25 Aralık 2019 Çarşamba

Türk basınından kim Nzonzi'yi bulacak ki bu açıklamaları alacak?


Nzonzi söyledi diye iddia edilen sözler üzerine konuşalım. İddia demem de gerçek olduğuna inanmamam yüzünden. Menajeri üzerinden de bir açıklama uydurulmuştu ki sonra yalan olduğu ortaya çıktı. Bu açıklamalar da benzer yönde. Türk basınından kim Nzonzi'yi bulacak ki bu açıklamaları alacak? Yurt dışında bir kaynak olsa neyse.

"Bu kadar ağır oynayan bir takımla hiçbir şey yapamazsınız. Takımda hızlı oynayıp hızlı düşünen oyuncu sayısı çok az. Bu ağır oyun ve ağır sistem değişmedikçe kim gelirse gelsin değişmeyecek. Suçlu sadece 1-2 oyuncu olacak."

Açıklama bu şekilde. Kendisine yöneltilen eleştiriler üzerine bir şey yazılmış ve saha içi yorumu yapılmış. Mantılı bir açıklama aslında. Galatasaray'daki sorun bence de futbolcu veya formasyon özelinde değil. Taktik sorunlar var ve bu takım çok durağan. Amansız pas özelinden kurulan bir kadro, tempodan çok uzaklarda.

Hareketsiz takım, topu herkes ayağına istiyor. Boşa çıkan, ön alana koşu atan, hareketlenen kimse yok. Nzonzi ve Seri gibi isimler pas özelliğiyle ön plana çıkar. Hareketlenen ve hücum ezberi olan takımlarda da o pas özelliği çok kıymetli olur. Biz de "pas" temeliyle sezona başladık, devamında da tempo dedik. Böyle deyince de Nzonzi ve Seri gibi isimler taca çıktı.

Yine de Nzonzi sezona iyi başlamıştı. Bir anda saldı kendisini ve fişi tamamen çekti. Sıfır hareket ve mücadele mantığıyla davrandı. Hatta öyle performanslar izledik mi acaba sabote mi ediliyoruz sorusu dahi soruldu. Takımdan kesilmesi doğruydu, kesilmesinin ardından çıkardığı isyan ise yanlış. Doğal olarak da kadro dışı bırakıldı. Son yılların en doğru kararı bu. Takımdaşlık duygusu yok çünkü. Gamsızlık bu işte.

Sorun şu. Kendisini Galatasaray'ın üzerinde gördü. O zaman sorarlar, neden geldin? Bir önceki sezon 30 milyon avro ödenen adam, ertesi sezon bedava kiralandı. Bunu o gün sorgulamadık, ismin büyüklüğüne kapıldık. Seri için de bu geçerli. Düşünmek ve daha iyi araştırmak gerekiyormuş. Nzonzi'nin haklı olduğu tek taraf olduğunu düşünmüyorum. Gittiği takımda da kendisine başarılar dilerim.

10 yorum:

  1. diyelim haber uydurma.. bu haberi yazan kişiyi kutlarım. çünkü takımdaki sorunu doğru tespit etmiş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Uydurma haberi asla kutlamam, çıksın kendi ismiyle yapsın bu yorumu :)

      Sil
  2. terimin taktiksizliği zaten bilinen bir gerçek.dünyada da benzer durumlar var.bazı hocalar liderliği ile ön plana çıkar.misal alex ferguson.bazı hocalar ise taktik ile kafayı bozmuşlardır.nagelsman tuchel misal.

    hem taktik hemde lider vasıfları olan hocalar az bulunur ve genelde de avrupanın ilk 10 kulübünde görev alırlar.

    terim liderlik vasıfları ile ön plana çıkan teknik adamlardan.bu liderlik vasıflarını özellikle yabancı oyuncular üzerinde kullanamadığı zaman bocalar (tabi bu arada nesil de(jenerasyon) değişiyor.oyuncu psikolojileride değişiyor.yerli yabancı ayrımı dışında.)

    terimin bence negatif başka yönü de skorlar kötü gittiğinde oyuncuları hedef almasıdır.yüksek egodan dolayı.milli takımda arda burak krizi işler kötü gittiğinde medyaya verildi.yani terimin işler kötü gittiğinde toparlayıcı bir yanı yok.ocak ayı deyip bazı oyuncuları yollamak bunu gösteriyor.

    özetle dünün arda turanı bugünün nzonzi si oldu.mantık aynı.

    kötü oyunla süper ligde hedefe varmayı fazla abartmamak lazım.zaten görüyoruz cl de neler olduğunu.başarılı oluyor durumu biraz yanılsama ve yerel dinamiklerdir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Taktiksizliği mi :) Şu dönem işler iyi gitmiyor da, beğenmemeniz, sevmemeniz her şeyi abartmak ve çarpıtmak olmamalı :)

      Dünya gegenpress'den bir haber iken, 96 - 2000 arası bunu oynadık. Hadi gel 3. dönemine, 4-4-2'ye dönüş, devamında 4-1-2-1-2 işleyen taktikler, düzenler, felsefeler.

      Fatih Hoca da taktik bilgisiyle ön plana çıkar ama diğer vasıfları daha baskın olduğundan bu görülmez. Ya da görülmek istenmez. Bu yaş ile de alakalı olabilir, hocayı sevmemek için görülmek istenmemesi kaynaklı da.

      Arda / Burak sürecinde son derece doğru davrandı hoca, bugün daha net ortaya çıktı bu.

      Sil
    2. sorun da bu. hala 2000 yılına dönmek. o tarihten sonra sadece kaos futbolu.

      Sil
    3. 2011 2012 sezonu futboluna kaos diyorsan ya hocaya ağır kinin var, ya da o döneme yetisemedin demektir. 2.si oldugunu sanmiyorum :(

      Sil
    4. 14:43 teki adsız arkadaş ben değilim ama yorumu isabet olmuş.
      2000 yılında yüksek presi keşfetmek önemli bi olay ama bunun taktiksel bir deha ürünü olduğunu sanmıyorum.oyuncuları deli danalar gibi koşturmak bişeydir ama herşey değildir.zaten bugün herkes koşuyor.o zaman sen bu koşmanın ötesine geçip başka bişeyler daha ekleyeceksin taktiğe.

      zaman geçti ve ne oldu?bırak yüksek pres yapıp üzerine başka şeyler eklemeyi yüksek presi bile kaybetti terimin bu galatasarayı.

      kaos futbolu bile aranır oldu.
      slavia prag ın cl de ölüm grubunda nasıl oynadığını gördük.zaman değişiyor hocam.yeni nesil teknik adamlar farklı düzenler geliştiriyor.

      özetle bir dönemin bittiğini söyleyebiliriz.

      Sil
    5. O dönem oynanan oyunu ve gegenpress'i sadece pres zannediyorsan yanlış yerdesin dostum :) yaşın genç belli ki, maalesef ben sana yetisemem :) çok yanlış yerdesin hem de.

      Sil
  3. Haber uydurma olsa dahi yapan kişiyi kutlamak gerekir.Kendi adıyla bunları yazsa bu kadar konuşulmazdı.O da Nzonzi adını kullanarak bu haberi yapmış tabi uydurma olup olmadığı da belli değil

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben uydurma haber yapan kimseyi kutlamam. Çıksın isim versin, öyle yazsın eleştirisini.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir