22 Şubat 2020 Cumartesi

İlk 11'de değil, son 30 - 35 dakikada Falcao'yu bekliyorum


Haberlerde sürekli "bu maçları oynamak için geldim, Fenerbahçe derbisinde şans bekliyorum" sözleri yazılıyor. Böyle bir konuşma olmuş da olabilir. Dediği doğru, bu maçlar için geldi. Falcao'nun Galatasaray'a bu tarz maçları kazandırması gerekiyor. Şampiyonlar Ligi'ni de ilk sıraya yazıyoruz. Olmadı tabii, ligin ilk yarısında kaçırdığı birçok maç içinde büyük maçları pas geçti. O gün de bizi ayakta tutan isim Adem Büyük oldu.

Kıyas yapmıyorum. Elbette Falcao farklı seviyede ve beklentiler yüksek. Büyük maçları bu tarz futbolcuların kazandırdığı da doğru. Eminim ki Falcao da kendini affettirmek adına ekstra bir performans verecektir. Sahada olduğunda sorun yok zaten, elinden gelenin fazlasını verdiğini herkes görüyor. Gollerini de atmaya başlamıştı. Son haftalardaki yokluğunda da Adem Büyük bayrağı taşımaya devam etti.

Dün yapılan idmanda Falcao yoktu, bugünü bilmiyorum. Belki de bu yazı yayına girdiğinde idmana çıkmıştır. İlk 11'de değil, son 30 - 35 dakikada Falcao'yu bekliyorum. Yorulmuş ve yıpranmış Fenerbahçe savunmasına karşı daha ekonomik kullanılabilir. İlk 11 başlattığımızda ise o mücadele içinde yıpranması oldukça olası. Yeni yeni hazır olmaya çalışıyor ve bu inişli çıkışlı hali de sezon bitene kadar devam edecektir.

Geçen günlerde de yazdım. Formayı şu aşamada Adem Büyük hak ediyor. Takımı taşıdı, goller atıyor, mücadele gücü yüksek, ön alanda kıymetli bir koz. "Agüero" yakıştırmaları yapılıyor ki tarz anlamında doğru da. Rakip ceza sahası içi ve etrafında etkisini gösteriyor. Fenerbahçe karşısında da mücadelesi ön plana çıkacaktır. Onun yıpratıcılığı sonrası oyuna dahil olacak Falcao'nun daha iyi iş çıkaracağını düşünüyorum.

Keşke Andone'yi de görebilsek. Adem Büyük bunları yapıyorken, Andone'nin tarzı şu oyun için daha uygun geliyor. Mücadele özelliği ve hareketliliği çok daha ön plandaydı. Uzun zamandır takımla çalışsa da ortam bir türlü oluşmadı ve kendisini oyuna atamadık. Bir yerden onu da ısındırmak ve denkleme dahil etmek gerekiyor. Fenerbahçe deplasmanında o şans gelebilir mi, sanmıyorum. Adem Büyük'ün sarı kart cezalısı olduğu ilk maçta o forma gelecek gibi.

10 yorum:

  1. Adem de en zor maçlarda çıktı golünü attı. Baskının altında ezilmedi. Falcao son yarım saat girer belki.

    YanıtlayınSil
  2. Kadro søyle de olabilir
    Muslera
    Mariano-Donk-Marcao-Sarrachi
    Bayram-Belhanda
    Feghouli-Adem-Onyekuru
    Falcao

    Zaten Seri defansif anlamda guclu degil. Belhanda en dogru isim. Gustavo olmasa da Fenerbahce'nin Ozan ve Tolga presine karsi Bayram-Belhanda en dogru ikili. Feghouli-Adem-Onyekuru hareketli ve yer degistererek oynayabilir. Adem ve Onyekuru zaten ikinci forvet gibi. Feghouli'de kendini 10 numara ya, bazen 8'e kaydiriyor. Adem ve Falcao ayni anda olabilir. Yani bence Adem yada Falcao'dan ziyade bu maclik Akbaba yedek kalmali.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu yapıda yaratıcılık o kadar problem ki. Kim pas yapacak, kim topu geriden çıkartacak, kim öndeki isimleri besleyecek.

      Sil
  3. Isterseniz ronaldo yu messi yi getirin size maç kazandırmazsa boşuna almış olursunuz. Falcao da böyle iste. Peynir ekmek gibi gol atan gomis i gönder yerini doldurmak için adama vermek istemediginin kac katını harca ama yerini doldurmayı becereme. Bu plansızlık sinir ediyor artık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O gün Gomis'e zam yapılmaması haklı durum. Hep yazıyorum. O gün zam yapsan yarın herkese yaparsın. Zaten büyük kazanıyor, bonservisli gelmesine rağmen imza parası dahi aldı. Gelirken rakamı kabul etmiş, dahası nedir? İstersen Messi ol.

      Sil
  4. ya abi konuyla alakasız olacak ama, içinde bizim olmadığımız her derbi çekişmeli ve zevkli geçiyor gibi. karşılıklı goller atılıyor, muhteşem geri dönüşler oluyor filan. ben o kadar yıldır futbolu takip ederim, bizim takımın geriye düşüpte çevirdiği bi tane derbi hatırlamıyorum. bu olay
    kulüplerin genetiği ile alakalı diye düşünüyorum. mesela bizim camianın genetiğinde şampiyonluk var, potadaysak şampiyon oluyoruz. ama yıllar sezonlar, geçiyor, oyuncular, teknik direktörler filan değişiyor ama bizim bu derbilerdeki durumumuz hiç değişmiyor. iyi oynayıp kazandığımız çok derbi var tabi ama geriye düştükten sonra o derbiyi çevirme durumunu hiç hatırlamıyorum.(hatta şu an bi araştırma yapıcam, 2000'den sonra geriye düşüpte altından kalkabildiğimiz derbi var mı diye). mesela fb takımı yıllardır hep aynı. kötüde olsalar, derbide reaksiyon gösterebiliyorlar. geçen sezon kümede kalma mücadelesi veren o takımla, deplasmanlarda bize ve bjk'ye karşı inanılmaz bi geri dönüşe imza attilar. bjk ve ts'de nispeten öyle; geriye düştükten sonra gol ya da goller atabiliyorlar ve maça ortak olabiliyorlar. biz ise 1-0 geriye düşersek, o derbi bitmiş gibidir artık; hatta golü geçtim pozisyona bile giremiyoruz. özellikle fb şansının da yardımıyla bunları iyi yapıyor. bunları tamamen kulüplerin genetiği olarak açıklayabiliyorum ben. senin de bu konudaki düşüncelerini merak ettim açıkçası...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben hatırlıyorum, o tarz çok derbi var. Bir daha bak derim maçlara :)

      Sil
  5. araştırdım. 2000 yılından sonra;
    -fb'ye karşı geriye düştüğümüz hiçbir lig maçını çevirememişiz. türkiye kupasında 1 defa çevirmişiz. (2005-2006 sezonu 2-1 kaybettiğimiz maçın rövanşında 1-0 geriye düştüğümüz maçı 3-2 almıştık)
    -bjk'ye karşı 2 defa maçı çevirmişiz. ikisi de 2005-2006 sezonu. (içeride ilic'in 1 dakikada 2 gol attığı maç ve inönü'de hasan kabze'nin sahne aldığı maç)
    -ts'ye karşı 2 defa maç çevirmişiz. (her ikisi de 02-03 sezonu, 1-0'dan 2-1 aldığımız maçlar)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Var yani çevrilen maçlar. Önemli olan sonuçlar, orada da herkesten iyiyiz.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir