29 Mayıs 2020 Cuma

Yıllardır konuşulan konu yabancı sayısının düşmesi


Yabancı kuralı üzerine çok kez konuştuk, hemen hemen hepimizin de aynı noktada olduğunu düşünüyorum. Herhangi bir kısıtlamanın size getirisi olmuyor. Zaten yerliye dönüş başladı, 14 yabancıya rağmen de forma ve şans bulan yerliler var. Yerli teşviki yapıyor musunuz ya da altyapı için bir kontenjan getirebiliyor musunuz, bu mesele. Bunlar da konuşulmuyor. Yıllardır konuşulan konu yabancı sayısının düşmesi.

6+ ya da 5+'lı düzenlerde görülen tabloyu da biliyoruz. Değeri 1 olması gereken yerlinin değeri bir anda 10'a fırlıyordu. Ne futbolculara ne paralar verildi. Bonservisten tutun, yıllık ücretlere kadar. Bir de bunun gurbetçi futbolcu tarafı var, iyi / kötü herkes geldi bu ülkeye. Futbolu ileri taşıyacak, Milli Takım'ı güçlü kılan unsur bu değil. Şu an iyi bir Milli Takım'ımız var, müthiş bir jenerasyon yakaladık. Bunu da futbolcuların yurt dışına gidişi sağladı.

Sınır geldiği ve yerliye muhtaç olduğu an, bu futbolcuların yurt dışına gidişi kolay olmayacak. Yerli kulüpler bir anda olmadık bonservis ve yıllık ücretler verecek. Ya da elinde olanı bu kadar kolay bırakmayacak. Yerliye muhtaç çünkü, yerini dolduramayacağı futbolcuyu neden bıraksın. Ülke futbolunun kalitesi de bu anlamda düşecek. Bu kuralın gelme nedeni olarak Milli Takım'ı işaret ediyorlar. Ben de Milli Takım üzerinden yorumluyorum.

Şimdi biri çıkıp "bu halde de Avrupa'da başarı yok" diyecek. Haklı, başarı bence de yok. Yerli ağırlığı kursan da başarı garantisi olmayacak. 2013'lerden örnek vermek manasız, futbol da değişiyor. Yıl 2020 ve makas olabildiğince açık. Bence de maliyetler düşmeli, zaten bir yerli ağırlığı geliyor ama bu kısıtlamalarla gerçekleşmez. Bir şeyi kısıtlayarak güçlü kılamazsın. Doğru yapılanma önemli, yüksek maliyetli futbolcular yerine, uyruğuna bakmadan doğru isimlere yönelmek.

Yabancı için 32 yaş sınırı diyorlar ki bunun Dünya'da örneği yok. En azından ben denk gelmedim. 35 yaşında da adam alırsın, sana 1 yıl net katkı verir. Yeter ki milyon avro'ları bağlama, düşür maliyetleri. Bunun gerçek olduğuna da inanmıyorum. Milli Takım kıstası gelse bir derece diyeceğim ama onun dahi olma olasılığı yok. Marcao'nun Milli maçı yok mesela, böyle bir yeteneği alamayacak mıyız şimdi?

Konuşulan tek doğru şey rezerv lig. Tabii onun da altı doldurulmalı ve doğru bir plan dahilinde geliştirilmeli. Gençler için altını çizeriz ya, oynayabileceği kulüplere kiralansın, lig fark etmez diye. Alt ligde savaşırken, ciddi bir maç ve mücadele altında bu olacak. Bizde genç futbolcu 21'li yaşlara kadar takımda ve hala u19'da forma giyiyor. Bununla da gelişim sağlamasının mümkünü yok. Israr edilmeli bu konuda.

15 yorum:

  1. Düşürsünler de kurtulsunlar artık. Bir şeyi tekrar tekrar deneyip her seferinde başarısız olmak, akıllanmazlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Denenmiş ve neler yaşandığını hepimiz görmüştük.

      Sil
  2. Şu yabancılarla ne alıp veremedikleri var. Yabancı sınırı olmadığı için milli takımımız başarılı. Hala bunu düşünemeyecek kadar çalışıyor kafaları...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Israrla aynı konuya dönüp dolaşıp geliyorlar.

      Sil
  3. Kulüpleri zor durumda bırakmayacak şekilde kademeli olarak düşürülmeli

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kulüpleri zor durumda bırakacak olan, Anadolu ve gurbetten olmadık paralara yerli almak olacak.

      Sil
    2. İşin tekrar o noktaya gelmemesi için 8 yabancıdan asagi inilmemeli her kulübe de en az 3 veya 4 oyuncu alt yapıdan yetiştirme şartı getirilmeli. Öyle olunca Yunus Akgun Atalay Babacan gibi oyuncular daha fazla gelişme gösterir. Mustafa Kapı elden kaçmaz mesela.

      Sil
  4. Altyapıdan futbolcu bulundurma zorunluluğu hariç hiçbir kısıtlama olmamalı ama klüplerde artık emekliliği gelmiş vasat yabancı hastalığından kurtulmalı. Yabancının son sözleşmesi olmayacak bir lig hâline gelmemiz lazım ki zaten ekonomik şartlar da klüpleri ister istemez bu yola sevk edecektir diye düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de katılıyorum. İlla bir kısıtlama gelecekse altyapıdan 3 isim için 11 zorunluluğu getirelim.

      Sil
  5. absürdlüğün ve saçmalığın son noktasındayız ama yapacak bir şey yok. Sürekli aynı aptallıkları yapıp farklı sonuçlar alacağını ummak asıl en büyük aptallıktır.
    Bu şartlara adapte olmaktan başka şansımız yok. Tek kurtuluşumuz var satmak, satmak, satmak !!!!
    elde para edecek ne kadar oyuncumuzu varsa satabilmeyi başarmamız lazım. Belhanda, Feghouli, Cagne, Lyundama, Marcao hepsini satabilyorsak hepsini satalım.
    yerlerine genç,dinamik, yetenekli, geleceği olan oyuncular alalım. gerekirse yüksek bonservis vermekten kaçınmayalım. Çünkü bu bir yatarımdır, karşılığı her zaman vardır. Türkiye'de diğer takımlarda oynayan, alt liglerden birçok genç oyuncu var. Taa uzaklardan yabancı takımlar gelip bulurken bizim gözümüzün önündekileri bulamamamız bizim ayıbımız.
    Esas bir kulübü batağa sürükleyen ödediği yüksek maaşlardır. Elimizdeki yüksek maaşlı ve yaşlı oyunculardan derhal kurtulmak zorundayız. Sürekli aynı şeyleri yazıp konuşur hale geldik.
    Umarım bu sezon, dönüşüm için bir milat olur.
    Belhanda, feghouli, babel, cagne, nagatomo, mariano, seri vb bir sürü yaşlı, vasat oyuncuya ödenen saçma sapan paralardan kurtuluruz.
    Aynı şekilde emre akbaba, selçuk, ahmet çalık, jimmy, şener de bu kapsamda.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Luyindama / Marcao konusu farklı. Onu ayrı değerlendirdim.

      Sil
  6. Uruguay'da doğru düzgün lig bile yok,adamlar potansiyelli gençleri menajer sistemiyle Avrupa'ya yolluyorlar,hiç olmadı Arjantin'de pişirip satıyorlar.Uruguay milli takımı başarısız mı şimdi?
    Altyapı antrenörlerimiz berbat,altyapı tesislerimiz berbat,betonu basıp tribün yapıyoruz sahalarımız berbat, +'lı saçmalıklardan medet umuyoruz! L.V.Ç.

    YanıtlayınSil
  7. Kademeli düşecek denmişti önümüzdeki sezon için 10+2 mantıklı

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir