12 Nisan 2020 Pazar

Linderoth için Galatasaray tarihinin en hazin hikayelerinden biri diyebiliriz


Galatasaray tarihinin en hazin hikayelerinden biri diyebiliriz. Bazı futbolcular vardır, az çok "kulüpte uzun yıllar kalacağını" anlarsınız. Çok gösterişli futbolları yoktur ama yerlerini de dolduramazsınız. Beşiktaşlı Atiba bugün adına müthiş bir örnek. Yaş 37 ama hala sahada, dolmuyor yeri. Yıllardır forma giydiği Beşiktaş'ta da kötü maçını pek hatırlamazsınız. Bizim de o rol adına en iyi adaylarımızdan biri Linderoth'du.

Galatasaray'a transfer olana kadar pek sakatlık bilmeyen bir futbolcu. Son Kopenhag macerası da 3 sezon geçiyor, 3 sezonun her maçı sahada ve 90 dakikalar çıkarıyor. Bu istikrarı Milli Takım'da da devam etmekte. Saha içi mesafe kat etme rekorları kıran bir futbolcudan bahsediyoruz. O sezon Lincoln gibi bir yıldız transfer etsek de, beni mutlu eden isim Linderoth'du. 3.5 milyon avro bonservise, tertemiz katkı verecek bir futbolcu. 

Galatasaray'a transfer olduğunda da oldukça iyi başladı. Sahaya müthiş bir enerji katıyor ve mücadele gücü de takımı ayakta tutuyordu. En son şu havayı Suat Kaya'da görüyordum. O da Uefa Kupası'nı kazanan yapının en güçlü ama en hakkı teslim edilmeyen futbolcularından biri. Bu tarz isimlerin kaderi genelde böyle. Yıldız değildirler, işin mücadele tarafında oldukları için de ön plana çıkmazlar. Oysa onlarsız olmuyor.

Linderoth'dan da beklenti tam olarak bu. "Yeni Suat Kaya" derken yaşadığı sakatlık silsilesi bir türlü bitmedi. Kalçasındaki bir kemiğin büyüdüğü söyleniyordu ve bunun da hastalık olduğu belirtilmişti. Detayını bilmiyorum tabii. 2007 / 2008 sezonunu bu yüzden kapatmış oldu. Onun sakatlığı sonrası da formayı Mehmet Topal almış ve gidene kadar da bırakmamıştı. Sezona öyle bir girmişti ki, ağzımızda tat bırakıp sakatlandı.

Sonrasında ertesi sezonu bekledik. Sezon başında şans da buldu ama yine sakatlandı ve sezonu kapattı diyebiliriz. Sadece 3 maçı vardı. Rijkaard göreve geldiğinde de "acaba bu sene mi" derken yine olmadı. 2 yıldır doğru dürüst top oynamadığı için bu durum onu çok geriye atmıştı. Sakatlıkları atlatmıştı, henüz 30 yaşındaydı da ama bir daha tutunamadı. Ocak ayında da sözleşmesi fesih edilmişti. Başka bir futbolcu olsa bu kadar beklenmezdi de. 

Haliyle de içimdeki en büyük yaralardan biri olarak kalmış oldu. Galatasaray efsanesi olabilirdi çünkü. Uzun süre bu formayı giyerdi ve Atiba gibi etki bırakabilirdi. Tecrübeli isim alınacaksa da bu tarz futbolculara yönelmeyi tercih ederim. Elmander de böyle değil miydi. Yüksek mücadele ama doğru maliyet. Elmander gibi İsveçli bir efsanemiz olsa da, Linderoth kendi adını çok daha öncesinden yazdıracaktı.

6 yorum:

  1. Ben de aynı şeyi düşünüyorum büyük beklenti şanssız sakatlık ve içimizde keşke diye kaldı.

    YanıtlayınSil
  2. Arda Lincoln Kewell Baros arkalarında Linderoth harika bir takım olurdu.

    YanıtlayınSil
  3. Şarkılae şiirler yasta dinleyerek okudum yazıyı emmoğlu duygulandırdın bizi :)

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir