16 Eylül 2018 Pazar

Bu konuyu sadece Ozan Kabak ve Yunus Akgün'le sınırlamamak lazım


Oynanan maçların blog adına bir geleneği diyelim. Fatih Hoca'nın maç sonu verdiği basın toplantısındaki bazı söylemlerinin altını çiziyoruz. Kasımpaşa maçı ve Şampiyonlar Ligi adına da önemli söylemleri var. Özellikle de Ozan Kabak adına. Beklenti de onun üzerineydi, hocanın yorumu Ozan Kabak'ın geleceğine şekil verecek.

"Ozan defansın Serdar ile birlikte en iyisi diye düşünüyorum. Donk'u çekebilirdim ama Fernando'yu da dinlendirmek istedim. Bu tip maçlarda kazanırsınız, bu değerlendirmeye girer. Uzun yıllardır oynayan bir defans oyuncusu gibi oynadı, daha da gelişecektir. Ozan Kabak, naturası da iyi bir çocuk. Beyefendiliğiyle, öğrenme isteğiyle, ilişkileriyle çok iyi bir çocuk. İnşallah Galatasaray uzun yıllar bir oyuncu kazandı."

Hocanın imzası bu. İnandığı genç futbolcuyu kazanır ve onda ısrar eder. Rakip, şartlar değişmez. O formayı verme imkanı varsa verir ve iyi bir görüntü sonrası da ısrarcı olur. Şu performans sonrasında Lokomotiv Moskova karşısında da Ozan Kabak'ı izleyeceğiz, bundan eminim. 40 yıllık tecrübe izledik sanki, ayaklar hiç titremedi.

Milli Takım arasında belli ki Ozan Kabak'ı özel olarak hazırlamış. Donk'u stopere çekebilirdi ya da Ahmet Çalık'la da devam edebilirdi. O ise Ozan Kabak'a bu şansı vererek müthiş bir genç kazanmış oldu. En azından kariyeri adına ilk adımı diyelim. Bu sezonu özel kılan olan da bu gençler. Ozan Kabak ilk ateşi yaktı.

"Bu kadar üst düzey yıllar oynadık, bu kadar üst düzey takım idare ettik. Bazen 'VAR' 'yok' oluyor. Ben genelde konuşmuyorum ama ofsayt pozisyonunda herhalde kolu önünde. Emre'nin taç kenarındaki pozisyonuna, müdahaleye bir daha bakmak lazım. Bana kalırsa penaltı değil, ama oraya kalırsa penaltı. Penaltı 'VAR' da olsa, yok da olsa tartışılacak bir konudur. Bana göre tartışması yok ama karar 'VAR'ındır".

Bu konu önemli. "Var" olayının Galatasaray'a bir hayrı olduğunu şu ana kadar göremedik. Akhisar'la oynanan kupa maçını henüz unutmadık diyelim. Şimdi de Kasımpaşa karşısında verilen alakasız bir penaltı. Üstelik izleyerek bu yanlışın üzerini tekrar çizmek. Galatasaray'ın verilmeyen golüne bir şey diyemem, orada teknoloji konuştu. Bana verilen penaltının izahını kimse edemez. Söz konusu Galatasaray olduğunda "var" olayı bambaşka bir noktaya evriliyor. Fatih Hoca bu konuyla da uğraşacak gibi duruyor. Elbette bu sistem de hizaya gelecek.

"Bugün 2000 doğumlu 2 genç oynattık, Allah izin verirse, devre arasına kadar bu gençlerden 1-2 sürprizimiz de olabilir. En az sakatlığı yaşarız inşallah, kırmızı kart da zaten kabul etmiyoruz."

Bu konuyu sadece Ozan Kabak ve Yunus Akgün'le sınırlamamak lazım. Onlar ön plana çıkmış olabilir ama yine o jenerasyondan, hatta bir alt jenerasyon ya da 2001 - 2002'li futbolculardan da gelecek önemli isimler var. Tek tek saymama gerek yok, zaten çoğunu biliyorsunuz, blogda da konuşuyoruz.

Sürekli söylediğim gibi, hoca inandığı gence formayı verir ve onda ısrar eder. Yeter ki ışığı görsün. Burada iş futbolcularda bitiyor, çalışmayı bırakmamaları lazım. Ozan Kabak iyi bir örnek oldu. Bu örnek sonrasında eminim ki devamı gelecek. Mesela Yunus Akgün'ü yaz boyu takip ettim. Sürekli fizik çalıştı ve o çalışmanın meyvesini de bugün topluyor.

Zaten iyi jenerasyonlarımız vardı. Bu yaz dönemi bir de üzerine çok yetenekli gençleri takıma kattık. Yabancı kontenjanı ne olur bilmiyorum, en kötü halde dahi en az sıkıntıyı biz yaşarız. Şu aşamada bonservisli yerli almamıza gerek olduğunu düşünmüyorum. Alttan üretmeye başladık, 1-2 yıl içinde çok daha fazlasını konuşuruz.

"Evimizde ben geldiğimden beri 34 atmışız ve 4 yemişiz, 2'si de penaltıdan. Güzel bir istatistik bu."

Kendi sahamızda büyük bir coşkumuz var. Hemen hemen oynadığımız tüm iç saha maçlarını da domine ettik ve kazanıyoruz. Bu sezon da iç sahada puan kaybedeceğimize inanmıyorum. Genel istatistiğe bir katkı da ben yapayım, 4 golün 2'si penaltı, 1'i de Kucka'nın olmayacak golü. Akan oyunu iyi savunur olduk, duran top sorunu da çözüldü. İş deplasmanda bitiyor tabii, orada görüntü değişiyor. Umarım bu coşkuyu genele yayabiliriz..

11 yorum:

  1. liverpool gibiyiz, onlarda rakibi açana kadar sıkıntı yaşarlar ama attıklarında ise delik deşik ederler(tabi şu an o sıkıntıyı çözdüler) bizde böyleyiz alanya ve kasımpaşa maçı dağıttık rakipleri,set oyununu oynayamıyoruz ama hızlı hücumlarda çok iyiyiz özellikle ndiayeyi naby keita gibi düşünürsek daha da iyi olabiliriz,belhanda da mutlaka oynayacaktır o da geçişlerde iyi bir oyuncu topla uzun mesafeler gidebiliyor,hücum da garry-onyekuru-emre gibi düşünürsek, tam heyecanlanıyorum hocanın eren ısrarı geliyor aklıma...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Liverpool'un oturmuş ve büyüyen hücum setleri var. Bizim yok maalesef, hala kimlik arıyoruz. Ancak açık alanda çok etkiliyiz ve futbolcu profilimiz buna uygun. Set geliştirmek gerekecek.

      Sil
    2. bjk ve başakşehir neden çok iyi pas yapıyorlar çünkü buna yatkın oyuncuları var biz de ise bu tür oyuncu sayısı az(mariano,fernando) ,GS da ise alıp gitmeyi düşünen,tempo düşünen oyuncular var mesela ndiaye oğuzhan gibi tempo düşüremez alıp gider sürekli tempo yapar ki bizde bunu seviyoruz zaten ama demek istediğim istesek bile onlar kadar iyi pas yapamayız o yüzden tempoyu ayarlama konusunda sıkıntılar yaşayacağız belli ki, ş.liginde çok gerekli olacaktı bu

      Sil
    3. Golü bulana kadar zorlanıyoruz ama bu savunmayı açma sıkıntısı filan değil basbayağı yarı sahamjzdan çıkamıyoruz, çıktığımız da savunmadan uzaklaştırdığımız topların peşinden koşmamız

      Sil
    4. Beşiktaş pas yapıyor ama hücum planları sadece orta yapmak üzerine. Pas yapmak mesele değil aslında, önemli olan dikine ve hızlı oynamak. O oyuncu yapımız var ama hücum seti geliştirmemiz gerekiyor.

      Sil
  2. Fatih Hoca'nın gençlere yönelik olan söylemleri kulübün geleceği açısından umut verici. Sanırım sonunda yeni futbol düzenine, sürdürülebilir başarı için gençlere yönelik global politikaya biz de gireceğiz.

    Orta Avrupa'dan Avusturya, Belçika, Hollanda gibi ülkeler çoktan girdi. Yaş ortalamaları en fazla 25 olan kulüpler. Sürekli genç oyuncu çıkarıyorlar, scoutla buluyorlar, alıyorlar, satıyorlar bunun yanında da kulüp değerleri düşmüyor, yükseliyor.

    Dün Salzburg denilen kulüp bizden 10 gömlek aşağıdaydı. Şu an geldikleri yeri görüyoruz. Bugün konuştuğumuz isimler Soriano ve Alan da buradan çıkma oyuncular. Her sene en az 5 santraforları var. Patson Daka'yı aldılar mesela. Geçen sene U20 Dünya Kupası'nın sürpriz takımı Zambiya'nın en önemli oyuncularından biri.

    Şu an biz de o yola giriyoruz gibi. Yunus ve Ozan hamleleri gerçekten umut verici. Yunus kenardan girince sanki yedek kulübemizden dünya yıldızı girmiş kadar seviniyorum. Öyle bir iştahla izliyorum. Artık biz yabancı yıldızlar oynadığında heyecanlanan değil böyle gençler oynadığından heyecanan bir felsefeye sahip olmalıyız. Bütün camia olarak. Fatih Hoca'nın Milli Takım'daki son döneminde Arda ve arkadaşlarının biletini kesip gençlere yer vermesi onun bu felsefeye doğru gidişinin ilk kıvılcımlarıydı. Şimdi de öyle devam ediyor umarım böyle de devam eder...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Semih Kaya'da ilk çıktığı dönemde bu şekilde bizi heyecanlandırmıştı. Ancak Ujfalusi gittikten sonra, performansın da gözle görülür bir düşüş yaşamış, sonrasında ise iyi dip yapmıştı. Ozan Kabak da inşallah aynı şeyleri yaşamamayı diliyorum. En azından kendi gelişimine önem verirse Semih Kaya gibi bir duruma düşmeyeceğini düşünüyorum.

      Sil
    2. Semih bu sene toparlanıyor sene sonu Ahmet Çalık yerine uygun maliyetle kadromuza katabilirsek fena olmaz. Yabanci kontenjani düşecek gibi.

      Sil
    3. Bu yapı birden oluşmaz, zaman gerekiyor. O yönde de hamleler yapıldı ve bize beklemek düşecek. Ben umutluyum. Semih Kaya için ise ayrı bir yazı yazacağım. Sezona müthiş girdi, umarım sakatlanmaz.

      Sil
  3. Özellikle 2000 jenerasyonu çok iyi ve 2000 sonrası da iyi görünüyor bu jenerasyonlardan çok umutluyum.
    Lakin 1999 ve 1998 den de en azında 4-5 oyuncu çıkar gençlerde ışık var Birhan, Celil, Doğancan, Ahmet, Batuhan, Gökay, Çekdar, BatuhanAhmet, Metehan bu arkadaşlardan şans verilirse neden olmasın
    Ayrıca sadece yerli değil altyapıda yetenekli yabancı oyuncularda olmalı Sunday Alimi vardı mesela Ekong vardı mesela onlar tutmadı ama kapı kapalı olmamalı yetenek ve şahsiyet düzgün olduktan sonra yerli-yabancı fark etmez

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 2002 jenerasyonuna kadar ülkenin en iyisiyiz diye biliyorum. Sonrasına pek hakim değilim ama bu yapılar bir yandan da besleniyor.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir