27 Nisan 2020 Pazartesi

Akhisarspor'la yakaladığı çıkışı, Galatasaray'a transferiyle taçlandırmıştı


Bilal Kısa'yı severim. Az paraya büyük iş başarmanın tanımlarından biridir. Akhisarspor'la yakaladığı çıkışı, Galatasaray'a transferiyle taçlandırmıştı. O dönem Milli Takım'a da yükselmiş ve bulduğu şanslar vardı. Bu çıkışı da neredeyse 30 yaşında yaptı. Altyapısında Fenerbahçe var, ilk günlerinde de potansiyel vaat eden bir isim olarak anılıyordu. Yine de bir türlü beklenilen etkiyi verememiş ve Anadolu turu yapmıştı.

İlk uyanışı Karabükspor'laydı, sonrasında Akhisarspor'la Süper Lig'in en iyi orta sahalarından birine dönüştü. Sözleşmesi bittiğinde de, 32 yaşında Galatasaray'a geldi. Hatırlıyorum, o dönem çok eleştirdik. Nedeni de Hamza Hamzaoğlu. Şu hamleyi Fatih Terim yapsa alkışlarız ki, Adem Büyük gibi isimlerden aldığı katkı ortada. Gerçi o transferi de eleştirmedik mi? Bilal Kısa, 32 yaşında gelince bir anda tepki oluştu ve Hamza Hamzaoğlu'yla alakalı "negatif transfer" etkisi çoğu şeyi eleştirmemize yol açtı.

Bilal Kısa için umutluydum. İyi bir alternatif olur, şut özelliği ve oyun aklıyla da çilingir rolünü üstlenir diye düşündüm. O ise transferde baltayı taşa vuran Galatasaray'ı taşıyan futbolculardan oldu. Son gün Melo gitti ve o pozisyona kimseyi almadık. Selçuk İnan, Bilal Kısa, Jose Rodriguez ve Jem Karacan gibi isimlerle orta saha rotasyonunu kurduk. Selçuk İnan / Bilal Kısa ikilisi de dönemin 4-2-3-1'inin orta sahasını oluşturdu.

Ligde ve Şampiyonlar Ligi'nde bu yapıda başarılı olmak zor. Buna rağmen her 2 kulvarda tutunduk. Bilal Kısa da önemli etmenlerden biri oldu. O sezon toplamda 36 maçta 8 gol 5 asisti var. 4 Şampiyonlar Ligi maçında da 1 gol 1 asist. O sezon uzak mesafeden attığı birçok gol var. Hamza Hamzaoğlu döneminde kilit çözüyordu ama hoca görevden ayrıldıktan sonra bulduğu şans azaldı. Mustafa Denizli çok tutmadı mesela. Neredeyse yüzüne dahi bakmadı. Riekerink döneminde ise rotasyon futbolcusuna dönüştü.

Sezon sonu da Serdar Aziz transferinde takas olarak Bursaspor'a gitti. Neden demiyorum, 33 yaşına gelmişti. Yine de kalabilirdi ve kalması halinde rotasyonda şans gelecek anlar olabilirdi. Fatih Hocanın elinde olsa eminim ki çok daha fazlasını alırdı. Hamza Hamzaoğlu da alıyordu ama diğer teknik adamlar pek düşünmedi. Bulduğu şansları iyi değerlendirdiğini ve fiyat / fayda konusunda doğru iş çıkardığımızı düşünüyordum. Yeterince hakkını teslim edemedik.

Desteklerinizi bekliyorum, hele ki şu dönemde.
Destek olmanın yolu da oldukça kolay.
Blogdaki tanıtımlara atacağınız 1-2 tık yeterli olacak :)

8 yorum:

  1. Hep söylerim keşke daha genç olsaydı ve Galatasaray'da kalsaydı. Orta saha için çok iyi bir yedek olurdu.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok geç keşfedildi, 30 yaşlarında büyüdü. Bu da onun şanssızlığı.

      Sil
  2. Cok klas bir orta sahaydi yaptığı ince calimlar vardi
    Adamin normal golu yoktu
    Mesela doneminde Melo Selcuk Bilal orta sahasi daha saglam olurduda Melo gitti orta saha çöktü

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Müthiş de şut özelliği vardı. Severdim kendisini.

      Sil
  3. Selçuk Bilal Sneijder üçlü orta sahası ile maçlara çıkıyorduk. Ona rağmen elinden geleni yapıyordu Adem.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Pas oyunu oynuyorduk, bu yüzden defansif bir 6 numara pek aramadık.

      Sil
  4. Ben hiçbir şekilde kötü hatırlamam Bilal'i. Adam cidden çok klas bir oyun kurucuydu. Ama sen teknik oyuncuya defansif görev verince, ofansif karakteri de kayboluyor. Selçuk ve Bilal, benzer tipte oyuncu olduğu için orta saha yükünü çekemediler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çekemediler değil de, o oyun yapısıyla yarış çok zordu. Oynadılar yoksa, CL'de dahi sırıtmadık.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir