21 Ocak 2026 Çarşamba

Galatasaray 1-1 Atletico Madrid, beraberliğe razıyken kaçan galibiyete üzülmek


Son dönemdeki kötü gidişat ve "alternatifsizlik" kaynaklı, Atletico Madrid karşısında "1 puan" öp de başına koy tadındaydı. Henüz 4. dakikada 1-0 geriye düşünce de, bu maç nasıl bitecek düşüncesine erken girdik. Geriye düşmeyi en son isteyeceğiniz takımlardan biri. Galatasaray'ın 1-0 sonrası verdiği reaksiyon harika. Atletico Madrid zor takım. Onların karşısında üst düzey konsantrasyonla mücadele etmeniz gerekiyor. Liverpool maçındaki "konsantrasyonu" bugün gördük. Gün sonu "kazanabilirdik" diyebilmek hem sevindirir, hem üzer. İlk yarı ve maçın sonlarında öyle 2 gol kaçtı ki giden galibiyete üzülüyorsun.

İlk yarının çoğu anı ön alandaki haldır haldır baskıyla geçti. Atletico Madrid'in geriden kısa paslarla çıkma gibi bir derdi yok. O anlarda rakip hızlı çıktı. Stoperlerin de orta sahaya yaklaşırken, arkada boşluklar verdin. Böyle anlar tehlikeli. Rakip finali iyi yapamasa da, tehlike yaşadın. Diğer yandan da topa hakim olup, baskı kurduğun anlar da var. Özellikle de 35. dakika sonrası. Pozisyonlar bulmaya başladın, Sallai & Sane hattını çok iyi kullandın, Barış Alper Yılmaz'ın kaçırdığı golü gördük. O kaçan golün "negatif kırılmaya" yol açacağından korksam da, gün sonu istediğimizi aldık.

2. yarıda ise Simeone'nın erken ve sık değişikliklerini gördük. Galatasaray'ın enerjisini düşeceğini sezdi. Alternatif de olmadığı için, hamle yapmamız çok kolay değil. Bunu görünce de, takımın enerjisini yükseltmeye çalıştı ama dengeleri bozuldu. İlk yarıda olduğu gibi boşluklar bulamadılar mesela. Baskı kurdukları anlar artsa da, bol bol kenar ortası ve duran toplarla gelebildiler. Galatasaray'ın Atletico Madrid'i Sörloth'u kenara aldığı anlarda kenar ortalarına itmesi değerli. Okan Hoca'nın kısıtlı ama doğru değişikliklerinin altını çizelim. Sara oyuna girdikten sonra pas yapmaya başladık ve hücumu hatırladık. Jakobs ve İlkay Gündoğan da bence doğru zamanda girdi. 

Osimhen'in etkili günü olmasa da, onunla oynamanın artısı bu işte. Ön alandaki hareketlilik ve güç, seni hücumda tutuyor, pozisyona girmeni sağlıyor. Atletico Madrid karşısında, şu takımla ne kadar oynanabilirse, bence o kadar oynadık. Galatasaray'ın potansiyeli belli. Şampiyonlar Ligi'nde bunu birçok kez gösterdik. Alternatifsizlik maalesef bizi kırdı. Şu an bambaşka hayaller kurabilecekken, ilk 24 için seviniyoruz. Tamam, hedef buydu da, daha iyisi mümkündü. Takımın eli yüzü biraz düzelince, Atletico Madrid karşısında istediğini alacak kıvama geliyorsun. Buna da üzülmemek elde değil. Şu takımın neler yapacağını bilip, daha azına razı olmak canımı sıkıyor.

Çok büyük ihtimalle ilk 24 yükünü üzerimizden atmış olduk. Bu tablo "idarecileri" transfer yapmaya zorlayacak. Bu iyi nokta. Atletico Madrid karşısında gösterilen mücadele değerli. Her şey yeni başlıyor tadında bir gündü. Artık Osimhen döndü. Yani Galatasaray'ın söyleyeceği çok güçlü söz var. Yeter ki doğru takviyeler gelsin ve şu takımı alternatif altına alalım. Jakobs'u sol beke alırken, Eren Elmalı'yı öne atmak "alternatifsizlik" getirisi. Kenarda kanat yok çünkü. Ya da değişikliklere 70. dakika sonrası başlayabiliyorsun. Bu da alternatifsizlik. İlkay Gündoğan'ı son dakikaya kadar yanında tutmak zorunda kalıyorsun. Bunları yaşaya yaşaya ilk 24'ü göreceğiz. Geçen sezon Avrupa Ligi macerasında bu dersi almış olmamız gerekiyordu.

8 yorum:

  1. Osimhen bu takım icin hayati derece önemli ve Osimhen yoksa da en ucta Barış Alper oynar. Bu maçı gözüyle izleyen kimse şampiyonlar liginde İcardi'yi oynatmaz artık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Osimhen kadar varız maalesef. Bu acı gerçek.

      Sil
  2. Osimhen ve Torreira olunca takım kendisini buluyor.Icardi tarzı statik santrafor bizim takımda sadece yedek olur. Çok iyi mücadelesi ve konsantrasyon vardı. Birkaç takviye ile çok daha iyi oluruz inşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Taşlar yerine oturuyor çünkü, ideal olanı yakalıyorsun..

      Sil
  3. Galibiyeti kaçıran taraf olarak biten bir maç sonrası seviniyorum. Yenilsek bile bu şekilde olmasını isterim. Antep maçındaki ruhsuzlukla değil. Alternatiflere sahip olsaydık maçı kazanırdık da. Ek olarak madem Lang bu kadar değerli bu kadar büyük ihtiyaç neden Zaniolo gönderildi?

    YanıtlaSil
  4. sara beyimiz kahraman olmak yerine takıma öncelik verseydi , 3 puanı almıştık. önce sane'ye ara pası göndermedi ( çok daha zorunu ibfk karşısında asist yaptı ) ve çok kısa süre sonra da eren yerine yine kaleyi düşündü. üstelik bu iki şutda da top ters ayağındaydi. sen iki yıldır daha sol ayağın ile bile doğru düzgün şut atmamışsin ! orada eren'e bıraksa çok daha büyürdü kendisi ama bencil davranmayi seçti. kendi çok iyi oyununu da 0 ile çarpmış oldu.

    YanıtlaSil
  5. kulüpte futbol aklı olmadığı için sadece etiket peşinde koşup para saçıyoruz sağa sola. bu takımın sallai gibi oyunculara ihtiyaci var. onun gibi 1 kanat 1 de merkez orta saha oyuncumuz olsa sırtımız yere gelmez. ama yok bizimkiler illa en az 30m€ gömecekler bi oyuncuya.

    YanıtlaSil
  6. Fiziksel olarak yeterliliği olmayan, ''kilo'' problemi olan, idman yapmayan yapmayı sevmeyen, atletizmini kaybetmiş hiçbir oyuncunun değil sahada bu takımın kadrosunda olması tarihimize hakarettir. Geçmişte yaşarsanız bugünü ve geleceği kaybedersiniz. Gs, herkese hem maddi hem de manevi olarak hakettiğinin çok fazlasını zaten verdi. Bizim kimseye borcumuz da yoktur, vefasızlığımız da... Bu saçma sapan salakça ortadoğu romantizm aptallıklarını kenara bırakıp buranın 400 milyon dolarlık bir kulüp olduğu gerçeğine göre hareket edelim.
    Sahaya attığında oyuna ateş katacak hakiki 3 tane genç rotasyon oyuncuları ile şu an 15-16 puanda olmamız içten bile değildi. İlk 8'e kalabileceğimiz bir gruptan zorlaya zorlaya ilk 24'de bitirmenin buruk sevincini yaşıyoruz. Ve insan bile bile lades olduğumuz için daha da çok üzülüyor. Yıl 2024 olsa deriz ilk senemiz. 2025'de bir kere daha yaşadık ve yetmedi şimdi bir kere daha yaşıyoruz.
    Simeone ardı ardına sahaya oyuncu atarken biz maalesef Sara ve Jacobs dışında kenardan getirebileceğimiz başka güvenilir oyuncumuz olmadığı gerçeğini en acı şekilde bir kere daha gördük. Umarım bizim gördüğümüzü Galatasaray'ı amatörce idare eden yönetileri de görmüştür.
    Sahada muhteşem bir mücadele örneği veren başta Sallai, Davidson, Lemina, Abdülkerim, Sane, Osimhen olmak üzere hepsin kutluyorum. Okan Hoca'ya da teşekkür ederim. dünyanın en kaliteli 5-6 takımından birini elimizden kaçırdık. Barış, yunus, eren çok kötü maç çıkardılar. Yunus bu fizik haliyle Gs'da ilk 11 oyuncusu olamaz. Sebebi sakatlık mıdır başka neyse acilen çözmeli. Barış; hakikaten futbol zekası olmayan, top tekniği olmayan, tamamen doğaçlama oynayan bir oyuncu. Yani onu izlerken herkesin şekilden şekilde girmesi; ifratla tefrit arasında gezmesi bana Kerem'i hatırlatıyor. Sene sonunda iyi bir teklif gelirse gönderilmesinin iyi olacağına inanıyorum.

    YanıtlaSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir