12 Mayıs 2020 Salı

Lincoln için, Galatasaray formasıyla oynadığı en iyi maç diyebiliriz


Lincoln'ü sık sık anar olduk. Seyir zevki noktasında, Galatasaray forması altında izlediğim en iyi 3 futbolcudan biridir. Bireysel kalitesi üst düzeydi ve canı istediğinde göze hoş gelen futbolun kitabını yazıyordu. Hagi'yi elbette ilk sıraya yazıyorum, Keita da 3. sırada yerini alır. Bu futbolcuların göze hoş gelen hareketlerini bugün de özlüyorum, yarın da özleyeceğim. Saha içindeki taktik disiplin olmazsa olmaz da, bazen böyle isimleri de arıyoruz.

Hertha Berlin deplasmanı da Lincoln için, Galatasaray formasıyla oynadığı en iyi maç diyebiliriz. Bir futbolcu oynadığı maçı ancak bu kadar sürükleyebilirdi. Şöyle haberler de hatırlıyorum, "Bundesliga'ya mesaj vermek, yeniden piyasa yapmak için böyle bir futbol oynadı" diyenler de oldu. O gün maça kaptan olarak çıkmıştı ve bu durum da Lincoln / Skibbe 2'lisinin altını oymak adına koz olarak kullanılmıştı.

De Sanctis
Sabri Meira Servet H.Balta
Topal B.Özbek
Arda Lincoln Kewell
Baros

Kağıt üzerinde çıkarabileceğimiz en iyi 11 buydu. Ayhan Akman yoktu bu maçta ve Barış Özbek'in varlığı avantaj olmuştu diye hatırlıyorum. Ayhan Akman'a göre daha tempolu bir isimdi ve topu öne taşıma noktasında önemliydi. Mehmet Topal zaten iyi bir defansif koz ve birbirlerini tamamladılar. Önde de Arda - Lincoln - Kewell - Baros 4'lüsünün ezberi çok büyüktü. Organizasyon dahilinde birçok gol atmışlardı ve etkileşim, uyumları çok yüksekti.

1-0'ı bulana kadar üstün taraftık. Rakibi çok zorlamış ama kaleciyi geçememiştik. Lincoln ve Baros'un birçok pozisyonu var. Lincoln mesafe tanımadan kaleyi zorluyordu. Baros'un penaltısıyla 1-0 öne geçtikten sonra ise rakibin baskısı başladı. Orada da Servet Çetin ve De Sanctis büyük faktör oldular. Lincoln'ün ilk andan itibaren sürüklediği bir maç diyebiliriz. En basit tabirle durduramadılar ve şovunu yaptı.

O dönem bir de Benfica deplasmanında aldığımız galibiyet var. Bordeaux deplasmanında da yine üstün taraftık ve en azından kaybetmedik demiştik. Uefa Kupası'nı kazanmak adına tüm şartlar oluşmuştu. Skibbe'ye biraz daha güvenilmesi gerekiyordu. Biraz da alternatif noktasında sorunlar yaşıyorduk. Nonda iyi bir yedek ama diğer hücum alternatifin Yaser Yıldız. Bazı futbolcuların yokluğu da belimizi büküyordu. Meira'nın satışına girmiyorum bile.

4 yorum:

  1. Takım baya tempolu futbol oynuyormuş o dönem. Baros'un arkasındaki üçlü de sürekli yer değiştirerek oynamışlar. Lincoln de kaptanlık bandının hakkını vererek oynamış gerçekten.

    YanıtlayınSil
  2. arda lincoln kewell baros'un arkasında melo selçuk olsaydı efsane olurmuş:) araları da sadece birkaç yıl aslında

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İşte hepsi bir araya gelmiyor. O dönemdeki Selçuk İnan bu Selçuk İnan değil. Melo da büyük paralara transfer oluyordu :)

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir