27 Eylül 2018 Perşembe

Seyreyle maziyi #46; Bir Barcelona deplasmanı


2001 - 2002 sezonu, bir Barcelona deplasmanı. Kadronun fotoğrafını görünce üzerine konuşalım dedim. Hatta Instagram'da da paylaştım ve altına "savunma" vurgusu yapıldı. Gerçekten de 11'e bakınca fazlasıyla savunmacı, hatta Galatasaray tarihinin en savunma ağırlıklı kadrolarından biri.

Akıllara Mustafa Denizli'nin müthiş Lazio kadroları gelse de durum farklı. O günün şartlarında işleyen bir savunma düzeninden bahsediyoruz. Zaten o kadro yapısında da bu tarz takımlara karşı ayakta kalmanın başka yolu yok. 

Bu işi de Lucescu iyi yapıyordu. O dönem Avrupa'nın dev takımlarıyla aramızdaki makas bugün olduğu kadar büyük değildi. Galatasaray'ın da 2000 - 2001 sezonunda mevcut kadrosunu koruduğunu görmüştük. 2001 - 2002 sezonunda değişti her şey, neredeyse sıfırlanmaya mecbur, ekonomik olarak sıkıntı yaşamaya başlayan bir yapı vardı.

O yapıyı da tüm şartlara rağmen Avrupa'da başarılı kılmak kolay iş değil. Şampiyonlar Ligi için savunma ağırlıklı bir yapı izlemek durumunda kalmıştık. Şampiyonlar Ligi ilk gruplarından çıktık, ikinci gruplarda ise son maça kadar mücadelemizi sürdürmüştük. Barcelona deplasmanındaki 2-2'yi unutamayız. 

Kağıttaki dizilime takılmamak lazım. O dönem dizilimleri gösterirlerken biraz daha karışık oluyordu. 5-4-1 gibi bir düzen vardı. Bülent Korkmaz, Capone ve Emre Aşık stoperde, Hakan Ünsal / Perez bekler, 4'lü orta sahanın solu Ergün Penbe, sağı Fleurquin (ikisi de orta saha özellikli), orta sahanın göbeği de Lucescu'nun prensi Bülent Akın ve Ayhan Akman.

Bülent Akın ve Ayhan Akman'ın ortak özelliği var. Her ikisi de Galatasaray öncesi hücuma dönük futbolculardı. Lucescu'yla tanışmalarının ardından ise defansif orta sahaya evrildiler. Bülent Akın'ın Lucescu sonrası kayıp olsa da Ayhan Akman bu sayede uzun bir Galatasaray kariyerini geride bıraktı.

Ergün Penbe'nin ayağının dışıyla yaptığı orta ve Ümit Karan'ın gol vuruşu. 2. golde de yine Ergün Penbe imzalı bir orta var ve Ümit Karan'ın direkten dönen vuruşunu sürpriz golcü Fleurquin bitirmişti. İlk yarısını 2-0 önde tamamladık, 2. yarının hemen başında Saviola durumu 2-1'e getirdi. Önce Capone kırmızı gördü, sonra Saviola ile 2-2'yi yakaladılar ve son dakikada Hakan Ünsal'ın da kırmızısı geldi. Şu ortamda 2-2 öyle müthiş bir skordu ki.

Lucescu'nun o dönemler adına hakkını fazlasıyla vermek lazım. 2000'li yıllarda Galatasaray ve Beşiktaş'ın hanedanlık olma yolunda büyük bir fırsatı teptiğini düşünüyorum. Bugünlerde Milli Takım üzerinden Lucescu'ya türlü eleştiri yapsam da o günün şartları bambaşka. Galatasaray'daki 2001 - 2002 sezonu da büyük bir ustalık eseriydi..

6 yorum:

  1. dünyanın en iyi teknik adamlarından biriydi şimdi ise birilerinin kuklası oldu

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Son dönemde bir ışık yandı yine. Devam ettirebilir mi emin değilim ama İsveç maçının ekmeğini uzun süre yemeye devam eder.

      Sil
    2. umarım futbola odaklanır artık

      Sil
    3. futbola odaklı da futbol ona odağını kaybetti :(

      Sil
  2. Bu kadroyla deplasmanda barcelonaya iki gol atabilen bir teknik adamdı. Kadro kötü degil ama isimler çok defansif...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O yapıyla da orada başka türlü ayakta kalamazdın.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir