambaşka bir seviye, amacım kıyas değil. Gidişat o yönde, bunu söyleyebilirim. Burak Yılmaz bu şekilde çalışmaya ve oyununa yön katmaya devam ederse, 38-39 yaşında da koz olmaya devam eder. 

Eskiden sık sakatlıklar yaşardı mesela, bu anlamda istikrarsızdı. Bugün daha diri ve güçlü. İyi bir profesyonel, kendine bakıyor, çalışıyor. Bir Galatasaraylı olarak da, içimde kalan en büyük yaralardan biri. Gitmesini hiç istememiştim çünkü, yok yere satılmıştı. Çin'den dönerken Galatasaray'a gelmeliydi. O olmadı, Trabzonspor'dan ayrıldığında yine Galatasaray forması giydirilmeliydi. Arda Turan / Fatih Terim barışının olacağını bilsem, o gün Burak Yılmaz yangını yapardım. Bilemedik.

Düşünsenize o Ocak ayını. Son ana kadar forvet aramıştık ve olmadık bonservise Diagne geldi. Mitroglou'nun kiralanması da ayrı nokta. O gün Burak Yılmaz'ı 0 bonservis, daha makul bir yıllık ücrete getirebilirdin. Hatta elinde harcayabileceğin bonservis bedeli vardı, Vedat Muriqi'yi de o denli parlamadan alabilirdin. Hem paran cebinde kalırdı, hem geleceğe yatırımın büyük olurdu, hem de daha net sonuç alırdın.

6 yorum:

  1. Gerçekten tek başına takım bu adam. 10 kişi kendi sahamızda hapsolmamıza rağmen 35 yaşında ipten alıyor takımı. Şenol Güneş maçı yaptığı değişikliklerle veriyordu resmen. Ama böyle anlarda parlıyor hep Burak.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Burak Yılmaz'ın her geçen yıl üzerine bir şeyler ekleyebilmesi muazzam olay.

      Sil
  2. Serbest vuruşta topu bıraktığı köşe muazzamdı fakat pozisyon da çalışılmışti sanırım biraz. İki oyuncumuzun boşalttığı noktadan gönderdi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir şey bu da. Bizim adımıza özlenen hareketler :)

      Sil
  3. şimdiye göre eskiyi değerlendirmek mantıklı değil. o dönem yolların ayrılması doğruydu.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiye göre değil, o gün de bunları söylüyorum. Galatasaray'ın en yanlış hareketlerinden biriydi.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir