2 Nisan 2026 Perşembe

Biz Galatasarayız ve bizi biz yapan değerlerle güzeliz


Icardi'nin Ghezzal'ın müdahalesi sonrası sakatlandığındaki özverisini hatırlayın. 2-3 aylık bir dinlenme süresi gerekirken, sahada kalmayı tercih etti. Belki de o dinlenmeyi yaşamalıydı ama sorumluluk aldı. Sorumluluk alan bir isme de "neden" diyemeyiz. Osimhen'de de bu söz konusu. Kolu alçıya alındı, istese tedavisini ülkesinde geçirebilirdi. Bunu tercih etmedi. Ameliyatın hemen ertesinde taburcu olabilirdi ama hastanede birkaç gün kalıp, tam anlamıyla iyileşmek için çabaladı. Bu da fedakarlık mesela, hayatından ödün veriyor. Şimdi de "salon" çalışmalarına başladı. Erken dönmek için elinden geleni yapıyor.

Osimhen için Fenerbahçe maçını işaret ediyorlardı ama bence Gençlerbirliği maçında dönecek. Bunu sakatlığının açıklanmasının ardından yazmıştım. O ara herkes bana öyle olur mu dedi ama Osimhen'in fedakarlık göstereceğini biliyordum. Bu adamların aidiyeti sorgulanmaz. Galatasaray'ın Osimhen'e ilk günden bu yana dokunuşunu görüyoruz. Tüm hassas hücrelerine işledik ve ortaya kusursuz bir aidiyet çıktı. Şu an takımı için canını dişine takan bir Osimhen var. Şampiyonluğun son virajını alırken, bunu Osimhen'siz yapmayacağız. O da takımını yalnız bırakmaması gerektiğini biliyor. Erken geri dönecek olmasından daha doğal ne olabilir?

Galatasaray'ın Falcao diye bir forveti de vardı. Transferi tüm yaz beklendi, yapılan karşılamayı hala unutmam. Karşılığını alabildik mi peki? Sürekli sakatlandı ve Galatasaray için asla fedakarlıkta bulunmadı. Sakatlanmasına bir şey demem de, tedavi süresini limitlerine kadar zorladı. Üstelik Türkiye'de de değil. Maç seçmesine, bazı deplasmanlara gitmek istememesine girmiyorum bile. Falcao, Icardi ya da Osimhen'in önünde bir futbolcu değil. Kendini Galatasaray'ın üzerinde görebilir de, biz onu öyle görmedik. Hele ki Icardi ve Osimhen gibi forvetleri yaşadıktan sonra, Falcao ile alakalı negatif yorumlarımız daha da perçinlendi.

Gün sonunda Falcao'yla yolları ayırırken, kalan 1 yıllık sözleşmesinden doğan hakları da ona verdik. Kuruşuna kadar aldı. Geçen 2 yılda çok katkı veremedim, hayal kırıklığı yarattım demedi. Biz bu konuda Omar'dan dahi tokat yemiş bir takımız. Yüzünü nasıl sakatladığını hatırlayın. Tedavisini ettirdik, onu futbola geri döndürdük. O ise kendisiyle yolların ayrılması söz konusu olduğunda, kulübü dava etti ve tazminat aldı. Kağıt üzerinde "hak" ama kulüp ona nasıl yaklaştı hatırlayın. Şimdi arkasından kötü konuşunca suçlu mu olacağız? Falcao konusu da böyle işte. Osimhen ve Icardi gibi isimlere bakıp, bu kulübün hakkını gerçek anlamda verenlere sarılalım.

Bunları yazma sebebim, bazısının Osimhen ve Icardi gibi isimlerin aidiyetini sorgulamasından kaynaklı. Icardi'yi "fizik durumu" üzerinden eleştirmek başka ama hadsizlik etmek bambaşka. Osimhem için de bu geçerli. Biz Galatasarayız ve bizi biz yapan değerlerle güzeliz. Bizi biz yapan değerler de bu futbolcular. Aidiyet gösteren, canını dişine takan, sorumluluk almaktan asla kaçınmayan futbolcularla "başarı" yolunda yürüyeceğiz. Yorum yaparken biraz daha dikkatli olmalı ve saha içini konuşayım diye, saha içinde "iftira" ya da "suçlama" yoluna gidilmemeli.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir