20 Mart 2020 Cuma

Günümüzde Muslera bu tip konularda "yargı dağıtıyor olsa da" ondan öncesi de var işte


Son zamanlarda Mondragon'u da sık anar olduk. Anılmayacak gibi de değil. 6 sezonluk büyük bir istikrardan bahsediyoruz. Günümüzde Muslera bu tip konularda "yargı dağıtıyor olsa da" ondan öncesi de var işte. Mondragon da Galatasaray tarihinde önemli yer tutan kalecilerde. 2000'li yıllara damgasını vurdu desek yeridir. Onu takımda tutma süreçleri de oldukça zordu. Bonservisinin alınması da dahil olmak üzere, neredeyse her sezon başında istediği zamlarla.

2001 / 2002 benim en sevdiğim sezonlardan biri. İçerisinde birçok hikaye barındırıyor. Neredeyse tüm kadronun değişmesi, ekonomik sorunlar, o "zayıfladı" denilen kadronun Avrupa'da yürüyüşü ve lig şampiyonluğu. Üstelik birçok kiralık yabancısına rağmen. Bu kadar fazla kiralık futbolcunun bir arada olması çok tutulmaz. Tutmaları halinde dahi gelecek sezon problem, takımda nasıl tutacaksınız? Mondragon'da da bu zorluk yaşanmıştı.

Lucescu, Beşiktaş'a gittiğinde Mondragon'un transfer edilmesini istemişti. O dönemler bu tarz "istikrarlı" kaleci bulmak zor. Galatasaray'ın da Mondragon'u nereden bulduğunu inanın bilmiyorum. Metz forması giyiyordu ve görüntü de oldukça ortalamaydı. Kolombiya Milli Takım'ında da Cordoba'nın arkasındaydı. Çok tutulan, yüksek profilde bir kaleci değildi. Galatasaray da maddi zorluklar yaşadığı için böyle bir kaleciyi kiralamıştı.

2001 / 2002 sezonu Mondragon adına zirvedir. Her anlamda müthiş bir sezon geçirmiş ve özellikle Avrupa'da destan yazmıştır. Böyle olunca da piyasası yükseldi. Satın alma opsiyonu da yoktu ve Metz'in iştahı kabardı. Beşiktaş'ta daha agresif hareket ederek bu transferi bitirmişti aslında. En azından Metz ayağını diyelim. Mondragon'u ikna etmek geriye kalmıştı ki orada da Mondragon her ne kadar Galatasaray'ı istese de çok fazla dayanamazdı.

Sonrasında devreye Adnan Öztürk'ün girdiği söyleniyor. Fransa'daki iyi ilişkilerini de kullanarak bu transferin önüne geçmiş ve Metz ayağını halletmişti. Rakamları bilmesem de Transfermarkt'da 4.5 milyon avro olduğu yazılıyor. Bu da o dönem için ciddi bir rakam. Beşiktaş'ta günün sonunda diğer bir Kolombiya'lı Oscar Cordoba'yı aldı ve 100. yıl şampiyonluğu yaşadı. O dönem Cordoba daha önde olsa da, Türkiye istikrarında Mondragon önde.

2002 / 2003 sezonuna girerken, o takımda Lucescu'dan kalan neredeyse herkes takımdan gönderildi. Özellikle de yabancılar noktasında. Yine de Fatih Hoca, Mondragon'un transferinde oldukça ısrarcıydı. Mondragon da bir bakıma Galatasaray'ı Lucescu'ya tercih etti. Haliyle de Galatasaraylılar açısından çok önemli bir yerde olmayı başardı. Geriye dönüp baktığımızda ciddi bir Galatasaray kariyeri var. O gittikten sonra da, Muslera gelene kadar ki süreçte çok sorun yaşadık. Dikiş tutmadı.

Neredeyse her yaz dönemi başındaki günleri de unutmuyoruz tabii. Sürekli takımdan ayrılmak istediğini ve ailesi için teklifleri değerlendirmek istediğini söylerdi. Gün sonunda ise yeni sözleşme ve zammı alırdı. Neredeyse her yaz dönemi bu gündeme geldi. 2007 / 2008 sezonuna girerken de yine bunu denemiş, bu sefer yollar ayrılmıştı. Feldkamp bu tarz şeyleri pek sevmez, kesip atar. Köln'e de 400 bin avro gibi bir bonservise gitti. Tabii yaş faktörünü unutmayalım, 36 olmuştu. 40 küsürlü yaşlara kadar oynadı sonrasında, Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu oldu.

11 yorum:

  1. Çok kaliteli bir kaleciydi. Zam olayları vs. hesaba katmazsak aidiyet duygusu yüksek bir insandı. Maddi sıkıntıların arasında bazı eski yerli oyuncularla beraber gençlere ve Florya çalışanlarına parasal yardım edenler arasında Mondi'nin de ismi geçerdi...16 dk bekledikten sonra o duygu seli içerisindeki göz yaşlarını, Hasan Şaş ile birbirlerine koşarak sarılmalarını hiç unutamıyorum.
    Bir de şu vardı, yanılıyorsam düzeltin. Bir şampiyonlar ligi maçı. Olympiakos deplasmanındayız. Rakibin en iyi oyuncusu o zamanlar Sırp milli takımı kaptanı Djordevic. Bizim Mondi ona kafa attı, sonra Djordevic düşerken Mondi kendisi de yere atladı. Mondi sarı, Djordevic kırmızı kart görmüştü. Aklıma geldikçe gülerim. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizden biriydi daha doğrusu, hala da öyle. Burayı evi görmüştü ve 6 yılın da hakkını verdi :)

      Sil
  2. Abi cocukluk kahranımdı Mondi yeri gerçekten ayrı bende

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bende de ayrı ama sen 90ların ortasında doğdun sanırım :)

      Sil
  3. Mondragon/Muslera arasi kalecileri icin bir yazi alabilirmiyiz senden ? Ve Mondragon ve Musleranin yedek kalecileri icinde zahmet olmazsa. 2008

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Robinson Zapata haric kariyeri isimler geldi o dønemler. Morgan De Sanctis'i begenirdim. Tam olarak tutmadi bizde ama iyi ust seviyede kaldi hep. Leo Franco da kariyerliydi, ama formu yerlerdeydi. Cedric Carrasso ise benim cok begendigim isimdi. Yazik adama hic kupa macinda sans verilmedi Ismail Cipe ugruna. Cok iyi profesyoneldi. Hatta Muslera olmasa cok rahat 1 numarali kalecimiz olurdu. Keske o Mondi ve Muslera arasi dønemde Carrasso olsaydi. Burak abinin bazi yazilar vardir. Yanlis zamanda gelenler diye. Carrasso o kategoriye uyar.

      Sil
    2. Yazarım tabii. O dönem koca bir kaleci boşluğu :)

      Sil
  4. 5-1 kazandığımiz Fenerbahçe kupa finali maçında da çok iyi iş çıkarmıştı. Fener mondragonu gecemeyince düşmüş sonra bizim goller gelmişti diye hatırlıyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Mondragon'un bana göre en iyi 2. Galatasaray performansıydı. İlki 2001 - 2002 sezonundaki Liverpool deplasmanıdır.

      Sil
  5. çok iyi kalecidir severim. onun sayesinde çok maçı 1-0, 2-1 kazandık.
    kadıköy sendromunu derinden hisseden bir isimdi ama. çok gerilirdi.
    ve bu gerilimler skorlara yansıdı maalesef. o yüzden bi muslera değil.

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir