29 Mart 2020 Pazar

Yeni Hagi arayışlarının ilk ve belki de en güçlü ayağı


Galatasaray tarihinin en olmamış hikayelerinden biri. "Olmasaydı sonumuz böyle" denir ya, Felipe ile bu cümlenin altını doldurmak mümkün. "Yeni Hagi" arayışlarının ilk ve belki de en güçlü ayağı. Hagi'nin futbolu bırakmasıyla rafa kalkan "10" numara, Felipe'nin transferiyle birlikte raftan inmişti. Beklenti de doğal olarak olabildiğince büyüktü. 2002 / 2003 sezonuna girerken sayısını tam olarak veremeyeceğim kadar transfer yapan ve neredeyse 0'dan başlayan Galatasaray'ın saha içindeki aklı olmasını bekliyorduk.

Brezilya Ligi'nde oldukça büyük bir isimdi. Tek Avrupa hamlesi Galatasaray gibi görünse de, Alex de Souza örneği unutulmasın. Onun da başarısız bir Parma dönemi olmuş ve o ana kadar da Brezilya Ligi'nde müthiş işler yapmıştı. Fenerbahçe'de ise efsane oldu. Felipe de o potansiyelde bir futbolcuydu. Fatih Hoca, Fiorentina'ya gittiğinde de Felipe'yi istemiş ama alamamıştı. Diğer x Avrupa kulüplerinin de mutlaka teklifleri olmuştur. Ne kadar bonservise geldiğini hatırlamasam da ciddi bir yatırımdı.

Galatasaray'a transfer olduğunda 25 yaşındaydı. Yükselmek ve Avrupa'da ilerlemek adına en doğru zaman. Galatasaray da o dönem Şampiyonlar Ligi'nin en istikrarlı takımlarından biriydi ve 2 yıl öncesinde 2 Avrupa Kupası kazanmıştı. O dönem de hedef Şampiyonlar Ligi'ydi. Önceki sezon yaptıklarımızı hatırlayın. O istikrarı korusak ve yapının içinde Felipe büyüse oluşabilecek piyasasını tahmin dahi edemiyorum. 

Müthiş bir sol ayağı vardı ve oyun zekası üst düzeydi. "Yürüyerek adam geçen" futbolcular var ya, Felipe'yi ilk sıralara yazalım. Fatih Hoca da o dönem "çalım atamayacağı futbolcu yok" diyordu. Felipe'yi izlemekten keyif alıyordum. Uzun yıllar bu formayı giyebilse eminim ki efsane de olabilirdi. Maalesef o dönem Fatih Hoca'yı anlamak çok mümkün olmadı. "Koşmuyor" üzerinden Felipe'yi çok erken kesip attı. Herkesi koşmasını ve mücadele etmesini bekliyordu. Felipe ise bu tarz bir futbolcu değildi.

Lige de iyi başlamıştı oysa. Goller / asistler geliyordu. Takım biraz sallanmaya başlayınca ihalelerden biri de ona kaldı. Koşması beklendi ve olmadı. Hagi'ye imtiyaz veriyorduk mesela, saha içinde özgürdü. Aynı özgürlük Felipe'ye verilmedi. Doğal olarak da hayal kırıklığı oldu. Ocak ayında takımdan gönderildi ve ülkesine döndü. Biz de yerine Revivo'yu aldık. Bir hayal kırıklığı daha. Onun transferini de aynı olarak anlatırız.

9 yorum:

  1. muhteşem bir futbolcuydu. iddialıyım, 7-8 sene kalabilirdi ve alex ile unutulmaz bir rekabete girebilirdi.

    dediğin gibi çok da iyi başladı. çalımları pasları golleri her şeyi şahaneydi. kimse kusura bakmasın oyuncu kazanmasıyla ün yapan fatih terim bu defa oyuncuyu kaybetti.

    durup dururken kesti. hatta onla iyi anlaşan arif i de kesti. az koşmak falan bahane. felipe kararı bile terim'in ikinci gelişinde çok formsuz olduğunun ispatı gibi. sonu da kötü bitti zaten.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de hocanın 2. dönemini eleştiririm. Facia bir dönemdi. Çok fazla futbolcu öğüttük.

      Sil
  2. Sol dış ayağıyla dışa çalımı gelir aklıma hemen felipe denince..mental ve fizik olarak çok zayıftı

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Pozisyonunu iyi dolduruyordu. O pozisyon için üstün bir fizik beklenmez zaten.

      Sil
  3. Ne çok paramız varmış o zamanlar begenmedigimizi gözünün yaşına bakmadan gönderip yerine hemen yenisini alıyorduk o da kötü çıkıyordu genellikle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok çabuk öğütüyorduk. Cristian Correa geliyordu, onu beğenmeyip Ocak ayında Lukunku'yu alıyorduk gibi :)

      Sil
  4. 9-10 yaşlarindaydim o geldiğinde ama çok iyi hatırlıyorum onu. müthiş bi yetenekti. keita ve bruma ile birlikte izlemeye doyamadığım oyunculardan biridir. eskiden böyle saf yetenekler çok daha fazlaydı. günümüzde böyle doğal yetenekler çok az, özellikle de mental ve fiziksel güç yoksa tutunamiyorlar artık

    YanıtlayınSil
  5. bizim alex'imiz olabilirdi

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir