Liverpool karşısında maça çıkarken kırıldık. Maç içinde Galatasaray adına "ihtimal" hiçbir zaman oluşmadı. Maça Sallai'yle başlamak ve Osimhen'in kolundan yaşadığı sakatlık her şeyi bitirmiş. Sağ önde Sallai'nin gereksiz bir defansif hamle olduğunu söylemiştim. Ön alanda top tutamamanın en önemli sebebiydi. Osimhen de kolundan yaşadığı sakatlığın ardından takımı koca devre 10 kişi oynattı. Osimhen'den yararlanamıyorsak, bu seviyede şansımız kalmıyor. 2 performans olmazsa olmazdı. Uğurcan Çakır ve Osimhen. Uğurcan Çakır'ın tarihi farkı engellediğini gördük ama bu senaryo biraz da Osimhen'in devre dışı kalmasından sonra oluştu.
Günlerdir konuşuyoruz. "Savunma" odağıyla çıktığın bir maçta "savunamazsın". Çünkü böyle bir takım değilsin. Ne zaman "savunma" odağıyla sahada olsan o golü yersin ve çıkardığın 11'in anlamı kalmaz. Sallai'nin sağ önde oynaması hata dediğimde, bunu savunanlar oldu. 1-0 geriye düştükten sonra ne olacak dediğimde ise cevap veremediler. 1-0 geriye düştün, 2-0 da olabilirdi, daha farklı da bitebilirdi. İlk yarı için konuşuyorum. Uğurcan Çakır ve Liverpool arasında geçen bir maçtı. Tarihi 8-0'lık galibiyeti yeniden yaşamak istediler ama kaleci faktörün, Şampiyonlar Ligi'nin ilk anından itibaren çok baskın. Son 16'yı görmende Uğurcan Çakır'ın payı çok büyük.
Maç içinde "stoper" tandemin birkaç kez değişemez. Bu bile tükenmişliğin resmini çizer. Maçı Jakobs / Singo bitirdi. Bir ara Singo orta sahaya, Lemina stopere geçti. Maç öncesi Singo orta saha, Lemina stoper olabilir mi deniliyordu. Davinson Sanchez olsa çok bir şey değişmezdi ama bu arayışlara da girmezdin. Her şeye rağmen ilk yarının sadece 1-0 bitmesi senin adına küçük de olsa ihtimaldi. 2. yarıda da hiçbir şekilde varlık gösteremedin ki. Sane ve Lang hamleleri doğruydu. Zaten o an yapılabilecek başka bir hamle yoktu. Sara 8'e geçti, Yunus Akgün forvet arkası olarak oyuna alındı. Bunlar doğru hamle ama gömleğin düğmesi ilk başta yanlış iliklendi ve bu hamleler "çırpınış" niteliğindeydi.
Galatasaray adına bireysel performanslara girersek, işin içinden çıkamayız. Maalesef bazı dersler alınmıyor. Juventus deplasmanında da kötüydük ama imkan yakalıyorduk. Tabii orada avantaj, 5-2'nin rövanşında rakibin aldığı büyük riskler. Burada ise Liverpool rahattı. Senin savunmayı düşünmen ya da risk aldığın anlar bir şey değiştirmedi. İlk dakikada da pozisyon buluyorlardı, 90. dakikada da. Mücadele edemedin. Liverpool'un vitesi çok açtığını düşünmüyorum. Arada bu denli seviye farkı olduğuna da inanmıyorum bu arada. Liverpool'u 2 kez yenerken, mücadele olarak üst düzey efor sarf ettin. Burada ise yanlış ilk 11 sonrası konuşacak çok bir şey kalmadı. Osimhen'siz de bu seviyelerde ihtimalimiz yok, acı gerçek.
Canımız sağ olsun. Liverpool'a bu şekilde elenmiş olmak üzdü ama gururluyuz. Harika bir Şampiyonlar Ligi serüveni yaşadık. Avrupa'da bu seviyeye ulaşmayı özlemişiz. Ait olduğun yer burası. Daima bu seviyede yer almalısın. İlk 24 doğal hedef. Senin asıl hedefin ilk 16 olacak ve sonrasına bakacaksın. Son 16 seviyesini süreklilik haline getirirsen, ötesi adına hayal kurmaya başlayacaksın. Bu tarz maçlar tecrübe. Maalesef Liverpool karşısında ilk anda kırıldık ve maça çıkmamız anlam ifade etmedi. Okan Hoca'nın süreç içinde farklı ve güçlü oyunlarını gördük ama kendinden ödün verdiği zamanlarda maalesef sonuç kötü oldu. Frankfurt maçı gibi diyebiliriz. Liverpool deplasmanı da ondan çok farklı olmadı.

rezalet bi oyun planı, rezalet ilk 11, rezalet saha içi hamleleri.
YanıtlaSilsonuç da kaçınılmaz
elensek de taraftarların gurur duyacağı bi şekilde olmalı demişti imparator fatih terim. ya da mourinho'yu hatırlarsınız, o da eleneceksek galatasaray'in bize elendiği gibi elenmeliyiz demişti. şimdi de okan buruk'a bakıyorum. maç öncesi güya kazanmak için oynayacağız masalları anlatıyordu. juventus maçının kopyasını izledik. sen 10 kişi kendi ceza sahanda beklersen rakip kasımpaşa bile olsa mutlaka o golü atar mutlaka. arsenal'a karşı finalde çift forvet ve hücum futbolundan ödün vermeyen bi fatih terim olamaz işte ne okan buruk ne de bi başkasi
YanıtlaSilOkan Buruk Avrupa'da 15 deplasmanda 10 mağlubiyet, 2 galibiyet almış. Seneye buna kafa yormalı. Ali Sami Yen atmosferi ile İrfan Saraloğlu da galibiyet alır
YanıtlaSilBurak hocam takımın en önemli yıldızının kolunun kırılmış olma ihtimali takımın inancını kırmış olabilir. Sonuçta çok yaşanmayacak iki sakatlık başımıza geldi. Bence sağlıklı bir osimhen ile bu maç kesinlikle 4 olmazdı. Osimhen in ürkek halinden sonra takım çok kırıldı. 4 olsa da kesin gol atardık. İlk 20 dakikada ki liverpool un gol atabileceği yoktu. Şöyle düşün. Kaç senesiydi hatırlamıyorum. Real madrid ve liverpool şampiyonlar ligi finali oynuyordu ve liverpool ve salah inanılmaz başlamıştı maça sonrasında ramos salahı aynı bu şekilde omzundan sakatladı. Sonrasında ibre tamamen reale döndü ve kazandı ki o takımın başında da kloop vardı. Talihsiz ve en önemli yıldızların maç anında sakatlanması bazen inanç kurabiliyor. Ki bu seneki şampiyonlar ligi de hep geri dönüşlere sahne oldu. Artık takımlar çok hızlı kırılabiliyor. Sistem takımı birşey olmaz denilen bodo bile dün kırıldı. Takımın eksikleri belli şampiyon olunca o eksikleri de tamamlayıp okan hoca da bu kırılma işine çözüm bulursa her sene buraları oynarız. Ki bence Kırılmada da değil. Önder özenin dediği gibi bu takım hep çata çat oynamalı. Kadro ona göre alternatifli olmalı.
YanıtlaSil