Galatasaray'ı yeniden ayağa kaldırmak, sadece "yönetim" ve "teknik direktör" değişimiyle imkansızdı. Ciddi bir enkaz oluştuğunu kabul edelim. Bir önceki sezonu 13. bitirmişsin, kadro kaliten yerlerde. Yeniden yapılanmak zorunda olduğun kadar, kaliteyi de arttırmak zorundasın. Galatasaray, bunu başardı işte. Ortaya koyulan "vizyon", beraberinde kaliteyi getirdi. En büyük pay sahibi elbette Okan Buruk. Vizyon konusunda ise Erden Timur'un katkısı çok büyük. Vizyon ve onun getirisi olan kalitenin sahaya yansıması ise en başta Icardi'yle mümkün oldu. Gomis / Seferovic rotasyonuyla yürüyebiliriz dediğin ortamda, bu işin böyle gitmeyeceğini görmen adına iyi ki süre vardı.
Seferovic'in Ümraniyespor maçının başlarında boş kaleye gol atmaya çekinir hali, Galatasaray'da yeni forvet arayışını başlattı. O andan itibaren "kaliteden" ödün veremezdin. Icardi transferini o kadar kısa sürede bitirip, maddi olarak çok uygun şartları oluşturman büyük işti. Wanda Nara'yı sevmem ama kabul edelim ki bu transfer biraz da onun sayesinde. Icardi'nin iknası noktasında büyük pay sahibiydi. Icardi'nin o gün Türkiye'ye gelme niyeti yokken, bugün ise buradan ayrılmak istemiyor. "Geri döndü" çünkü, yine adı en tepede. Inter forması giydiği dönemde, Serie A'nın en iyi 9 numarası ve o takımın kaptanıydı.
İtiraf edeyim, Icardi transferinden çekiniyordum. Sorunlu futbolcu imajı vardı. Galatasaray'daki ilk haftaları, özel izin alıp, Arjantin'e gittiği gün, bu işin yürümeyeceğini dahi düşündüm. Ama o verilen izin, Icardi'nin Galatasaray'a duyacağı aidiyeti beraberinde getirdi. Galatasaray'a öyle bir aidiyet duydu ki sakat sakat, haftalarca sahada kalmak için çaba gösterdi. Bu takım Falcao'yu gördü. Rüzgardan etkilense, 2-3 ay sakat kalırdı ve bazı deplasmanlara gitmemek için çabalardı. Icardi ise her an, her yerde. 2. sezonunda, Ghezzal'ın "malum" hamlesi sonrası eski kıvamına dönemediği doğru da, kendisi adına her "fizik" koşulunda katkı vermesini bildi.
İlk sezonunda, Türkiye Ligi'nin en iyisiydi. 2. sezonunuda gol kralı, bu sezon ise müthiş bir 12. adam olma yolunda. En kötü sezonu diye adlandıracağımız şu dönem dahi "gol sayısı" şaka değil. Son haftalarda da fizik olarak toparladığını, daha diri olduğunu ve etkisinin yükseldiğini görüyoruz. Bu Icardi'yle de yola devam edersin. Büyük bir sakatlıktan döndü, yaş haddi vardı. 33. yaşına dün girdi, bu unutuluyor. Sakatlıktan erken döndüğü de unutuluyor. Ekim gibi oynaması beklenirken, Ağustos ayında süre almaya başlamıştı. Adam "sahada" olmak isterken, biz bu durumu yadırgıyor ve eleştiriyoruz. Toparlanması uzun sürse de, toparlandığı an sonrasında ondan daha iyi bir alternatif var mı?
Sadece "sahada" katkı vermedi, kitleleri peşinden sürükledi. Onun bu etkisiyle birlikte, yeni yüzleri de Galatasaray'a kazandırdık. Bugün için Osimhen ve Sane konuşulurken, o kapıyı Icardi'nin açtığını unutmayalım. Icardi'nin insanlar üzerindeki etkisi, Galatasaray'ın mevcut vizyonunun artması anlamına geldi. Herkesi inandırdı, yeniden "gerçek bir yıldıza" sahip olma duygusunu yarattı. 1 gün geç olsa da, doğum günü vesilesiyle, Icardi hakkında konuşmak istedim. Dün de önemliydi, bugün de o önem azalmış değil. Icardi'nin kazanıldığı ortamda, önündeki hedefler adına daha inançlısın. "Icardi işi çözer" diyebilmek büyük bir lüks. Çünkü o an sahada Osimhen ve Sane gibi isimler de var. Galatasaraylıların konforu yüksek, bunun tadını çıkaralım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder