9 Nisan 2020 Perşembe

4'ünün ortak noktaları, o şampiyonlukta ciddi anlamda pay sahibi olmamaları


Bu ikiliyi birbirinden ayırmak mümkün değil. 2014 / 2015 sezonu transfer döneminin son günleri. Ünal Aysal'ın "transferin bitmesi için son günleri bekliyoruz, fiyatlar düşecek" demesinin ardından beklenti yükselmişti. İtiraf edeyim, bu ikili de kağıt üzerinde beklentiyi karşılıyordu. Tarık Çamdal konusuna girmiyorum, geldiği gün herkes bugün olduğu noktada değildi çünkü. İlk sıraya da beni yazın. Milli Takım'ın genç, potansiyelli sağ beki geliyor diye mutluyduk. Tarihin en kötü transferi olacağını öngöremedik. Yabancı sınırı da sizi bu duruma itiyor.

O yaz döneminde yapılan transferlere bakıyorum. Dzemaili, Pandev, Olcan Adın ve Tarık Çamdal gibi isimler kağıt üzerinde ne kadar iddialı değil mi? 4'ünün ortak noktası şu, o şampiyonlukta ciddi anlamda pay sahibi olamadılar. Hadi Pandev'i Türkiye Kupası için ayırayım. Türkiye Kupası'nda 10 maç oynamış ve 7 gol 2 asisti var. Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi'ne girmiyorum, ayakta dahi duramıyordu. Hele ki Şampiyonlar Ligi. Özel anlaşması mı vardı bilmiyorum ama sağlıklı olduğu her an 11'di.

Dzemaili'yi de ayırıyorum aslında. Hamza Hamzaoğlu, hakkını yedi çünkü. Ayakta duramayan Pandev'i dahi kazanmak uğruna büyük savaş verdi ama Dzemaili'yi kestirip attı. Napoli'den 2.35 milyon avro bonservis bedeliyle transfer etmiştik ve futbolcu 28 yaşındaydı. Prandelli günlerinde de orta şekerli bir performansı vardı. Hatta son dönemine doğru iyi bile gidiyordu. Dikine oynar, topla çıkar, orta sahada oldukça hareketlidir ve şut özelliği var. 

Sakatlıktan döndü ama forma yüzü göremedi. Sakatlık yaşamadan hemen önce de yükselmişti. Hamza Hamzaoğlu, Dzemaili döndüğünde düşünmedi bile. 4-2-3-1 oynuyordu ve ne 8, ne de 10 numaraya olduramadı belki de. Topsuz oyunda yok gibi bir yorumu vardı ki katılmıyorum. O sezon forma bulamadı, yazın Milli Takım dönüşü yine yüzüne bakılmadı ve transferin son günü, maaşının yüzde 70''i karşılanarak, 0 bedele Genoa'ya kiralandı.

O sezon da 14 yabancılı günler başladı. Biz ise 7 yabancıyla sezona girdik. Bu durumu gerçekten anlamıyorum. Genoa'dan Galatasaray'a döndüğünde ise umutluydum. Riekerink ona hazırlık maçlarında da şans verdi ama Selçuk İnan'ın yanında 6 numara gibi kullandı. O pozisyonda başarılı olma şansı yoktu. Bologna teklif yapınca da 1.3 milyon avro'ya satıldı. Sonrasında Serie A'da yürüdü, ABD'e gitti, İtalya'ya döndü, şimdi de Çin'e gidiyor.

Bir ilginç durum daha var. Korona salgınının Wuhan'da kök söktürdüğü günlerde Wuhan'a transferi açıklandı. O gün deli misin diyorduk, bugün ise dünyanın en akıllı adamı olduğunu düşünüyorum. Galatasaray'da ayakta duramayan Pandev de bugün dahi yürüyor. 36 yaşına geldi ama Inter'e dönüşü konuşuluyordu. Galatasaray'dan Genoa'ya gitti ve hala orada. Yıllardır da ilk 11'in vazgeçilmezi. Bizde ayakta duramıyordu.

2 yorum:

  1. Pandev gelirken burayı pek ciddiye almamış orası çok belliydi.
    Dzemaili ise bizden sonra çok iyi iş çıkardı özellikle milli takımda hep şans buldu. O dönem Selçuk'la aynı tarz diye düşünülüp pek düşünülmedi ama kalsa bizde de iyi iş çıkarırdı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ciddiye almak değil de, fizik olarak hiç hazır değildi. Öyle olmasa Türkiye Kupası'nda uçmazdı.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir