20 Mart 2018 Salı

Galatasaray'la alakalı an itibariyle mutlu olduğum birkaç konu var

Galatasaray'la alakalı an itibariyle mutlu olduğum birkaç konu var. Bunları da blogdan paylaştım aslında, üzerine detaylıca konuştuk. Bir kez daha konuşalım istiyorum, şampiyonluk yolunda ilk cemre düştü çünkü. Maç maç gideceğiz ve yolun sonunda bu kazanımların rolü çok büyük olacak. 


İlki Fernando'nun dönüşü. Pozisyonu noktasında ligin en iyisi diyebilirim. Sahada olduğu dönemde de en kötü zamanda dahi performans olarak en iyilerden biriydi. Takımın lideri olmak için kaptan olmaya gerek yok, Fernando'yu izlemek yeterli. Dönüşünü mumla bekledik, kendisini sabırla Fenerbahçe maçı için hazırladık. Uzun bir sakatlık ve bu sakatlığın ardından nasıl döneceği merak konusuydu. İyi döndüğünü düşünüyorum, sahada kaldığı sürede takımı sakin kılan isimlerdendi. Oyundan çıkması ise sakatlık kaynaklı değil, bu Milli Takım arasında tam anlamıyla hazır olacaktır. Şampiyon olacaksak bu Fernando'nun liderliğinde olacak.


İkincisi de Muslera'nın şampiyonluk modunu açması. Yine pozisyonu itibariyle ligin en iyisi. Yalnız son yıllarda kötü performansını konuşuyorduk. Muslera'nın kalitesinden şüphem olmasa da kendisini sıklıkla eleştirdim. Öyle bir kalite ki şampiyonluk yolunda bir numaralı isim olmayı son şampiyonluk zamanı gösterdi. Fenerbahçe karşısındaki performansı fazlasıyla iyiydi. En çok eleştirildiği duran toplara kadar üstün bir performans gösterdi ve bunun şampiyonluk modu olduğunu söyleyebilirim. Hedef maçlar oynayacağız, bu süreçten Muslera'sız çıkmak zor.


Nagatomo'yu üçüncü sıraya yazarım. Transferi noktasında memnuniyetsizlik büyüktü, burada yapılan eleştirileri unutmadım. Ben transferini destekleyenlerdendim ve beklenti sahibiydim. İtiraf etmeliyim ki benim de beklentimi aştı. Özellikle de aidiyet noktasında. Yeni sezonda ne olur bilmem de ben bu adamla uzun yıllar devam etmek isterim. Tecrübeli futbolcu, nerede ne yapacağını da fazlasıyla biliyor. Takımı da sahiplendiğinde bu görüntü sürpriz değil. Nagatomo'nun performansı şu iyi gidişat içinde önemli bir yer tutuyor.


Dördüncüsü ise Linnes ve Donk. İkisini bir arada yazıyorum, çünkü konu aynı yere bağlanacak. Fernando'nun yokluğu ve Badou Ndiaye'nin satılışı derken "şampiyonluk gitti" diye düşünülüyordu. O noktada Donk ortaya çıktı ve performansıyla özellikle Fernando'nun yokluğunu müthiş idare etti. Fernando geri döndükten sonra da iyi bir alternatif olarak kenarda bekleyecek. Mariano'yu da yok sayıyorum, o da performans anlamında kayboldu. Bu sürecin kazananı ise Linnes, o boşluğu fazlasıyla doldurduğunu düşünüyorum. Fernando ve Mariano kağıt üzerinde önemli kayıplar olsa da yokluklarını bir şekilde idare ettik ve zirvede kaldık.


Son olarak Sinan Gümüş diyorum. Kulübe zayıf, özellikle hücum anlamında yeterli alternatif sayısı yok. Eren Derdiyok'un da yokluğunda ikinci bir forvet yazamıyoruz. Sinan Gümüş'ün son iki maçtaki performansı fazlasıyla mutlu etti. Konyspor maçını getiren isimdi, Fenerbahçe karşısında da bizi hücuma taşıdı ve hız kattı. Son viraja girdiğimiz noktada 12. adama evrilmek üzere. Bu da zayıf diye bahsettiğimiz kulübe anlamında mutlu eden bir olay..

5 yorum:

  1. Yillar sonra hem sag hem sol bekte sikinti yok, su an icin en sorunlu yer defansin ortasi saniyorum. Seneye yapilacak birkac nokta transferle Sampiyonlar Ligi'nde yine gruptan cikabiliriz gibime geliyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Maicon kaynaklı sorunlar var, özellikle son 2 maçta göze batmaya başladı.

      Sil
  2. Yasin'in de aramıza döneceğini umut ederek..

    YanıtlayınSil
  3. Fatih hoca geldiğinde ilk cemre düşmüştü zaten:) Hepsine sonuna kadar katılıyorum ama herşey dönüp dolaşıp hocaya bağlanıyor ;) Şampiyonluk bloğu yazmanız dileğiyle...

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir