İlk maçtan ne yermek, ne de göklere çıkarmak lazım. Yine de iyi başlangıçlar önemlidir. Lang ve Asprilla için de başlangıç iyiydi. İlk 11 başlayıp, daha uzun süre aldığı için, Lang adına da bir gösterge. Ondan yana beklentimiz yüksek çünkü. Ara transfer döneminde istediklerimiz pek gerçekleşmezken, Lang'ın transferinin ağırlığı daha da arttı. Görünen o ki kağıt üzerindeki en büyük transferimiz olmuş. Diğer transferler ise benim bu yazıyı yazdığım an itibarıyla "alternatif" olma tadında. Lang'ın kalite tayin etmesini bekleyeceğiz. Kayserispor karşısında da bunun mesajlarını verdi. Uyum sağladıkça, arkadaşlarını tanıdıkça ve düzene oturdukça etkisi artacak.
Kanat rotasyonunu genişletmek, oraya kalite katmak olmazsa olmazımızdı. Çünkü alternatif kalmamıştı. Sallai'yi sağ bek oynatıyorsun, Yunus Akgün'ü de forvetin arkası. Kulübeye baktığında ise sadece Ahmed Kutucu vardı. Oraya derinlik ve kalite katmak, mümkünse de 2 transfer yapmak lazımdı. Bu yapıldı ve neyse ki iyi isimler alındı. Lang ve Asprilla için herkes mutluydu. Kayserispor maçı sonrası umutları da olmuştur. Sane'nin üzerinde büyük bir yük vardı. Galatasaray'ın hücumuna bakınca, Sallai & Sane üzerinden dönüyordu ve sola döndüğünde, Barış Alper Yılmaz bambaşka bir tarz olduğundan, set oynayabilmen, sağ kanadının etkisiyle alakalıydı.
Lang'ın varlığı, o set oyununu sola da yıkacak. Sane ve Lang kanatlarıyla oynamanın konforu var. 2'si de topun kıymetini biliyor 1'e 1'leri etkili ve oyun aklıyla hareket ediyorlar. Barış Alper Yılmaz ise fizik gücü ve temposuyla ayakta. Solda oynarken, ister istemez "teknik" yeterlilik gerekir. Çünkü kat etmek zorundasın. Sağda oynarken ise daha etkiliydi, çünkü fizik gücüyle yıkıp geçiyordu. Sane'nin varlığında orası kapanınca, sol tarafa Lang profilinde transfer gerekliliği oluştu. Topa sahip olmaya çalışıyorsun, özellikle ligde güçlü sete ihtiyacın var. Bunun yolu da kanatlarının "topun kıymetini bilmesi". Lang, solda formayı alacak.
Barış Alper Yılmaz'ı silmiyorum. Yine güçlü alternatif. Keşke sağ kanatta ya da 2. forvet gibi kullanabilsek. Maç içinde ya da duruma göre kullanacağımız anlar olacak. Rotasyon güçlü olmalı, kenardan gelecek hamleler "kaliteyi" düşürmemeli, hatta yükseltmeli. Lang, bu noktada beklentiyi karşılayacak gibi görünüyor. Gole çok yakın, 1'e 1'leri etkili, çok seriydi. Bunu da sakat sakat gösterdi, atlamamak lazım. Asprilla'ya dönersek, onda da kumaş iyi. Oyuna girdiği an itibarıyla ölçü bir maç oynamadı ama en azından tanımayanlar adına "tarzını" belli etti. O tarz da hemen hemen herkesin heyecanlanacağı bir tarz.
O daha seri mesela, muazzam bir driplingi var. Seri rakip eksiltiyor, şutu var, çok hareketli. İlk 11'i zorlama noktasını bilemem ama güçlü alternatif olacağı kesin. Alan bulduğunda "hızı" ile, gol ararken ise "tekniği" ve "dar alan becerisiyle" öne çıkar. Ciddi bir potansiyeli var ve Galatasaray da onu parlatabilir. Kayserispor maçı, bu 2 ismi görme noktasında iyi oldu. Bu tarz "kaliteyi" arttıracak hamlelerin devamını dilerim. Etiket ya da yıldız aramıyorum. Senin elini güçlendirecek, mümkünse takımın temposunu arttıracak, yaş haddini düşürecek isimlere gitmeliyiz. Kira mı, bonservis mi olur bilmem. Arayınca bu tarz isimler bulunuyor, var yani.

Bence ikisi de doğru transfer. Bu 2 oyuncuyu yazın alabilmiş olsak şu an ŞL'de puanımız en az 15 puandı. city maçına ilk 8 iddiası ile çıkacaktık. Ligde puan kaybettiğimiz birçok maçı vermeyecektik. Transfer deyince sürekli akıllara 30-40 milyonluk yıldız gelmesi en büyük problemimiz. Aynı tuzağa orta saha da düşülüyor. Gelir gelmez etki edecek, ilk 11'e atabileceğimiz bir oyuncu en az 40 milyon €. Gerek var mı? Bence yok. Onun yerine yeri geldiğinde Lemina'nın yokluğunda onu aratmayacak, yedekleyecek mümkünse genç bir oyuncu bulabilirsek süper olmaz mı? Hatta bunun gibi 2 tane de orta saha alsak, Lemina'nın zaman zaman stoperi de yedeklemesini sağlarız.
YanıtlaSil2 günümüz kaldı umarım başarabiliriz.
Fenerbahçe'nin aşırı agresif tavrı belli ki devam edecek. Kante dışında da büyük bir transfer daha yapacaklarını düşünüyorum. Bizim de hazır olmamız lazım. İcardi dahil herkese ihtiyaç büyük özellikle lig maçlarında. Kenardan içeri atabileceğimiz iyi bir İcardi; tıkanmış birçok lig maçını çözebilir. Avrupa'da pek bir etkisi olmayacağı kesin ama ligde değil. O sebeple İcardi'yi de üzmemek onun da gönlünü hoş tutmalıyız. Lig için olmazsa olmazımız.
Trabzon, BJK, Göztepe, Rize, Samsun gibi sert deplasmanlarda herkese ihtiyacımız olacaktır.
Avrupa'da 2 maçımız var. Devam edip etmeyeceğimizin asla garantisi yok. Bence bu sene için görev tamamlandı. Seneye kadronun korunup artık gerçek anlamda geniş kadro ile ŞL'ye gidildiğinde ilk 8'in hayal olmadığını yaşayarak tecrübe ettik. Bu bilgiyi ve öğrenilmiş dersi cebimize koyduk.
Bu bir ilerlemedir. Juve'yi geçersek ne ala. Bundan sonra atladığımız her tur bize, maddi, manevi, reputasyon ve tecrübe olarak geri dönecektir.