17 Nisan 2020 Cuma

O dönem kağıt üzerinde bakınca, 4-4-2'nin sağ kanadı Eboue / Hamit Altıntop oldu


Şu "korona" muhabbetinde Hamit Altıntop'tan reaksiyon beklesem de sesini dahi çıkarmadı. Fatih Hoca'nın, Hamit Altıntop üzerinde büyük emeği vardır. Özellikle de Milli Takım günlerinde. İlişkileri de iyiydi diye biliyorum ama varlığını dahi belli etmedi. Özelden yaşananlarla ilgilenmiyorum bile. Aramıştır, geçmiş olsun demiştir değil konu. Ortada "geliyorum" diyen bir sorun vardı ve hoca da bunun altını ısrarla çizmişti. Korktuğumuz da başımıza geldi. Hamit Altıntop ise hala bu TFF'nin içinde. Ondan yana beklediğimiz katkıyı da vermediğini düşünüyorum.

Futbol oynadığı dönemde de derdik. "Keşke federasyon başkanı olsa", "futbol aklı olsa" gibi yorumlar yapıyorduk. Türk futbolunun ötesinde düşünüyor ve konuşuyordu. Lafını esirgemezdi ve eleştirileri de nokta atışıydı. Şu federasyon yapısı içinde gördüğümde de mutlu olmuştum. Bir şeyleri değiştirebilir umudundaydım, o ise düzene ayak uydurdu ve eleştirdiğimiz isimlerden farkı kalmadı. Şu noktadan sonra beklentim de yok.

Galatasaray'a transferiyle de mutlu olduğum futbolculardan biriydi. O dönem için alabileceğiniz en iddialı yerli. Koskoca Hamit Altıntop. Schalke 04, Bayern Münih ve Real Madrid kariyerinin ardından geliyor. Yaşı da 29'du, en olgun dönemlerine yaklaşıyor. Geçmişinde ciddi sakatlıklar olsa da, sahada kaldığı dönemde en iyisini vermiş bir isim. Milli Takım'da da büyük oynamış, Bayern Münih'in şampiyon döneminde de sahada en iyisini vermiş. Mourinho da onu Real Madrid'e aldırdı. Belki iyi durumda değildi ama şu hareket dahi futbolcunun kalitesini gösterir.

Galatasaray'a gelişi de elbette yüksek bedellerle olacaktı. Bonservis olarak çok zorlamasa da, yıllık ücreti konuşuluyordu. O dönem kağıt üzerinde bakınca, 4-4-2'nin sağ kanadı Eboue / Hamit Altıntop oldu. Şampiyonlar Ligi seviyesinde bir sağ kanattan bahsediyoruz. Bir önceki sezon sağ kanatta Engin Baytar iyi işler çıkarsa da seviyeyi yükseltmek lazımdı. Hamit Altıntop'la da bunu başardık gibi göründü.

İlk sezondaki performansı da benim için yeterliydi. İstikrarsız gibi görünse de, Şampiyonlar Ligi ve ligde de büyük maçlarda kötü maçı yok. Hatta Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray adına en çok maçın adamı seçilen futbolcu. Maçların profili düştükçe onun da olaya odağı azaldı gibiydi. Bir de meşhur direkleri ekleyince kötü gibi anılır ama bence iyi bir performanstı. Büyük maçları kazanması adına gelmişti, kazandı da.

Kötü anılmasında sakatlık dönemleri de etken. Maalesef böyle bir sorunu var ve uzun ayrılıklar yaşatıyor. 2. sezonunda sakatlandığında sezonu kapattı. 3. sezonunda geri döndüğünde ise, özellikle Hamza Hamzaoğlu döneminde yine büyük oynadı ve şampiyonlukta pay sahibiydi. Melo'nun sakat olduğu dönemi hatırlayın, bence Hamit Altıntop daha büyük oynamıştı. Bana göre de Galatasaray'da en iyi dönemidir. 4. sezonunda ise yine sakatlandı ve sezonu kapattı diyebiliriz.

Ciddi maaşı vardı. Ciddi maaş da ciddi borç anlamına geliyor. 4. sezonu sonunda sözleşme yenilemesi bu yüzdendi. X takıma imza atsa 1 lirayı zor verirlerdi. Biz ise borcu böldük ve onunla devam ettik. O fizik yapısıyla şans bulması zordu tabii. O da alacağını almış olacak ki devre arasında kendisiyle yollar ayrıldı ve Almanya'ya döndü. Tüm bu sakatlıklara rağmen çok ciddi bir kariyeri vardır. Neredeyse kazanmadığı kupa yoktu. Galatasaray dönemi ise orta şekerli ama sakatlık ve bazı açıklamalar işin tadını kaçırmıştı.

2 yorum:

  1. Türkiye'de futbol alanında yöneticilik yapmak demek birilerinin istediği gibi davranmak zorunda olmak demek. Galatasaray'da basın toplantısında önüne gelene yargı dağıtmaya benzemez orası. Bir şekilde sustururlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hamit Altıntop'un da düzenin adamına dönüşmesi beni oldukça üzdü.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir