29 Kasım 2018 Perşembe

Gruptan çıkamamayı fazlasıyla forvetsizlikle açıklarım


Porto, Schalke 04 ve Lokomotiv Moskova deplasmanlarının ortak noktası "bitirememek". Maç 0-0 devam ediyorken 1-0'ı yakalayacak birçok imkan yakaladık. Garry Rodrigues ve Onyekuru gibi isimler bu noktada kaçırdıklarıyla daha çok konuşulur ama forvetsizlik diğer nokta. 

Bu gruptan çıkamamayı da fazlasıyla forvetsizlikle açıklarım. Bitiremiyoruz, rakip ceza sahası içinde etkimiz yok. Top tutamamayı, ön alanda mücadele edememeyi de geçtim. Gol atamıyoruz, en basit yorum bu. Bu takımı Eren Derdiyok'a endekslemek yapılabilecek en büyük hata.

Gomis'i göndermek istersin de bunun altını doldurursun. Zaten altını doldurduktan sonra daha rahat satarsın, çünkü elin rahattır. Sen Gomis'i sattıktan sonra "en az 2 forvet alacağız" mesajını hem taraftara hem hocaya vermişsin. Geldiğimiz gün itibariyle kimse yok işte. Eren Derdiyok'un insafına kalmış durumdayız.

Son yılların en istikrarsız forveti. Tek istikrarı, oynadığı 2 iyi maçın ardından ortadan kaybolması. Geçen sezon da böyle değil miydi. İyi bir Kayserispor deplasmanı vardı, hepimiz şaşırdık. Sonrasında kayıp, neredeyse gol dahi bulduğu maç yok. Neyse ki Gomis'in gol istikrarı vardı.

Bu sezona dönelim. Bana sorarsanız sezona iyi girdi, sonrası yine yok. Lokomotiiv Moskova'yla kendi sahamızda oynadığımız maçın ardından kayboldu. Arada gol attığı oluyor ama etki gösterdiği bir maç sayamıyorum. Zaten o aralığın yarısında da sakat.

Yerine şu oynasın diyecek durumumuz da yok. Onyekuru da istikrarsız, Sinan Gümüş de. Radikal karar alacaksın bu durumda. Beşiktaş, Güven Yalçın'a o şansı veriyor işte. Vagner Love ve Larin kenarda bekliyor. Biz de Ali Yavuz Kol, Ahmet Sivri ya da Malik Karaahmet'ten birini atalım, ne kaybedeceksin.

Lokomotiv Moskova deplasmanında nerede duracağını bilen, az çok bitirebilecek bir forvet olsa en az 2 golü vardı. Sağdan topu getiriyoruz ve içeri soktuk işte. Gomis bu yolla en az 10 tane gol atmadı mı. Eren Derdiyok'u da izledik işte, bu yüzden kendisinden olmayacak. Yazık, başka bir yorumum yok.

20 yorum:

  1. 2.yari da bir pozisyon var garry sagdan yerden cevirdi erene eren korkak davrandi vuramadi, gomis olsa rakip stoperi yerdi atardi o golu mesela,erenin en buyuk sikintisi cok korkak olmasi, rakip stoperlere oldukca uzak oynamaya calisiyor,gomis 2-3 kisi ile bogusurdu ve hicbir zaman eren gibi ufak bir darbede yere yattigini gormedim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İlk yarıda da Eren'in auta vurduğu top benzeri. Gomis'in imza golleriydi bunlar.

      Sil
    2. gomis tek vuruşları hakkaten dünya da en iyi yapan santraforlardan biri, sol sağ farketmez acayip tek vuruşları vardı

      Sil
    3. Garry da Gomis'in bu özelliğini çok iyi kullanıyor ve servisleri oluyordu. Özellikle sağdan getirdiği toplarda.

      Sil
  2. kaç zamandır söylüyorum eren derdiyok yetenek fakiri bi adam. boş bi alan verin bi de top verin , 3 metre top taşıyamaz. 2 metre boyu var ama donk'un malatya'da son yarım saatte indirdiği topları 2 senedir indiremedi bu adam, ne yerden oynar ne havadan. ceza sahası içi dışı hiçbir etkinliği yok. şut yok gol yok, gelen topu stop etme yok, 1 metre yanındaki adama pas atamaz. drogbalari gormüş koskoca galatasaray kimlere kalmış. sezon başından beri söylüyorum altyapidan oyuncu koysunlar, kaybedeceksek kendi gençlerimiz ile kaybedelim. ben süper amatör ligde top oynadım. yemin ediyorum eren derdiyok bizim takımda 3.forvet bile olamaz. hocanın eren ısrarı nedendir anlamıyorum. bi aralar sizde blogda yazıyordunuz, yok eren gol değil ama mücadele unsuru olacak yok etrafina oynatacak da bilmem napcak filan... keşke oyuncularin ne olduğunu zamanında net olarak farkedebilsekte boşa zaman kaybetmesek. bu arada bu adama 4m€ bonservis ve yıllık 2m€ ücret verenlere de selam olsun. sözleşmesi sezon sonu bitiyor ve başka yerde alacağı para max 500bin € olur. yazık şu paraları şöyle adamlara harcıyorlar, sonra vay efendim işte kulüp battı. şimdiye kadar batmamasi mucize. vah galatasarayim vah ... (bu arada 3-4 aydir takip ediyorum.blogunuzu çok başarılı buluyorum, yazılarınızı da beğenerek okuyorum, inşallah bu çizgide devam edersiniz) selametle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de öyle. Fiziğine oranla güçsüz, hava hakimiyeti sıfır, bitiricilik yerlerde, hız ve mücadele zaten yok.

      Sil
  3. Futbol ihtimaller üzerinden gidilecek bir oyun değil. Ancak Porto ve Lok. Moskova deplasmanlarının ilk yarısında oyunu koparacak netlikte pozisyonlar bulduk, atamadık. Üstüne atamayana atarlar devreye girdi. Bu açılardan yorumuna katılıyorum. Yönetim beceriksizliğine ilave şanssızlık ve formsuzluk da etkiledi bizi. Emre Akbaba sakat olmasa, Gary, Onyekuru, Feghouli biraz formda olsa gole bu kadar yabancı kalmazdık. Şu anda ligde de golün çok uzağındayız. Mustafa Cengiz'de gram akıl varsa Albayrak'a bırakmaz bu işi. Yönetici olmasa da bir profesyonel şart. Aksi durumda Ocak ayında da çözülmez bu sorun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim gördüğüm bu. Ortalama bir forvetin olsa bile şu üç deplasmanın ilk yarısını önde bitirmen içten değildi. Sonrası ne olurdu bilmem tabii.

      Sil
  4. Forvetsizlik ve hizli kanatlara topu açamama en büyük sorundu bu macta. Grup maclarini ise forvetsizlik ve sezona kötü hazırlanmayla açıklarım. Koskoca yaz sezonunda yatarsan sonuç az çok bu olur.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kanatlara o topu açsak bile birebir etkiler zayıf kalıyor. İkisi de bitirme noktasında var, topu taşıma noktasında yok.

      Sil
  5. Eren ısrarına gerek yok, sinirlerim zıpladı maç izlerken. Şöyle bir istatistik; maçın ilk yarısında Muslera 20, Eren 15 kez topla buluşmuş. Daha ne denilebilir? Kaç tane pas atıldı duvar olsun diye, Eren topu ya rakibe yolladı ya auta. Kafa topu da indiremiyorsun. Ceza sahası içinde top da geliyor, onları da atamıyorsun.

    Sorun sadece bu değil. Golü yedikten sonra dağıldık. Nerde hırs, nerde isyan. Sadece bir oyuncu bile isyan etmiyor. Nerde Melo nerde Sneijder. 6 milyona gönderilen Gomis şu maçta oynasa o golleri atardı. Atamasa ve yine 1-0 geri düşsek bile tüm hırsıyla oynardı. Biz Galatasaray'ı ne zaman böyle gördük?

    Diğer sorun topu tutamamak. Top tutamamak konusunda hep Eren'i eleştiriyoruz ama takımın hiç birisi top tutamıyor. Lokomotif de kime uzun attılarsa tuttu. Farfan, Smolov, Miranchuk kardeşler.. Top hangisine gelirse gelsin topu bir şekilde tuttu, sakladı, arkadaşlarına pası attı. Biz de sadece Eren değil, Onyekuru - Rodrigues de top tutamıyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Radikal kararlar alınmalı söylemim bu yüzden. Gerekirse Ali Yavuz Kol'u koy ama Eren Derdiyok için ısrar etme.

      Sil
    2. Kesinlikle katılıyorum. Alt yapıda oyuncularımız var, oynasınlar. Ali Yavuz Kol'un fiziği de iyi görünüyor, tabii A takımda tam maçını izlemeden kesin bir şey söyleyemem. Ancak Ozan'ın durumu ortada. Eren zaten bir şey yapamıyor, gerekirse Ali Yavuz Kol yapamasın, zamanla yapar.

      Bu arada en önemli sorunlardan birini yazmayı unutmuşum, şahsi düşüncem tabii ki. Takım psikolojik olarak dağıldı. Lokomotif maçında bunu gördük. Muslera hiç bir topa çıkmadı çünkü ligde çıktığı bir kaç pozisyonda penaltı oldu. Serdar hiç bir topa kaymadı ya da rakibe yakın oynamadı çünkü ligde ne zaman rakibe yaklaşsa ya sarı kart gördü ya penaltı oldu. Ligde üstümüze oynadıkları oyunlar yüzünden oyuncular ürkek davranmaya başladı. Geçen sene de yapıyorlardı ama o zaman Gomis vardı, Rodrigues gol atıyordu asist yapıyordu. Hakem senin üstüne oynasa bile gol atıp puan alabiliyordun. Şimdi bir oyuncumuz hata yaptığında(hata olmasa bile) penaltı oluyor, kırmızı kart oluyor. Üstüne bir de gol atamama sorunumuz var, maçı kaybediyoruz. Ben futbolcu olsam kafayı yerdim açıkçası..

      Sil
    3. Dağılması da doğal. Kötü gidişat ve iyiye dönebilecek mi üzerinden verilecek soruya yanıtlar da negatif.

      Sil
    4. Beşiktaş maçında gol/goller bulmak, maçı kazanmak takım için çok güzel bir motivasyon olur. Bu konuda Fatih Terim'e güveniyorum, takımı en iyi şekilde motive edecektir diye düşünüyorum. Devre arası gidenler/gelenler sil baştan bir hava yakalanır, tabii ki istenilen transferler gerçekleşirse..

      Sil
    5. Ben de güveniyorum. Taraftar da güzel mesaj verdi.

      Sil
  6. bazı pozisyonlarda adeta bilerek boşa çıkmıyor. "kaçırırsam küfür yerim bana hiç top gelmesin daha iyi" diyor adeta. çok korkak bir oyuncu. 1 sezonla efsane olabilirdi. gs taraftarı ömür boyu şükranla anardı onu. gomis gitti ama eren vardı derdik. ama korkaklığı seçti.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Korkak, mücadele etmez, kendine bakmaz. Birçok kötü özellik sayarım. Takımda kalmak adına çabası olmayan, aidiyet zayıf.

      Sil
  7. Ben bu herifin gol atmasını da geçtim yahu sen zürafa gibi adamsın en azından geriden gelen oyunculara top indir, senle verkaça girmelerini sağla, önde top tutup zaman kazandır yani gol atamıyorsun ama bunları yap bari ama yok işte bunları bile yapamıyor.Sahaya çıkıyor ama kafa olarak sahada değil.Yani bunu hoca nasıl göremiyor ben bunu da anlamıyorum.Kaldı ki Fatih hoca gibi birinin fenerbahçe maçı öncesi yaptığı karaktersizlikten sonra bundan hâlâ medet umması da garip.Taş gibi Ali Yavuz var altyapıda.Fizikse fizik, gol vuruşuysa gol vuruşu yani oynatılmak için hazır işte belli bu ama buna rağmen nasıl oluyor da bu eren oynuyor çözemiyorum.Güven geldiğinde 5.tercihti ama sonra otomatikmen 4 oldu ve önündekilerin kötü oynamasıyla bir anda forma şansı buldu ve şu geçen 2 maçta bunu gayet iyi değerlendirmiş durumda.Fatih hocanın da mutlaka elimizdeki 3 gence süre vermesi gerekiyor

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fizik güç sıfır, hava hakimiyeti daha da sıfır. Kasımpaşa günlerinde en azından böyle değildi. Şu düşüş inanılmaz.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir