12 Nisan 2020 Pazar

Lucas Ontivero, belki de Galatasaray tarihinin en karanlık transferi


Negatif nostaljinin dibini boylayalım ve "kutu kolayı" analım. Lucas Ontivero, belki de Galatasaray tarihinin en karanlık transferi. Bizden önce birkaç resmi bir maçı ya vardı ya yoktu. Uzun süre de denedik, idmanlarda gördük. 2 milyon avro bonservis bedeli, son sezonu 650 bin avro'lara çıkan yıllık ücret. Sadece Ontivero için de konuşmuyorum, o devre arasında gelen hemen hemen her futbolcuda benzer sıkıntılar vardı. Telles / Koray Günter ikilisini ayırırım bir tek.

Değişim denendi, büyük paralar harcandı ama hemen hemen kimseden alınamayan katkı. Ontivero için de yabancı kontenjanı açmaya çalışıyorduk bir de. Riera'nın sözleşmesinin bitmesine 6 ay kala fesih ettik, Amrabat'ı son gün kiraladık. Gerek var mıydı şu işlere? Ffp sarmalına ilk olarak takıldığımız ve anlaşma imzalamaya zorlandığımız sezondan bahsediyorum. Öncesi de büyük harcıyor ama kazanıyorduk. Kazanamadığımız dakika tablo bu.

Ontivero'ya dönelim. Tokatspor'la oynanan kupa maçında herkes gibi ben de heyecanlandım. Aguero ya da Tevez'i izler gibiydik, öyle bir performans. Enerji bitmiyor, rakip ceza sahası içinde etki yüksek. Gelecek sezonlar adına umutlanırken, performans orada kaldı. 2. bir iyi maçı olduğunu hatırlamıyorum. İyi maçı geçtim, 2. bir maçı olduğunu da hatırlamıyorum. 3 lig, 2 de Türkiye Kupası maçı var. Ligde sonradan oyuna dahil oldu. Kilolu görüntüsüyle de aklımızda kaldı.

Fiziği de ilginç. Kutu kola namı da buradan geliyor. Benzerlik gösteriyor çünkü. Böyle toplu bir hali var. Topla hareketliydi, bence de bir potansiyeli vardı ama çalışmayla alakalı düşüncesi yoktu. Piyasada olmayan, kimsenin konuşmadığı, belki de bilmediği için milyon avro'lar harcadık. Bize geri dönüşü ise 0'ın altında. MLS'e kiralanmasında bir tek 225 bin avro ücret almışız, başka yok. Sözleşmesini fesih etmek için de bayağı bir uğraşmıştık.

Galatasaray sonrası 11 farklı takım saydım, 9-10 tanesi de farklı lig. Kıtalara girmiyorum bile. En son Brezilya Ligi'ne gitmiş ve gezmeye de devam edecektir. Yaşı daha 25, gezmek için müsait. Bu saatten sonra kendisinden bir şey olmayacağı da apaçık ortada. Kendisi adına bonservis bedeli veren tek kulüp olarak tarihe geçmiş durumdayız. Gezdiği tüm takımların toplamı da Galatasaray'da kazandığı parayı geçmemiştir.

7 yorum:

  1. Amrabat, Riera gibi adamları silip neden bu oyuncuları getirdik o devre arasında anlamak mümkün değil.

    YanıtlayınSil
  2. oturmuş bi takım vardı ve bu yüzden sezon başı sadece chedjou ve bruma alınmıştı. ki 4 büyüklerin yazı sadece 2 transferle kapattığı görülmemiştir heralde. bu da sistemin oturduğunu ve işlediğini gösterir. ama taktik dehası mancini devre arası o takıma 9 transfer yaptı. sen takımı oturt ve yazı 2 transfer ile kapat ama başka biri o winner ve tarihi takımı yetersiz bulup ocak ayında 9 tranfer yapsın. fıkra gibi. ayrica o ocak ayının faturası da kulübe daha sonraki yıllar çok ağır yaralar vermeye devam etti.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mancini'lik durum yoktu sanki. En azından isimler anlamında.

      Sil
  3. o sezon devre arasında yöneticilerden ciddi komisyonlar alanlar oldu. şu adamın 2 mio bonservisinin en az yarısı gsli geçinen yöneticilerin cebine girdi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Galatasaray fakirleşirken birileri zenginleşti işte.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir