2 Mart 2026 Pazartesi

Sezon öncesine dönüyorum da, nasıl dönmeyeyim ki?


Sezon öncesine dönüyorum yine. Nasıl dönmeyeyim ki? Ben dahil büyük çoğunluk, Ederson transfer edilsin diye bekliyorduk. "Ayak kalitesi" ve "etiket" durumu bizi öyle zehirledi ki gözümüzün önündekini görmüyorduk. Uğurcan Çakır ihtimal olduğunda, çoğumuz "gelmesin" tarafındaydık. O paralar verilmez diyorduk. Paranın miktarından ziyade, beklentinin altında kalmasından korkuyordum. Uğurcan Çakır öyle bir kaleci ki ne o bonservisin altında kaldı, ne de Şampiyonlar Ligi seviyesinde ayakları titredi. Şampiyon kaleciydi o ayrı da, Galatasaray seviyesinde "büyük" bir kaleci olduğunu kısa zamanda kanıtladı. 

Ederson, Fenerbahçe'nin handikabı. Sakatlıktan döndüğü iddia ediliyor ama bu durum avantaj olmuyor? Tarık Çetin gibi bir kaleci, bugün adına seviye olarak Ederson'un önünde. Fenerbahçe söz konusu olduğunda, birçok mevki için bu sorun var. Ara transferde yaptıklarına bakınca, Saadettin Saran'ı Ali Koç sonrası başkan oldu diye mi eleştirmiyorlar? Futbola yönelik "benzer akılsızlık" mevcut. Kötü ve "etiket" aşkıyla yoğrulan bir yönetim anlayışı. Haliyle de bugün bazı mevkilerin bomboş. Alternatif diye kırılıyor, Avrupa'dan elenelim diye dualar ediyorsunuz. Allah bizi bu konuma düşürmesin. Şunu dilediğimiz gün, Galatasaray'dan geriye bir şey kalmaz. Biz sizinle rakip değiliz söyleminin anlamı bu işte.

4 puan fark önemli. Bu sezon lig, geçen sezonlara göre "kazanarak" ilerlemiyor. Galatasaray açısından bakıyorum, Şampiyonlar Ligi'nde iddia sahibi olduğun sezonlarda, puan kaybı yaşamaktan daha doğal bir şey yok. Bu sezonu Avrupa'da herkes yaşıyor. Senin sorunun, rotasyon yaptığın gün dahi "odak" sorunu yaşamandı. Sahada kendini göstermesi lazım olan futbolcu dahi "nasıl olsa kazanırız" modundaydı. Bu sıkıntıyı aşacağımızı düşünüyorum. Galatasaray'ın fikstüründe üst üste zorlu maçlar olsa da, seviyenin yükselmesi, daha iyi oynamamıza sebep. Burayı aşarsak, önümüzde herhangi bir engel kalmayacak. Beşiktaş deplasmanlarındaki o kötü havayı kırarak işe başlamalıyız.

Fenerbahçe, Galatasaray'ın fikstürüyle yatıp kalkıyor. Galatasaray "puan kaybeder" üzerinden bir felsefe oluşturmuşlar ama kendileri ne durumda düşünmüyorlar bile. Fenerbahçe'nin bu tarz maçlarda zorlanacağını ve rakipleri açamayacağını haftalardır söylüyoruz. Kasımpaşa ve Antalyaspor, iyi kapanan, güçlü savunmalar da değil. Bol bol alan verdiler ama üst üste puan kayıpları geldi. Dahası da gelecek. Galatasaray'ın fikstürü zor da, Fenerbahçe kalan tüm maçlarını kazanacak mı? Bizim Beşiktaş deplasmanı zor da, onların Samsunspor maçı cepte mi? 4 puan fark bu açıdan önemli. Arada Liverpool maçları olsa da, Galatasaray'ın seri yakalayacağı zamanlara geliyoruz.

Konyaspor'a karşı aldığımız mağlubiyetin ardından her şey istediğimiz gibi şekilleniyor. Fenerbahçe'nin Kasımpaşa ve Antalyaspor beraberlikleri fazlasıyla dramatik. Bu tarz puan kayıpları kırıcı olur, rakibin adına da şampiyonluk alametidir. Galatasaray, kadro derinliği ve kalitesi olarak çok önde. Galatasaray'ın iyi oynadığı bir günle, Fenerbahçe'nin iyi oynadığı bir gün arasında da fark büyük. Arada Şampiyonlar Ligi'nin olması, Türkiye Ligi'nde ister istemez vitesi düşürüyor ama buraları aşacağız. Fenerbahçe, beklediğim türbülansa girdi. Puan kayıplarının devam edeceğini düşünüyorum. Şampiyonluk yolunda, güçlü adımlar atmaya devam ediyoruz. 

1 yorum:

  1. müthiş kaleci tartışmak komik. ama 30 milyon fazla. bence değeri 25.
    ha dersen ki ulan 5 milyona mı takıldın? peki :)

    YanıtlaSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir