6 Kasım 2018 Salı

Bu ortamda, bir de Şampiyonlar Ligi'nde iddialı olmaya çalışıyoruz


Saha içine odaklanmak bir türlü mümkün değil. Finali yapılamamış transfer sezonu, sakatlıklar ve Fenerbahçe karşılaşması. "Coşkuyu" yeniden kazanma noktasında önemli bir sınavdı. 2-0 olana kadar da işler istediğimiz gibi ilerliyordu. Çok daha iyisi olabilecekken en negatif senaryo ile karşılaştık. Maçın 2-2'ye gelmesi, vereceğimiz olası cezalar, bitmeyen sakatlıklar ve 4 resmi maçtır kazanamayan bir Galatasaray.

Tam kadromuzla dahi eksiğiz. Bir de buna türlü sakatlıkları ekleyelim. Son haftalarda sahaya 11 sürmek zor, sahaya çıkacak 11'i tahmin etmek ise bir o kadar kolay. Şu oynamasın, bu olmamalı diyoruz da, yerine yazabileceğimiz bir isim var mı? Bu alternatifsizlik sonucunda formsuz ya da yeterli olmayan bir ismi kenara almak imkansız oluyor. Kulübeye baktığımızda ise neredeyse hamle şansımız dahi yok.

Bu ortamda, bir de Şampiyonlar Ligi'nde iddialı olmaya çalışıyoruz. Gruba baktığımızda her şey ortada görünse de kadro kalitemiz çok elverişli değil. Porto deplasmanı bizler adına güzel bir umuttu aslında. O günlerde sakatlık sorununu biraz daha az hissediyorduk ve sahaya çıkan 11 itibariyle de ideal bir deplasman takımı olmuştuk. Orada iyi oyun vardı ama kaybettik. Yine de çok üzülmüştük diyemem, en azından gelecek adına daha umutluyduk.


Garry Rodrigues ve Onyekuru'nun iç sahada oynanan bir maçta ideal ikili olduğunu söyleyemem. Topa sahip olmanız zorlaşır çünkü, iki isim de topu önüne istiyor ve ısrarla dikine oynuyor. Şampiyonlar Ligi deplasmanlarında ise durum farklı. Ağırlıklı olarak rakipler topa sahip olma telaşında ve hücumu zorluyorlar. Haliyle de bu ikili önemli bir kontra silahı oluyor. Sinan Gümüş biraz olsun "sahte 9" gibi oynayabilse o da doğru bir silaha dönüşebilirdi.

Schalke 04 karşısında kendi sahamızda fazlasıyla zorlandık ve maç sonunda beraberliğe şükrediyorduk. Muslera ve Ozan Kabak'ın ekstra performansı akıllarda. Bir de Nagatomo'nun kanadını ısrarla zorlamaları. Bu sefer Nagatomo da yok, ya Linnes'i oraya çekeceğiz ya da Ömer Bayram'la korku dolu anlar yaşayacağız. Hangisi oynarsa oynasın, önlerinde oynayan isim Garry Rodrigues olduğunda o kanadın savunma anlamında zorlanmaması imkansız. Çünkü savunma yardımı sıfırladı, geriye dahi bakmıyor.

Muslera
Mariano Ozan Serdar Linnes
Donk Badou
Feghouli Belhanda Garry
Onyekuru

Çok fazla hamle yapma imkanı yok. En fazla Sinan Gümüş'ü forvete atar ve Onyekuru'yu kanada çekebilirsiniz. Bu takım kontra oyununu iyi oynayabilir ve yeni bir Porto deplasmanı izleyebiliriz. Sorun şu ki Fenerbahçe maçı negatif anlamda bir kırılma noktası mı oldu. O maç sonrasında daha da kenetlenmek mümkün, negatif anlamda kırılarak daha da düşmek mümkün. Vereceğimiz reaksiyonu pek bilmiyorum.

Ligde işimiz daha da zor olacak. Fatih Hoca da içinde olmak üzere birçok cezalımız olacak. Zaten sakatlar da var derken o toparlanmayı nasıl başaracağız bilmiyorum. Saha içine bir türlü odaklanamıyoruz, buna izin vermiyorlar. Çok fazla kırılmamayı diliyorum, Fatih Hoca'nın varlığı çok önemli. O ayakta kalacak ki bizler yıkılmayalım..

2 yorum:

  1. bugün işimiz çok zor. 1 puan mükemmel olur. ama herkes dağıldı. hocamızın da aklı maçtan çok maç sonrası yapacağı toplantıda...
    bir adet jailson, koca kulübü dağıttı. yazık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Toplantıyı dinledik. Üzerine bir yazı yazarak daha detaylı konuşuruz.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir