26 Mayıs 2020 Salı

Şampiyon teknik adamdı, şu an ise düşme adayı takımların aranan ismi


Tartışması bitmeyecek bir konu. Ben de blog'da sık sık yazıyorum ve işin içinden çıkamıyorum. Hamza Hamzaoğlu'nu başarısız gören kesim çok daha fazla ki 2. sezonu için oldukça haklılar. O yaz döneminin ardından oluşan kadro yapısını açıklamak çok zor. Galatasaray'da kazandığı şampiyonluğu da x bir teknik adamın kazanması çok zor. Fatih Hoca'yı saymıyorum, o noktayı kıyaslayabileceğimiz kimse yok. Hamza Hamzaoğlu da Galatasaray'da görev almadan önce hocanın Milli Takım'daki yardımcısıydı. Onun bir işareti de olabilir.

Prandelli döneminde elimizde iyi bir kadromuz olsa da, göreve devam ediyor olsa şampiyonluğu kazanmamız imkansızdı. Nedeni de hocanın ortama uyum sağlayamaması ve sağlayacak gibi de durmaması. Yönetim değişti, ona verilen sözler tutulmadı ve 5+3'lük yabancı sınırı içinde de çok bocaladı. Galatasaray'ı ve ülke şartlarını bilen bir teknik direktör o an için idealdi. Bu tarz şanslar da az gelir, geldiğinde kullanmak gerekiyor.

Hamza Hamzaoğlu kullandı işte. Belki de kimse inanmadı ama o başardı. Takımı aldı, Ocak ayında transfer dahi yaptırmadı, gönderdiği 2-3 isimle birlikte iyi bir takım yapısı oluşturdu. Sneijder de zirvesini gördü, Yasin Öztekin gibi yeni bir isim de kazandı. Dzemaili ve Pandev gibi isimlerden hiç katkı bile alamadı. Sneijder, Selçuk İnan, Muslera, Hamit Altıntop, Burak Yılmaz, Hakan Balta ve Melo gibi isimlerle şampiyonluğa yürüdük. Futbolcu da teknik adamına inandı ve başardı.

Türkiye ve Süper Kupa'lar da cabası. Galatasaray'la 1 yıl içinde aldığı 3 tane kupadan bahsediyoruz. Galatasaray'da çalışan hemen hemen her hocanın kaderi bu olsa da, Hamza Hamzaoğlu'nun dokunuşunu önemsiyordum. Ta ki 2015 / 2016 yaz dönemine kadar. Kadro mühendisliği noktasında şampiyon bir takım nasıl imha edilir sorusunu cevapladık. Maddi olarak küçülme de değil bu, olmadık isimlere abuk ücretler vermeye devam ettik.

14 yabancıyla girebileceğin bir sezona 7 yabancıyla girdin, ötesi var mı? İmkanın da vardı, buna rağmen hocanın "o bana yeter" mantığıyla küçük hareket ettik. Son gün Melo / Telles gidiyor, yerine getirdiğin Grosskreutz'un lisansı çıkmıyor. Hadi bu yönetimin hatası da, birkaç gün önce de bu iş biterdi. Hoca o gün veto diyordu. Dzemaili'yi düşünmedi bile, ücretinin yüzde 70'ini biz ödeyerek kiraladık. 

Buna rağmen o kısıtlı kadrosuyla iş yapmadı değil. Ligde fena gitmiyordu, Şampiyonlar Ligi'nde de bu kadroya göre görüntü son dönemin iyisiydi. Yine de şampiyonluk için yetmeyecekti, çok sınırlı ve iyi olmayan bir kadroydu. Hamza Hamzaoğlu ayrıldıktan sonra da bu kadroyla olmamasından daha doğal bir şey yok. Mustafa Denizli'nin "kuruyan dalları budayacağız" felsefesi içinde budandık. O kadroyu Hamza Hamzaoğlu'ndan başkası yönetemezdi. Aynı sorunu bizden sonra çalıştırdığı takımlar da yaşadı. Özellikle de Bursaspor. 

Gelelim Hamza Hamzaoğlu'nu asıl eleştirdiğim noktaya. Galatasaray'da şampiyon olmuş, 3 kupalı bir teknik adam. Sıradan x bir yerli değil yani. Bugün Abdullah Avcı'nın tek bir kupası yok mesela. Bir teknik adam da buna göre hareket etmeli. Galatasaray sonrasındaki tercihleri o kadar hatalı ki. Şu an sıradan bir teknik adam oldu, hatta kaba tabirle "asansör teknik adam". Kim küme düşmeye oynasa ve zor duruma düşse Hamza Hamzaoğlu'na gidiyor. Çalıştırdığı takımda da kalabilme süresi 6 aya düştü. Sürekli takım değiştiriyor, ısrarla bir yerlerde olmak istiyor. Bu da onu herkes gibi kıldı.

28.04.2020 tarihli yazı..

3 yorum:

  1. Ulkenin en buyuk kulubunde Akhisarspor'daki gibi cok az parayla cok is muhafazakar mentalitesini surdurdu. Belki de bu sekilde sampiyon olursa efsane olabilecegini dusudu ama hic gerek yoktu 2004-2009 arasi donemde islerdi bu mantik ancak. Galatasaray taraftari imkan varsa iddiali kadrolar kuran tdleri sever. Teknik direktorlugu, oyuncu yonetimi iyiydi ama kadro muhendisligi 10 uzerinden -2 falandir herhalde. Keske o donem hocadan akil isteseydi bu konuda.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her yerde onu denedi ama Akhisar'da olduğu gibi istikrarlı olmadı. Çünkü kısa dönemli bakıyor herkes, anlık başarı peşinde. Gittiği yerlerde başarısız değil yoksa. Belki Osmanlıyı ayırırım.

      Sil
  2. görevden alındıktan sonraki hamza hoca ilgili en güzel yazılardan biri aceto balsamico sanırım bülent timurlenk in 22 kasım 2015 yazısıdır okunası...hamza hoca çok degerli bir iş çıkardı o günlerde florya da olanlar, oranın o anki koşullarını bilenler için tamda kırılma noktası denilecek yıldı iyiki vardı , kısmetse ileride yine birgün tekrarlanır bu güzellikler tabiki kendisine baglı olarak.. galatasaray degerlerini ve kendisine deger katan emegi geçenleri unutmaz unutmamalı.

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir