30 Mart 2020 Pazartesi

Lorik Cana'yı ister istemez Muslera transferi üzerinden okuyoruz


Lorik Cana'yı ister istemez Muslera transferi üzerinden okuyoruz. Transferin Lazio ayağını Cana sayesinde çözmüştük. Maliyetli bir transfer. Bonservisi yüzde 50-50'ydi ve Uruguay'ın Wanderers Montevideo kulübüne de 6 milyon 750 bin avro ödemiştik. Lorik Cana da hemen hemen bu rakama gitti diye düşünülmeli. Galatasaray'ın Muslera, Lazio'nun da Cana'ya olan ilgisi böyle bir transferin şartlarını oluşturdu ve tarihin en büyük işlerinden birine imza attık.

Lorik Cana için ise "yanlış zaman" diyorum. Galatasaray'a transfer olduğunda çok büyük ümitlerim vardı. Gittiği her yerde takımın kaptanı olmuş, liderliği ve savaşçı kimliğiyle nam salmış bir futbolcu. Marsilya taraftarının ateşini bilirsiniz. O takımda kaptanlık yaparken 21-22 yaşlarındaydı. Galatasaray'da da kısa bir zamanda kaptanlığı alacağını ve uzun yıllar devam edeceğine inanıyordum. Avrupa'da devam edebilirdi, o kalitesi fazlasıyla vardı. Ülkesine biraz daha yakın olmak adına Galatasaray'ı tercih etmişti.

2010 - 2011 sezonu Galatasaray adına kayıp. Geçtiğimiz günlerde de yazdım. Sezon başında o kadar kötü kadro kuruldu ki başarısızlık kaçınılmazdı. O transfer döneminde "Lorik Cana" nadir iyi işlerden biri olsa da kötü yapı içinde tutunamadı. Hazır olması belli bir süre aldı mesela, haliyle de yedek başladı. Rijkaard o kadar da fazla düşünmedi. Hagi geldiğinde ise Cana'yı direkt 11'e yerleştirmiş, hatta bir noktadan sonra stopere çekmişti.

Bu da kariyerini uzatan adımdı işte. Tabii işin ekmeğini biz değil, Lazio yedi. Lazio'daki kariyeri uzun sürdü ve ağırlıkla da stoper olarak oynadı. Mücadele ve fizik özellikleriyle ön plandaydı. Pas / teknik gibi konularda o kadar üst düzey de değildi. Stopere çekilince de mevcut özellikleri daha net ön plana çıktı. Mesela Hagi'nin Neill'i de orta sahadaki pas trafiğini yükseltmek adına stoperden orta sahaya çekmişliği de var. Bunlar hep iyi hamleler ama takımın temeli oldukça bozuktu.

Fatih Hoca takıma döndükten sonra da Cana adına umutluydum. İstanbul'daki ilk etap çalışmalarında da birlikteydiler. Lazio durumu oluşunca kamp dönemine katılmadı ve transfer bir süre sonra gerçekleşti. Fatih Hoca'nın elinde yeni bir Spartacus'umuz olabilirdi. Orta sahada değil de, yine stoperde izlemeye devam ederiz diye düşünüyordum. Bugün Donk'un neler yaptığını görüyoruz. O gün Cana çok daha fazlasını yapabilirdi. Galatasaray dönemi kötü geçti gibi görünse de, yanlış zaman demek gerekiyor.

4 yorum:

  1. Cana olsa Melo olmayabilirdi belki... Ama her ne olursa olsun bir sene daha dursa kulübün önemli isimlerinden önemli kaptanlarından birisi olurdu.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben Cana'yı daha çok stoper düşünmüştüm :)

      Sil
    2. Geldiğinde asıl mevkisi defansın önüydü diye hatırlıyorum.

      Sil
    3. Doğru biliyorsun. Asıl pozisyonu 6 numaraydı. Hagi onu stoperde denemiş, Lazio'ya gidince de direkt stoper oynamıştı. Kariyerini o pozisyonda bitirdi.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir