Galatasaray, Mertens'in yerini dolduramadı yorumlarının altında "İlkay Gündoğan" var. Kabul edelim ki ondan yana beklenti çok daha üst düzey. Bunun karşılığını sakatlanana kadar ki geçen sürede alıyorduk ama Bodo maçı öncesi yaşadığı sakatlık, bir daha eski gücünde dönememesine sebep oldu. Sakatlıktan geri döndüğü dönem, birçok sakat verdiğimiz günlerdi ve çok eksiktik. O da erken geri dönmesine sebep oldu. Bazen ilk 11'de olmaması lazımken, sorumluluk aldı ve sahadaydı. 45 dakikalık gücünü, 70 dakikalara yaymak zorunda kaldı. Hem de bunu orta sahanın derinliklerinde oynamak zorunda kaldığında yaptı.
Geriden oyun kurmakta zorlandığımız için onu biraz daha 6 numara gibi kullanmaya çalıştık ve rakip kaleden uzaklaştırdık. İlkay Gündoğan kariyerinin hiçbir döneminde, geriden attığı uzun toplarla oyun kuran profilde olmadı. Kısa ve seri oynar, rakip kaleye de mümkün olduğunca yakın olmalıdır. Hatta Guardiola onu bir dönem forvet gibi dahi kullandı. İlkay Gündoğan'ın sorumluluk duygusunu tartışmam, takım için mevkisinden uzaklaşmayı göze alıyor. 35 yaşında olduğunu da atlamayalım. Sakatlık dönüşleri kolay olmuyor. Sık sakatlanan bir futbolcu olmasa da, yaş haddi zorlamaya başladı. Ne yapılmalı dersek, sezonun geri kalanında "alternatif" olarak değerlendireceğiz.
Formda bir Sara var. İlkay Gündoğan'la Sara'yı aynı anda kullanmak "maçına göre" mümkün olsa da, normal şartlarda 1'i oynar. O da Sara. Hatta tüm orta sahalarımızı düşünelim, en formdası. İlkay Gündoğan şu aşamada, kenardan gelir ve oyuna akıl katar. Skor ararken onun oyun aklından yararlanırsın. Skoru korumak lazım olduğunda, topu tutar ve oyunu sakin kılar. Yeni sezonda devam eder mi dersek, onu o gün konuşuruz. Şu an +1'lik sözleşme uzatma opsiyonunu devreye almak zor. Yine de belli olmaz. Bir anda çıkış yakalar, eski seviyesini yakalar ya da maaşını düşürmeyi kabul eder. O zaman şartlar değişir işte.
Mertens'in yeri neden dolmadı konusuna gelirsek, Mertens'ten 1 tane var. 2.'si yok. Hagi de aradık yıllarca, bulamadık. Popescu da bulamadık, Melo da bulamadık. Bunun gibi birçok örnek veririm. Melo ve Torreira da bambaşka profiller mesela ama kendi özellikleri itibarıyla katkıları çok. Mertens ve İlkay Gündoğan da bambaşka 2 futbolcu. Geçen sezonun 2. yarısını düşününce, Mertens'in kenara geldiğini ve Lemina / Torreira / Sara 3'lüsüyle sezonu çok güçlü şekilde bitirdiğimizi gördük. O anlarda "Mertens" arayışı yoktu. Bazı dönemler vardır ve istisnasız şekilde kapanırlar. Mertens dönemi de "başarılar" kazandırarak kapandı.

Gökdereli Halil - Hem Mertens hem Muslera bıraktılar. Ben Musleranın son sezon performansını hiç beğenmem. Hatta Okan hoca onu kesemediği için burada çok eleştirdim. Ancak şu da bir gerçek ki 14 yıl o takımda oynayan oyuncunun saha içi ve saha dışı liderliği kıymetlidir. Bunu inkar edemem. Hem Musleranın hem Mertensin futbolu bıraktığı sezonda takıma abilik etsin diye oyuncu alacaksanız onu yazın başında alacaksınız. Transferin son günlerinde değil. Böyle yaparsanız Frankfurt size 10 dakikada 3 gol atınca şaşırmayacaksınız.
YanıtlaSilProfesyonel futbolculardan bahsedip abilik etmek gibi amatörce kavramları yan yana getirmekte sadece bizim ülkemizde olacak bir şey sanırım. Her sözleşme dönemi profesyonel olarak oturup pazarlık yapıyorlar ama birilerinin de abilik etmesi gerekiyor çok ilginç değil mi? Herhangi bir iş yerinde sözleşme şartları dışına çıkın bakalım size abilik etmesi için birini mi veriyorlar yoksa kapıyı mı gösteriyorlar? Yönetimden saha içine kadar tamamen profesyonel davranışlar hakim olmalı. Burası amatör küme bilmem ne grubunda bir kulüp değil. Olay tamamen ne ödüyorum ne alıyorum mantığı ile yürümek zorunda yoksa yeni sözleşme yapan adam 3 ay sonra ben gideceğim der öyle kalakalir istediği iyileştirmeyi yapmak zorunda bırakılırsin.
SilSeneye opsiyonunu kullanmak mı? Adam seneye 37 yaşında olacak böyle bir adamın ne işi olacak seneye bu takımda? Bu sene bile alınmaması gerekiyordu zaten!
YanıtlaSil