1 Mayıs 2020 Cuma

The Last Kingdom, tarihi işleri konuşurken hak ettiği değeri alabiliyor mu?


Yabancı dizi izlemeye çok geç başladığımı söylemiştim. 2 yıl oldu ve bu sürede birçok "kült" diziyi izledim, izlemeye de devam ediyorum. Farklı bir dünya, keşke daha önce başlasaydım. Bir yanda da çocukluktan kalma bir tarih merakım var. Dizi izlerken de tarihi işlere karşı merakım 1 tık daha fazla diyebilirim. İlk izlediğim yabancı dizi Vikings, dizilerde izlediğim en sevdiğim karakter de Ragnar Lothbrok.

Ragnar Lothbrok sevgim değişmez, o daima 1 numara. Vikings için ise aynı şeyleri söyleyemem. İlk sezonlarında bambaşka bir heyecandı, özellikle de ilk 2 sezonu ayırayım. Böyle bir belgesel tınısı da vardı, İskandinav kültürü ve tarihi üzerine müthiş ilerliyordu. Sonrasında ise kademe kademe düştü, üstelik Ragnar gibi bir karaktere rağmen. Sezonlardaki bölüm sayısı arttı, hikayeler anlamsız yerlere geldi, tempo düştükçe düştü. 

Ragnar sonrasını ise anlatmaya dahi gerek yok. Sırf meraktan izliyorum, acaba nasıl bitecek diye. Neyse ki final sezonu ve bu iş bitiyor. Benim için önemli bir dizi, sonuçta bu diziye merakım sonucu yabancı dizilere ilgim arttı. Vikings'e olan merakım sonrası başladığım işlerden biri de The Last Kingdom. Özellikle son dönemde birbirleriyle fazlasıyla kıyaslanıyorlar. Vikings'e karşı düşen ilgi, The Last Kingdom'a karşı artan ilgiye de yol açmış olabilir.

Her sezon üstüne biraz daha koyarak ilerleyen bir dizi. Normalde bazı diziler belli noktalarda tempoyu kaybeder, hızı düşer, bazı hikayeler sıkmaya başlar. Bu dizi 4 sezondur yayında, bir an olsun temponun düştüğünü hatırlamam. Çok hızlı, hikayeler sıkıcı değil ve sezonları birbirlerine çok güzel bağlıyorlar. Her sezonun da kendi ara hikayesi oluyor. 4. sezonu izledik mesela, bu sezon için 4-5 tane ayrı hikaye var ve 10 bölüm içinde bu hikayeler olabildiğince tempolu.

Vikings olaya İskandinav gözüyle, The Last Kingdom ise biraz daha İngiliz tarafından bakıyor. Vikings'de konu tıkandı ve sürekli kendini tekrar eder halde. The Last Kingdom ise kendini yenilemeyi ve sıkmamayı bir şekilde başarıyor. 4. sezonu merakla bekliyordum, beklediğime de değdi. Bu duruma da elbette şaşırmadım. Çünkü kalite olarak belli bir seviyeye geldi ve tarihi işleri andığımızda bu dizinin hak ettiği değeri alamaması beni üzüyor.

Desteklerinizi bekliyorum, hele ki şu dönemde.
Destek olmanın yolu da oldukça kolay.
Blogdaki tanıtımlara atacağınız 1-2 tık yeterli olacak :)

2 yorum:

  1. Geçen seneye kadar böyle bir dizinin varlığından haberim yoktu. Keşfetmemle birlikte çok iyi bir tarihi dizi izleme imkanım oldu. Hiç sıkmıyor gayet tadında bir dizi. 4.sezona daha başlamadım anladığım yine büyük bir keyif bekliyor beni de :)

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir