11 Nisan 2018 Çarşamba

Çok kötü bir kadro mühendisliği


"Forma giyemememin en önemli nedeni eski teknik direktördü. Gelir gelmez bana ‘Sen benim tarzım değilsin. Ne yapmak istiyorsan yapabilirsin çünkü benimle süre alamayacaksın’ dedi. Benim de aslında bu andan itibaren biraz daha kendime odaklanma, daha fazla çalışma şansım oldu."

"Fatih Terim’in takımın başına gelmesi Galatasaray kariyerimdeki en anahtar noktaydı. Bana kendimi tekrar gösterme şansını verdi. Ben de ona saygımı bana şans verdiği an sergilediğim performansla göstermeye çalışıyorum. Artık tekrar hedeflerim için umudum var. Çünkü öbür türlü sadece maçları kenarda izleyen biri olacaktım. Terim geldiği günden beri hemen farkını hissettiren biri. Bir kere zaten geçmişi bunu gösteriyor. Biz büyük bir kulübüz ve büyük kulüplerin başlarında geçmişi önemli başarılarla dolu, güçlü karakterlerin olması gerekiyor. Bu, Galatasaray’ın ihtiyacı olan bir şeydi."

Galatasaray'ın kulübesinin zayıf olduğu bir gerçek. Yeterli alternatifimiz yok, bu da şampiyonluk yolundaki en büyük handikabımız. Başakşehir, Beşiktaş veya Fenerbahçe'nin bu anlamda çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Maçı çevirme noktasında kenara baktığında yaratıcı oyuncularına, kanatlarına ya da forvetine bakarsın. Galatasaray'da olmayan bu ve kaybedilen deplasmanlarda da Fatih Hoca'yı eleştirirken atladığımız nokta bu.

Tudor döneminde de sıkıntıydı elbette. Yalnız iki noktada Fatih Hoca'yla ayrılıyor ve bu nedenlerle de mazeret olarak kabul edemeyeceğim bir şey. Kadro kurulurken takımın başında o vardı ve kötü kadro mühendisliğinde mutlaka payı var. "Kulübe zayıf" diyerek kestirip atmak da işin kolay kısmı. Tudor bunu söyledi ve köşesine çekildi. Fatih Hoca'dan ise bunu hiçbir zaman duymadım ve kadroda yer alan her isim için bir şans vardı.

Donk da bunun en büyük örneği. Kendisinin de dahil olmak üzere kimsenin umudu yoktu. Ocak ayı gider ve yabancı hakkı boşalır diye bakıyordum ama gün itibariyle çok kıymetli bir alternatif. Hatta Fernando'nun yokluğunda bizi yarışta tutan isimlerden biri oldu. Donk'u silmek kolay olan, kimsenin umudu yokken kazanmaya çalışmanın ise altı çizilir. Fatih Hoca bunu yaptı, yapmaya devam edecek. Kolay olana kaçmıyor, bu anlamda da ürettiği bir mazeret yok.

Haliyle Tudor'dan ayrılır. Tudor bunu söylediğinde aldırış etmem ama Fatih Hoca söylediğinde durur düşünürüm. Badou Ndiaye gibi bir ismi de kaybetti üstelik, yerini dolduramadık. Nagatomo gelmiş olsa dahi Badou Ndiaye'nin yokluğunun handikabı çok daha büyük. Maalesef ki ne kadar yeni isim kazansa da onların bir maksimumu var, fazlası şu kısa zamanda olmuyor. En basitinden Okaka'yı boşuna istememişti. Eren Derdiyok'la ne durumdayız görüyorsunuz.

Sinan Gümüş bir noktaya kadar geliyor, ötesini almak zor. Donk iyi bir alternatif olabiliyor ama yaşı malum. Yasin Öztekin, Eren Derdiyok gibi isimleri saymıyorum. Kenarda bir tane güvenebileceğimiz hücum adamı yok. Yaratıcı oyuncu yokluğu da büyük eksiklik. Belhanda ve Feghouli dökülseler dahi bu yüzden sahada kalmalılar. Durum böyle olunca da doldur / boşalt gibi taktikler denemek durumunda kalıyoruz. Çok kötü bir kadro mühendisliği bu..

8 yorum:

  1. Biraz riskli olur ama yedekten gelenler güven vermiyorsa alttakileri denesek ne olur sanki?Evet fizik olarak yeterli düzeyde değiller ama belli olmaz bu işler.Bakarsın bi anda sürpriz biri çıkar ortaya.Başta da dediğim gibi bu çok riskli ama denesek ne olur?Ne kaybederiz?Belhanda yaratıcı bi futbolcu ve yedeği yok diyoruz.Atalay kadroda bulunsun işte.Belhanda kötüyse o girsin Eren gireceğine.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Şu ortamda alttakileri denemek onları kaybetmek anlamına gelir. Baskı var, ezilirler.

      Sil
  2. Burak bey ben kayseri macindaki gibi hamleler bekliyorum deplasmanlarda. Sagda rodri solda yasin gobekte feghouli olabilir. Cunku hala belhanda ve feghoulinin rol caldigini dusunuyorum. Ayrica bir ara fernando arkada onde feg. Belhanda ikilisine dair bir duzen konusuluyordu. Selcuk'un performansi bu ihtimali zayiflatti ancak tolganin bile solda oldugu duzeni hatirlayip varyasyon uretmeliyiz. Bence tam suanda bir cikis yakalama vakti. Kısır kadro icinde cok plansiz kaliyoruz. Şampiyonluk yarisinda olabilmek icin ufak bir kac dokunusa ihtiyac var bence. Elinize sağlik yazi için.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Deneyebilir hoca, bence mutlaka son 6 haftada da dokunuş gelecektir.

      Sil
  3. Kadronun dar olmasının en büyük handikapı Fatih Hoca'ya zaten! Çünkü hata yapma lüksü yok! Maç öncesi kurgusunda ya da maç içinde hatalı bir karar verirse o hatayı saha içinde telafi edecek oyuncu kalitesi yok elinde adamın! Gençlerbirliği maçında kötü oynayan Belhanda'yı bile oyundan çıkarma lüksü yok ! Çünkü ne kadar kötü oynarsa oynasın ona mecburuz, sahada ya da kenarda o kalitede kreatif bir yedek yok! Forveti çiftliyor ,oyuna giren Eren derdiyok sinameki herifin teki zaten, sakatlanır ya da sakattır vs vs! Bir ara o kadar çaresiz kaldı ki Donk'u 3. Forvet gibi ileri attı son dakikalarda belki bir hava topuna falan vurur diye! Sinan'ı sola koydu Feghouli sağda daha iyi belki birşeyler yapar falan diye düşündü ama sinan solda oynayabildiği oyunun yarısını bile solda beceremediği için oyun içinde silindi gitti! Zaten diğerlerini hiç söylemiyorum bile. Şampiyonluğu kaybetsek bile bu Fatih Hoca'ya yazmaz, taraftara hiç yazmaz. Bu iki unsur haricinde Florya'da, klüpte sorumluluk sahibi kim varsa onlara yazar! Bu da böyle bilinsin..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hoca da bunun altını çizmiyor, mazeret üretmiyor. Tudor kestirip atıyordu mesela.

      Sil
    2. Bir adam tek başına camiayı ayakta tutuyor şu an ve bir tane bile hata yapma lüksü yok!! Ne diyeyim Burak, yaramı deşme şimdi :)

      Sil
    3. Yapacak bir şey yok abi :)

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir