27 Eylül 2018 Perşembe

SC nostalji #102; Ovidiu Petre


Geçtiğimiz günlerde muhabbeti geçince kendisini anmak farz oldu. Tepki gören, taraftarlarca ısrarla yuhalanan futbolcuları konuşuyorduk. O serinin halkalarından biri de Petre'ydi. Galatasaray'da forma giydiği 1.5 sezonda tepki yemediği bir gün yok diye hatırlıyorum. Genç yetenek olarak gelen ama hayal kırıklığı yaratan futbolculardan biri.

2003 - 2004 sezonundaki Tamas, Petre ve Bratu'lu transfer dönemini unutmak mümkün değil. Fatih Terim'in 2. döneminde neredeyse her transfer dönemi sıfırdan kadro kuruluyordu. 2003 - 2004 sezonunda da geleceğe yatırım olarak bu isimler takıma katıldı. O dönem Becali ile iyi ilişkiler vardı, transferlerin hikayesi ondan başlar.

Petre'nin farkı Tamas ve Bratu'ya oranla Galatasaray kariyerinin daha uzun olması. Tamas ve Bratu'nun farkı ise her ne kadar hayal kırıklığı gibi görünseler de dönemin şartlarında ciddi bonservis kazandırmış olmaları. Petre için bunu yaşayamadık, 200 bin avro gibi bir rakama ülkesinin yolunu tutmuştu.

Kariyeri de Romanya'da şekillenmeye başladı. S.Bükreş'de iyi bir dönemi var ve 23 kez Romanya Milli Takım formasını giydi. Bratu'nun kariyeri de aynı şekilde Romanya'da şekillendi. Tamas ise bu isimlerden bağımsız hiç de fena sayılmayacak bir kariyeri geride bıraktı. Her üç isim de o dönem için ciddi potansiyel olarak adlandırılsalar da Galatasaray formasıyla bunu başaramadılar.

Petre, defansif orta sahaydı. Çok güçlü diyemeyeceğimiz, daha çok pas aksiyonuyla ön plana çıkmaya çalışan bir futbolcuydu. Fizik avantajı olsa da bunu gücüyle besleyemediği için sertlikten uzak kaldı ve pozisyonu için caydırıcı bir isim olmadı. 2003 - 2004 sezonunda Şampiyonlar Ligi de dahil olmak üzere ciddi şanslar bulmuştu.

Hagi göreve geldiğinde ise onu stoper gibi oynatmaya çalıştı. Hatta 2004 - 2005 sezonunda stoperde bir maçını hatırlıyorum. Sezonun başıydı, performansı hayal kırıklığı olmuş ve yuhalanarak kenara alınmıştı. Süre aldığı son maç o olmuştu, sonrasında Song / Tomas ikilisi doğdu. Orta saha için de Conceicao o formayı kendisine bırakmadı, hatta Saidou'yu dahi birkaç maçta görebilmiştik.

Galatasaray'da attığı tek gol 2003 / 2004 sezonunda Malatyaspor karşısındaydı. Cesar Prates'in öne çıkan bir özelliği de uzun taç atışlarıydı. Yine uzun bir taç atışı sonrası ceza sahasının hemen dışından müthiş bir şut atmıştı. Aklımda kalan tek güzel anı da o..

8 yorum:

  1. Bu adamların üçünün de isimlerini daha sonraları hep duydum. O dönemler nerdeyse hicbir yabancı transferimizden istedigimizi alamamıştık. Song tomas iliç istisnadir sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2002 - 2003 ve 2003 - 2004 sezonları adına bu dediğin geçerli.

      Sil
  2. Kötü vasat alti bir adamdı, tamas tam bir şişirilmiş balondu, bratu tıpkı fabio pinto hızlı ama oyun bilgisi zayıf sürekliliği olmayan gol atacakmış gibi durup atamayan tiplerdendi.

    Bonservis zarari fazla yapmadik ama takim zayıfladı ve vakit kaybettik. Belki sampiyonluk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamas iyi paraya gitti, aynı şekilde Bratu da. Hatta Tamas iyi de bir kariyeri geride bıraktı. Tamas adına umutluydum, kalsa tutunabilirdi.

      Sil
  3. Ya bu eleman ya da Bratu, Tamas olmadığına eminim Steau'dan 2.5 milyon avroya alınıyor, Steau'nun kasasına 750.000 avro giriyor. Bunun da içinde bulunduğu transfer yolsuzlukları nedeniyle Popescu 1.5 sene hapis yatmıştı. Bizde "Steau'ya gitmediyse paramız nereye gitti. Yoksa bizi kakaladılar mı?" diyen olmadı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizden sonra da birçok transfer yaptılar. Becali imzalı işler bunlar. Galatasaray bu işlerden Petre haricinde büyük kazanç elde etti. Olay bizden bağımsız.

      Sil
  4. Bu tel (lakabiydi romanyada) icin denenmeden tu kaka edilip malatyaya kiralik gonderilen A.Saidou'yu...

    Ve...

    Başta Hakan tarafından olmak üzere (necati-karan-kabze formda olunca yer bulamama korkusundan tabi) takımca dışlanmasına rağmen koca orta sahayı Saidou ile birlikte kotaran (kanatlarda heinz şaş altan vardı) topsuz oyun tek pas nedir oyun zekası dogru yere kosu yapma nediri bilen sogukkanli gosterissiz bitirici Sasa Ilic'i anmak lazım.

    Elano ve Misimovic 'i topladan yillik 550 bin euroya oynayan Ilic in yari kalitesinde degildir. Ilic 8m euro bonservis 2m maasla gelseydi kibirli davransaydi kiymeti bilinirdi herhalde.

    Aşırı gereginden fazla deger görmüş yada tam tersi hak ettiği degeri goremeyenler diye bi seri yapmak lazim. Erhan Onal'dan baslayarak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erhan Önal'a yaşım yetmiyor ama izlediğim isimler içinden olabilir :)

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir