20 Nisan 2020 Pazartesi

O hayal kırıklıkları içinde de Xavier'i kötü hatırlamak istemiyorum


Renkli bir futbolcuydu. Bu yüzden de unutulmayanlar arasında diyebiliriz. İz bırakan bir futbolu yoktu ama hayal kırıklığıydı da diyemem. Orta şekerli bir futbolcuydu diyebilirim. O dönem çok fazla futbolcu geldi ve genellikle de istediğimizi alamadık. Birçok hayal kırıklığı yazabilirim. O hayal kırıklıkları içinde de Xavier'i kötü hatırlamak istemiyorum. Yerine gelen Frank de Boer çok daha kötüsünü yaşatmıştı çünkü.

Avrupa Şampiyonası ya da Dünya Kupası'nda parlayıp, transfer yapan futbolcular olurdu. Bugün olduğu gibi "scout" ağı geniş değildi ve bu şampiyonalarda parlayan çoğu futbolcu önemli transferler yapardı. Abel Xavier'i de bu halkaya dahil etmek mümkün. Müthiş bir Euro 2000 geçirmiş ve piyasa yapmıştı. Portekiz yarı final oynarken, o takımın en iyi isimlerindendi. O günler de Everton dönemine denk geliyordu. 2001 / 2002 sezonunun Ocak ayında da Everton'dan Liverpool'a geçmişti.

Liverpool'da ise hayal kırıklığı yaşattı ve sadece 1 sezon sonra Galatasaray'a 1.5 yıllığına kiralandı. 2002 / 2003 sezonunu düşününce karşımıza Almaguer gibi bir isim çıkar. Galatasaray'a geldiğinde de tanımıyordum, gittikten sonra da takip etmedim. Yeni Popescu arayışlarının ilk ayağıydı. Almaguer tutmadıktan sonra da o sezonun Ocak ayında yerine Xavier geldi. Bana göre profil olarak çok daha yukarıda bir futbolcuydu. Yaşı da 31'di ve 1.5 yıllık kiralık dönemini tamamlasa çok daha iyi hatırlanırdı.

Galatasaray'da da stoper / sağ bek olarak oynadı. Asıl pozisyonunun sağ bek olduğunu düşünsem de, o dönemler stopere geçiyordu. Ujfalusi gibi düşünün. O da bize geldiğinde ağırlıklı olarak stoper oynamaya başlamıştı. Oysa geçmişinde sağ bek oynamışlığı daha fazladır. Böyle futbolcuların bu yaşlarda pozisyon değiştirmesi genellikle kariyer uzatır. Xavier de bunu başarabilirdi ama transferde o kadar doyumsuz hareket ediyorduk ki Xavier'i de tutmadık. Çok iyi bir performans da değildi tabii. Yine de devam edilebilirdi.

2003 / 2004 sezonunun kamp döneminde Xavier'i deniyordur ve kalacak gibi duruyordu. Frank de Boer geldikten sonra ise direkt gönderildi. Bizden sonra da iddialı takımlarda oynamaya devam etti. Liverpool, Roma, Hannover ve Middlesbrough gibi takımlar var. Kariyerini de Los Angeles Galaxy'de bitirdi. Şu zamanlarda teknik direktörlük yapıyor ve ısrarla Müslümanlığa geçmesinin altını çiziyor. Bu genişte de Galatasaray günlerinin payı olmuş. Hayatında böyle güzel bir iz bırakmış olmamız hoşuma gitti.

2 yorum:

  1. Portekiz'in savunmasindaki sarı kafalı siyahi oyuncunun Galatasaray'da oynaması çok uzak ihtimal gibi geliyordu bana... Çok üst düzey iş çıkarmıştı milli takimda. Gelince çok mutlu olmuştum ama çabuk vazgeçtik.

    YanıtlayınSil
  2. O dönem çok ilerideydi zaten, bir anda düştü. Euro 2000'in en iyi isimlerinden.

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir