21 Nisan 2020 Salı

Geç keşfedilmesi de etken ama hırslı yapısı onu uçlarda yaşattı


Engin Baytar'la alakalı "hesapta olan katkı" diyebilir miyiz bilmiyorum. Gençlerbirliği ve özellikle Trabzonspor döneminde yeteneğinden kimsenin kuşkusunun olmadığı bir futbolcu. Şenol Güneş'in Trabzonspor'unda da müthiş bir iş çıkarmıştı. Hırslı, mücadeleci, dar alanda oldukça seri ve teknik özelliği de fazlasıyla yüksek. Orta sahanın merkezinde, sağında ya da 10 numara gibi oynar. Bu anlamda iyi de bir jokerdi.

Bu yetmiyor işte. Hırs noktasında zirveyi görüyor ve sorun yaşayabiliyor. Şu yeteneğe çok daha iyi bir kariyeri olmaması da bundandır. Bence çok daha fazlasını hak ediyordu. Geç keşfedilmesi de etken ama hırslı yapısı onu uçlarda yaşattı. Trabzonspor dönemi de iyi başlasa bile, son dönemde kadro dışıydı. Galatasaray'ın yeniden yapılanması da onun şansı oldu. Fatih Hoca, tam da istediği hocaydı ki bu buluşma sonrası yaşananları izledik. 

2011 / 2012 sezonu bizim zirve dönemlerimizden biri. Şampiyonluğu geçtim, oynanan futbolu uzun yıllar konuştuk, konuşmaya da devam edeceğiz. Engin Baytar da o yapının en önemli parçalarından biriydi. İlk etapta ağırlıklı olarak kenardan geliyordu. Sonrasında formayı aldı ama bir kırmızı kart cezası sonrası yine kaybetti. Ligin 2. yarısına yaklaşırken de geri aldı ve bir daha bırakmadı. Engin Baytar'ın yükselişi, üzerine Yiğit Gökoğlan'ın transferiyle Colin Kazım panik oldu ve takımdan ayrılmak istemişti.

4-4-2'nin kanatları orta saha özellikliydi. Bir anlamda da, Selçuk İnan / Melo ikilisini taşıyan ve tabela yapmasını sağlayan mücadeleyi de onlar sağlıyordu. 2'si de bir yandan hücum katkısı veriyordu. Özellikle Engin Baytar'ın dikine çıkışları çok değerliydi. Topla hızlıydı ve çok rahat rakip geçiyordu. 35 maçta 3 gol 8 asistlik bir katkısı var. Bu kadarını beklemiyordum mesela. İyi alternatif olur diyordum, o ise şampiyonluğun en büyük kozlarından biri oldu.

Yine de Galatasaray formasıyla da kırılmayı yaşadı. Oyununun üzerine koyması ve istikrarlı hareket etmesi gerekiyordu. O ise Süper Kupa maçında Cüneyt Çakır'la yaşadığı olay sonrası büyük bir ceza aldı ve bence futbol hayatı orada bitti. Uzun cezanın ardından geri döndüğünde etkili olamadı. Ertesi sezon için de sözleşme uzattı ama Fatih Hoca ayrılınca tamamen kayboldu. Sonrası da kademe kademe düşüş zaten. Bugün dahi amatör kulüplerde forma giyiyor.

Blogdaki tanıtımları da 1-2 kez tıklamayı unutmayın :)
Desteklerinizi bekliyor ve şimdiden teşekkür ediyorum.

7 yorum:

  1. O hırslı takımın Elmander ve Melo ile birlikte mücadele anlamında simge isimlerinden birisiydi. Kırmızı kart görünce çok üzülmüştüm. Çok daha karaktersizce hareketlere çok daha hafif cezalar verilirken Engin Baytar günah keçisi olmuştu.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kontrolü kaybetti bir an :(

      Sil
    2. Meireles, Emre Belözoğlu filan çok daha hafif cezalarla atlatmisti bir de indirim yapılmıştı onlara... Engin'e en ağır ceza verildi.

      Sil
  2. O takımın en karakteristik özelliğini sorsan, ''hırs'' denir. Melo, Ujfa, Elmander, Engin, Gökhan Zan, Ayhan Akman gibi oyuncular hırs konusunda voltranı oluşturdular. Diğerleri de onlardan geri kalmadı. Semih Kaya ve Emre Çolak'ın da kendilerini kanıtlama çabaları eklenince rakipler için çekilmez bir takım oluştu.

    YanıtlayınSil
  3. Maalesef Cüneyt Çakır yüzünden kariyeri bitmişti mental anlamda.

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir