31 Ocak 2026 Cumartesi

İhale ne ara Singo'ya kaldı?


İhale ne ara Singo'ya kaldı? Galatasaray'ın transfer politikası, Singo üzerinden yorumlanır oldu. Deniliyor ki "Singo transferi" kaynaklı Dursun Özbek, yüksek bonservisli transferlere belli şartlar koymuş. Ya büyük bir yıldız, ya da maaşı düşük bir isim olmalı diyor. Böyle bakınca mantıklı elbette. Doğrusu bu. Yüksek bonservis - yüksek maaş denildiği an "maksimum faydayı" bekleriz. Singo'nun sakatlık durumu, can sıkmış olabilir ama Galatasaray için önemli bir isim olduğu atlanıyor. Söylediğim konuya onu dahil etmem. Ortada henüz bir hayal kırıklığı yok. Sakatlandı, erken sahaya döndü ve durumu nüksetti. Sonrasında bir daha bu yaşanmasın diye de ekstra temkinli davranılıyor.

Singo'nun forma giydiği dönemde yapılan yorumları hatırlayın. O gün için herkes "çıkış maddesinin" rahatlıkla kullanılacağını, Ocak ayında futbolcuyu tutamama ihtimalini düşünüyordu. Liverpool maçını hatırlayın, Şampiyonlar Ligi'ndeki "fizik" farkını arttıran isimlerin başında değil miydi? Transfer edilirlen "planlama" belki doğru değildi ama gün sonunda elinde iyi isim var. Gelirken denilen, sağ bekte de oynayabilen stoperdi. Frankfurt maçındaki 11 de düşünülendi. Sol stoperde Davinson Sanchez'in olmayacağı görülünce, Singo'yu sadece sağ bekte izlemeye başladık. Sonrasında sakatlık geldi, bugüne geldik.

Şimdi de Singo'yu hayal kırıklığı sayıp, maliyetten mi kaçınmaya çalışıyorsun? Uğurcan Çakır, Singo sonrası transfer edilmişti. Ya da Oulai için de büyük bonservis bedeli gözden çıkarılmıştı. Tabii bu isimlerin maaşı düşük. Ama gözümüzün önündeki isimler. Yarın yurt dışından biri gelecek olsa, bu bonservisin gözden çıkarılacağını düşünmem. Maaş düşük olsa da. Burada çelişki başlıyor. Transfer piyasasında fiyatlar uçtu artık. Düşük maliyetleri konuşmak zor. Hele ki seviyeyi bu denli arttırmışken. Hal böyle olunca tıkanıyorsun ve transferde bugünlere geliyorsun. Bir de anlamadığım, en başta bunların olacağı belli değil miydi?

Ne yazdığımı hatırlıyorum. Yaz dönemi seçim var, Dursun Özbek de bunu düşünerek, bu dönemi kiralık isimlerle geçmeye çalışır. Beklediğim gibi oldu. Peki bunu bildiğimiz halde, Pape Gueye, Fabian Ruiz gibi maliyeti belli isimlerle neden görüştük? Talimatsız görüşme olmaz. En başta bir bütçe belirlenir, ona göre liste hazırlanır ve görüşmeler başlar. Bu da Ocak ayında başlamaz,  Ekim / Kasım gibi kurgulanır. Hadi siz Ocak ayında başlamış olun, bütçe en başta belli değil miydi? Görüşmeler oldu, belki belli bir noktaya gelen isimler de vardı. Son anda mı başkandan bu yönde bir talimat geldi. O kadar çelişki var ki işin içinden çıkmak mümkün değil. Tek bildiğim, Dursun Özbek'in en baştan bu yana böyle düşüneceği. Sürpriz değil.

28 Ocak diyordunuz, Şubat ayı geldi. Hala beklenen orta saha olmadığı gibi, kimin geleceğine yönelik bilgisi olan da yok. Profilleri birbirinden alakasız birçok isim konuşuluyor. Gelen isme göre mi kurgu alınacak? 6 da konuşuluyor, 8 de. 6'nın da farklı fraksiyonları var. Kesicisi, pasörü, değişiyor. Değişmeyen tek şey, tüm özellikleri bünyesinde barındıran bir ismin konuşulmaması. Çünkü "bonservis" harcanmak istenmiyor. Ama aynı isim Türkiye sınırları içinde olsa, başkan paraya acımaz. Böyle bir transfer döngüsü. İşin içinden nasıl çıkacaksın ki? Dua edelim de transferin son günü önümüze "doğru profiller" gelsin ve fırsat oldu diyelim. Menajerlerin 2 dudağının arasındayız. O an önüne ne düşerse o. Bunun adına da futbol planlaması diyorlar. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir