29 Nisan 2020 Çarşamba

Futbolu bugün oynuyor olsa konumu daha farklı olur ve paha biçilemezdi


2000 sonrasına yönelik çok yazı yazdık. Biraz daha öncesine, hatta efsane günlerimize dönmek istedim. Hakkı yeterince teslim edilemeyen futbolcular da özel ilgi alanım oluyor. Galatasaray için "en çok kimin hakkı teslim edilmedi" desek, Suat Kaya ismi üst sıralarda yerini alır. 2000 Uefa Kupası'nı aldığımız dönemin 11'ine bakınca "takımın en az konuşulan" futbolcusu diyebiliriz. İşini mükemmel yapardı ve kötü oynadığı maçı hatırlamam bile. O denli yıldızların arasında da şu mücadeleyi az konuşurduk.

Suat Kaya, Galatasaray altyapısından yetişmiş bir futbolcu. Bazı futbolcular var, takımdan giderler ama bir şekilde geri dönmeyi başarırlar. Suat Kaya da böyle. Konyaspor'a transfer olmuştu ve tam 5 yıl sonra geri dönmeyi başardı. Geri döndükten sonra da bir daha başka takım forması giymedi. O dönem 10 numara gibiydi, ofansif karakteri çok fazlaydı. Fatih Hoca sonrası ise yerini buldu ve 6 numaraya evrildi. Fatih Hoca dönemlerinin bu tarz devşirmeleri meşhurdur.

Galatasaray orta sahasının o dönemdeki mücadele karakteri de çok yüksek. Orta saha hattına kim yazılsa oyunun 2 yanında katkı verir ve mücadele, tempo gibi noktalardan ödün verilmezdi. Suat Kaya da o hattın en defansif ismi gibi dursa da, oyunun 2 yönünde katkı verirdi. Çok mücadeleciydi, 32-33 yaşlarına geldiğinde dahi temposu yüksekti ve bu hareketlilik onun olmazsa olmazıydı. Takımın en önemli dinamosuydu. O denklemden Suat Kaya çıktığı an sorun yaşardık.

Uefa Final'ini hatırlayın. Bergkamp'ın tehlikeli bölgedeki adamı Suat Kaya'ydı. Biz o finali birçok açıdan konuşuruz ama bu da değerli detay. Bunun yanında gol / asist katkısı da yüksek. Bu da geçmiş dönemden gelen ofansif karakteri işte. Galatasaray formasıyla 331 maçta 39 gol 27 asisti vardı. O kısa boyuna rağmen, duran toplarda rakip ceza sahası içine girer ve kafa golleri dahi atardı. Yay civarına da geldiğinde şut özelliği vardı, iyi karıştırırdı o bölgeyi.

Emin olun, futbolu bugün oynuyor olsa konumu daha farklı olur ve paha biçilemezdi. Suat Kaya tarzında bir futbolcuyu almanın bedeli en kötü ihtimalle dahi çift haneli rakamlar. O dönem ise takımdaki diğer isimlere kıyasla çok konuşulmaz ve hakkı verilmezdi. Bu denli tempolu, oyunun iki yönünü oynayacak ve mücadeleden ödün vermeyecek ismi nereden bulacaksın? İstikrarı da cabası, ne kötü oynadığını, ne de ciddi sakatlandığını dahi hatırlamıyorum.

6 yorum:

  1. O dinamizmi bugün verebilen çok az futbolcu var. Birçok takım alabilmek için peşinden koşardı kesinlikle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kante yorumları geliyor, gerçekten de Türk işiydi.

      Sil
  2. Sen Kafa golleri deyince aklıma geldi juventusun türlü bahaneler ile İstanbul’a gelmek istemesi ve maçın ertelenmesi ve o maçta son dakika Suat Kaya nın kafa golü. 1-1 bitmişti sene şampiyonlar liginde çok iyi bir performans vardı son hafta atlethico maçınca Fatih Akyel’in hatası ilke gruptan 2. olarak çıkmamıştık. O zaman gruplardan sonra çeyrek filan vardı. O gün inanılmaz üzülmüştüm.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de yıkıldım ama o yapı ertesi sezon kupayı kaldırdı :)

      Sil
  3. Emre Okan Suat uclusunde kariyeri digerlerine nazaran sonuk duruyor ama bugun hatirlandiginda hem takim arkadaslari hem de taraftarlarca en sevileni o(belki de tek sevileni)

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir