5 Mayıs 2020 Salı

Onu çok isteyen Gerets'e değil de, Feldkamp'a nasip olmuştu


Servet Çetin'i geçtiğimiz günlerde blogda andık. Yeni bir röportajını gördüm, üzerine de konuşmak isterim. Benim o yazıda verdiğim birçok detayın altını çizmiş. En önemli nokta da, "benim herhangi bir rengim yok" diyor. Hayatımda gördüğüm en profesyonel futbolculardan biriydi. Fenerbahçe ve Galatasaray gibi takımlarda oynadı ama bir kez "bu takımlıyım, şöyleyim, böyleyim" demedi. Şirin görünmek adına bu sözleri kullanan çok futbolcu gördük. Servet Çetin işine bakardı, yaklaşımı da son derece profesyoneldi.

"Sivasspor'da çok güzel sezon geçirdim. Galatasaray beni istedi. Onlarla sözlü anlaşmıştım. Fenerbahçe'de istedi. Fenerbahçe daha iyi teklif vermişti ama ben Galatasaray'a söz vermiştim. O zaman Erik Gerets vardı beni çok istedi."

Sözleşmesi bitmesine rağmen, iyi niyet adımı olarak çok az bir rakam ödenmişti diye hatırlıyorum. Fenerbahçe'de formayı kaybettikten sonra gittiği Sivasspor'da yeniden doğmuştu. Milli Takım'a yükseldi, hatta en önemli stoperimiz oldu. Galatasaray'a gelişi de bu açıdan önemliydi. Yeniden yapılanan takımın en güçlü kozlarından biri olarak, kazanılan şampiyonlukta da büyük pay sahibiydi. Gerets, bunu göremedi tabii. Feldkamp'a nasip oldu. Feldkamp da Servet Çetin'den maksimumu aldı, hatta kariyer zirvesini yaşattı. Euro 2008'e en iyi şekilde gitti.

"Ben oynamayı isteyen bir oyuncuyum milli takımdan döndüm. Hocam bir anda beni kesti. Suratım düştü. Toplantı yaptık, 'Neden böyle yapıyorsun' dedi. Sonrasında antrenmana çıktık, antrenmandan sonra çıkmadım takımla. Rijkaard'ın yardımcısı geldi. 'Neden böyle yaptın' dedi. Ben dedim 'Neden beni kestiniz. Bunu öğrenmek isterim'. Sonra 'Haklısın hoca adına senden ben özür dilerim. Bir daha böyle bir şey olduğunda nedenini sana söyleyeceğiz.' dedi. Sonra olay tatlıya bağlandı."

Bu tarz sorunları da kariyeri boyunca yaşadı. Daum'la da böyle bir olayı var, onu da anlatıyor. Rijkaard yazısında da belirtmiştim, çok tutmadı Servet Çetin'i. Sezon başlarken, Servet Çetin uzun bir sakatlıktan dönüyordu. Yaz döneminde birçok Avrupa Ligi eleme maçı oynadığımız için de hazır olması kısa sürdü. Bir de o dönem Marsilya transferi konuşuluyordu, ciddi rakamlar vardı. Hatta biz de Gökhan Zan'ı, Servet Çetin giderse diye aldık. Servet Çetin de kalınca, Gökhan Zan'la birlikte kullanılmak durumunda kaldılar. Yeni bir yabancı transfer almak lüks kaldı. Bir de Emre Güngör var takımda, o da şampiyonluk görmüştü.

Servet Çetin / Gökhan Zan, o dönem Milli Takım'ın stoper tandemiydi. Rijkaard, stoperlerin orta sahaya kadar yaklaşabilmesini ve geriden iyi oyun kurmasını ister. Bu 2'linin ise olmayan özelliklerini saysak, ilk sıraya yazacağımız şeyler. Haliyle de Servet Çetin'in düşüşü kaçınılmazdı. Tabii o dönem için iddialı bir stoper olunca da "neden oynamadığı" konusunda isyan etti. Bir dönem de genç futbolcumuz Cem Sultan'la yaşadığı bir olay vardı. Ona da "ben Servet Çetin'im" üzerinden bir mesaj vermiş, futbolcunun sezon sonunda Galatasaray'dan ayrılığını izlemiştik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir