17 Ekim 2020 Cumartesi

Hatta bugünden o güne bakınca, o dönemki beğenimin de üzerine çıktım


Hagi'nin Galatasaray'daki ilk teknik direktörlük deneyimini başarılı bulanlardanım. Hatta bugünden o güne bakınca, o dönemki beğenimin de üzerine çıktım. Yeniden yapılanma fırsatını kaçırmışız diye de düşünüyorum. Bazı dönemler iyi jenerasyonlar yakalıyoruz. O dönem de 86-87-88'li futbolcu grubunun yeni yeni ortaya çıktığı zamanlardı. 2004 - 2005 sezonuna bakınca da, Hagi'nin bu çocuklar üzerine düştüğünü ve biraz daha devam ediyor olsa, onlara döneceğini görebiliyoruz.

Schalke'yle deplasmanda oynanan hazırlık maçı ya da kendi sahamızdaki Aek maçları gibi örnekler var. Ağırlıklı olarak Galatasaray altyapısından yetişen çocuklarla kazanılmış maçlar. Hagi de bu gençleri işaret ediyordu. Fatih Hoca'nın 2. yılı olabildiğince başarısızdı. O kadar çok isim geldi gitti ki, 2003 - 2004 sezonuna bakınca elde bir enkaz oluştu. Ekonomi de cabası. 2004 - 2005 sezonuna girdiğimizde çok fazla transfer yapamadık. Aldığımız isimlerin de bonservisi yoktu.

Hagi'nin de hataları var tabii. O dönem, teknik direktör için biraz tecrübesiz ve gençti. Fevri de bir insan, anlık kararları olabiliyor ve kestirip atıyor. Kendi sahamızda kaybettiğimiz Gençlerbirliği maçında, Hakan Şükür / Cafercan Aksu değişikliğinin, Cafercan Aksu üzerinde olumsuz etkisi oldu. Ya da kupa finalinde farka koşarken, Ribery'nin kenara alınması. Hakan Yakın'ı da hiç düşünmedi, bu da yanlıştı. Bunlar aklıma gelen ilk hatalar. Elbette başkaları da vardır. Yine de o kadro yapısıyla, şampiyonluk mücadelesi vermek dahi büyük iş.

Fenerbahçe'nin yükseldiği ve iyi kadrolar kurduğu dönemler. Ocak ayında Anelka'yı getirebiliyorlardı. Sezon başında da Alex gelmişti. Biz ise bonservissiz Conceicao'yu almak için büyük uğraşlar veriyor, Ocak ayında kimsenin tanımadığı Ribery'i alıyorduk. Sonrasında o Ribery müthiş isim oldu, ayrı konu. Gerets'in de hakkını yemeyeyim. Onun döneminde de ekonomik sorunlar vardı ve transferde agresif olamıyorduk. O da birçok gence şans vermiş, hatta ısrarcı da olmuştu.

Hagi de bunu yapacaktı. Yaptı da bir anlamda. Ülkesine döndüğünde, kurduğu takımla birlikte, bir anlamda Romanya futbolunu ayaklandırdı. O gençlerle şampiyonluk da kazandı, birçok ismi de Avrupa'ya pazarladı. Kendi oğlu da dahil olmak üzere. Teknik direktörlüğe devam edip etmeyeceğini bilmiyorum. Uzun zamandır kendi sahibi olduğu takımın teknik direktörlüğünü de yapıyordu ve yatırımcılar gelince o işi bıraktı. Belki günün birinde 3. Hagi dönemini de konuşuyor olabiliriz.

6 yorum:

  1. ilk gelişi bence yanlış değildi ama ikinci gelişi çok yanlıştı. tam karmaşanın içine geldi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kendi de kabul etti o durumu. Sezon başı olmadan gelmem diyor.

      Sil
  2. 2005 hagi şunu ispatladı. iyi idman yapan, iyi kötü sistemi olan bir takım zirveye oynar. cihan ve orhan gibi beklerle de oynar. uyumlu parçalarla klasik 4-4-2 yap devam et. maceraya gerek yok.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tabii o dönemler takımın ismi de en kötü şartlarda oynuyordu. Bugün kalmadı.

      Sil
  3. O takımda oyuncu kalitesi yüksek değildi ama yine de sağlam bir takım ve oyuncu yapısına uygun taktik vardı.
    Ayrıca Necati Ateş gibi hem orta saha hem forvet oynayan çok süper bir yetenek vardı takımda. Bugün olsa Avrupa takımları sıraya girerlerdi Necati Ateş için.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mücadele de vardı, genç isimler, uyum. Hakkı verilmedi o takımın.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir