13 Mayıs 2020 Çarşamba

Galatasaray'da başlayan kariyer, Galatasaray'da bitebilir miydi?


Sizi bilmem de, Sabri Sarıoğlu'nu severim ben. Keşke bu forma altında futbolu bıraksaydı da. Hak etmişti çünkü, Galatasaray'da başlayan kariyer, Galatasaray'da sonlanmalıydı. Fatih Hoca da 4. döneminin ilk basın toplantısında bunun altını çizdi. Buradaki sorun şu, hatta Selçuk İnan da yaşıyor. Onun da burada bırakmasını istiyorum mesela. Yine de iş "saha içinde katkı alma" noktasına gelince sorun oluyor. Simge misali tutmuyoruz, sahaya atma gereksinimi duyuyoruz. Haliyle de beklenen katkı gelmiyor.

Sabri Sarıoğlu da son döneminde bu sorunu yaşadı. Gerçi onun yaşadığı düşüş o kadar da keskin değildi. Yapamadığı çok şey olsa da, en azından temposundan ve mücadelesinden ödün vermiyordu. Zaten futbolunun da en önemli özelliği buydu. Müthiş bir enerjisi vardı ve saha içinde basmadığı yer kalmazdı. Onu mücadele dışında farklı beklentilere sürüklediğimizde ise istediğimizi alamadık. Biraz da futbolcunun durumuna bakmak lazımdı. Belli noktalarda da kırılmalar yaşandı.

2015 / 2016 sezonuna girerken gibi. Bir önceki sezon gelen şampiyonlukta bana göre pay sahibiydi. Üstelik sezon başında kadro dışı bırakıldı ve kamp görmedi, uzun süre tek başına çalıştı. Bir noktadan sonra ise takıma alındığında forma direkt onun oldu. Sağ bekte Tarık Çamdal ve Veysel Sarı gibi isimlerle haliyle gidemedin. 5+3 gibi bir yabancı kontenjanı da var. O an Sabri Sarıoğlu ilaç oldu ve özellikle de Hamza Hamzaoğlu gelince performansını yükseltti.

Bir sonraki sezon ise 14 yabancılı düzene geçecektik. Şampiyonlar Ligi oynayacağımız için yabancı bir sağ bek gerekiyordu. Biz ise Sabri Sarıoğlu'na olmadık bir ücret verdik ve 1. sağ bek olarak tuttuk. Arkasında da Tarık Çamdal'la sezona başladık. Bu en büyük kırılmadır işte. O sözleşme belki 1 yıllıktı ama sonrasında hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Sabri Sarıoğlu bir süre daha takımda kaldı, 1 yıllık sözleşmeler yaptı ve maaş düştü. Yine de bir şey değişmedi.

Tudor dönemi yaşanan değişimde de kendisiyle sözleşme yenilenmedi. Enkaz hal vardı takımda, yeni yüzleri herkes bekledi. Bu yüzden de takım büyük oranda değişti ve iddialı isimlerle anlaşıldı. Yine de kalabilirdi diyorum, en azından futbolu burada bırakması sağlanabilirdi. Uzun yılları, çıkardığı iyi işler var. Arkasına dönüp baktığında ciddi bir Galatasaray kariyeri görüyoruz. Daha iyisi olabilir miydi bilmiyorum. İlk dönemi çok daha ciddi potansiyeldi.

Lucescu dönemi A takımla çalışmaya başlamış, Fatih Hoca'nın 2. döneminde ise bir anda takımın 11 futbolcusu olmuştu. İlk günlerinde 10 numaraya yakındı, sonra ofansif bir sağ kanat. Orta sahada da oynayabiliyordu tabii. Yıllar ise onu sağ beke çekti ve asıl pozisyonu bu oldu. Bana sorarsanız en büyük gelişimi Rijkaard döneminde sağladı. Arda Turan ve Sabri Sarıoğlu özelindeki dokunuşu çok kıymetliydi. Devam ettiremedi işte bunu, orada kaldı. Fazla sorumluluk almaya çalışınca da yapamadıkları üzerinden hatırlar olduk. Galatasaray formasıyla 471 maç, 23 gol ve 52 asist. Herkese nasip olmaz.

4 yorum:

  1. Hem Galatasarayliligini defolari olsa da hem de futbolculugunu begenirdim. Cok onemli bur figurdu. Hamza Hamzaoglunun yaz transfer sezonunun gunah kecisi yapildi zamli sozlesme aldigi icin. O yasta o kariyerden sonra Kendini ispatlamak icin gitti Goztepeye ve kanitladi da ligin en iyi sag beklerinden biri oldugunu yine gosterdi. Hic haketmemisti bunlari.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle, Göztepe döneminde de gayet iyi bir dönem geçirmişti.

      Sil
  2. Sosyal medya dünyasında çabuk harcanıyor böyle kulüp değerleri. Halbuki sonuna kadar canını dişine takıp Galatasaray için didinmis bir futbolcu. Kimseye bir türlü yaranamadi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O maaşlar ve yukarıdaki yorumdaki yıllar olunca algı değişti.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir